BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

“Nurdağı İnsanının Hem Yüzü Hem De İçi Nurludur”

24 Eylül 2018

BelediyeDeniz ekibi bu hafta Gaziantep'in şirin ilçesi Nurdağı'nda. Nurdağı, Gaziantep'e 67, Kahramanmaraş'a 48, Osmaniye'ye 54 km uzaklıkta yemyeşil ve tertemiz bir ilçe. Bu şirin ilçe ismini sırtını yasladığı, Amanos Dağı'ndan ya da diğer adıyla Gavur Dağı'ndan alıyor. İnsanlarının sıcakkanlılığı ve nur yüzlülüğüyle sebebiyle Gavur Dağı'ndaki gavur kaldırılıp, ‘nur' eklenmiş. Bunları da bize Nurdağı Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır anlatıyor.

Sanat sever Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır'ı ziyaret edip kentini ve kendini anlatmasını istedik. Şimdi, isterseniz hem Nurdağı'nı hem de Başkan Yıldırır'ı yakından tanıyalım...

Bizlere kısaca Nurdağı'nı ve isminin hikayesini anlatabilir misiniz?

Nurdağı küçük, şirin dört yol ağızında bulunan bir yerleşim yeri. 1974 yılında belde, 1992 yılında da ilçe statüsüne kavuştu. Bizler eskiden İslahiye'ye bağlı bir belde idik. Şu an 36 köy, 18 mezra ve bir ilçe merkezi ile toplam 46 muhtarlıkla yönetiliyoruz. 712 kilometre karelik bir alana sahibiz. İlçemiz genel olarak sulu tarım yapıyor. Sulu tarımı derin kuyulardan su çekerek gerçekleştirdiği için sulama maliyetimiz biraz fazla. Şu anda Menzelet Sulama Projesi hayata geçmek üzere, 2019 yılında arazilerimiz sulanmaya başlayacak ve sulama maliyetlerimiz düşecek.

İlçemizin ismi belde olarak kurulduğunda Kuru Dere Mahallesi baz alınmış ve dört yol ağızında olunca ‘Dört Yol diyelim' denmiş ama Hatay Dörtyol vardı. Yolçatı önerisi atıldı ama yine Hatay Yolçatı vardı. İlçemizin üzerinde bulunan Amanos Dağlarına halk Gavur Dağı diyor. Fakat ilçe insanımızın nur yüzünden dolayı ilçe adı dağ ekiyle Nurdağı adını aldı. Gerçekten de ilçemizin ismine verilen nur ibaresi insanımızda vardır. İnsanımızın hem yüzü hem de içi nurludur. İlçemizde kavga dövüş olmaz, paylaşılamayan bir şey olmaz, sakindir halkımız ve Nurdağı ismine layık görüldüğü gibiyiz.

İlçe nüfusunuz ve hareketliliği nasıl?

Şu an merkez nüfusumuz 18 bin, köylerle birlikte 40 bin. Yoğun göç alıyoruz, nüfusumuzun yüzde 60'ı 0-65 yaş arasında. Genç nüfusumuz genellikle dışarıya çalışmaya gidiyor ve bu bizim için genç nüfus kaybı oluşturuyor. Tarım işlerine genç nüfusu üretime sokamıyoruz.

Göreve geldiğinizde başladığınız projeler şu an ne durumda?

4 Nisan 2014 günü belediye başkanlığını devraldığımızda acil olarak çözmemiz gereken konu içme suyuydu. Öncelikle su sorununu çözdük. İkinci sorunumuz kanalizasyondu, kanalizasyon sistemi belirli bir projeye göre yapılmamıştı. Sadece eklemeler ve ilavelerle sorun giderilmeye çalışılmıştı. Arıtma sistemi olmadan kanalizasyon dereye akıyordu. Bizler Büyükşehir Belediyemizin desteği ile kanalizasyon hattımızı yeniledik, ileri biyolojik arıtma tesisimizi kurduk. Altyapıyla ilgili yağmur suyu hattını bitirdik, elektrifikasyon sistemini köylerimizle dahil olmak üzere yeniledik. İlçemizde dış mahallelerimiz dahil hiçbir şekilde altyapıyla ilgili sorunumuz kalmadı. Bununla beraber Büyükşehir Belediyemizin bize hediyesi 55 bin metrekarelik petrol boru hattının üzerine bir park yaptık. İlçemizde camimiz bulunmayan bölgemize 800 kişilik cami yaptık. Kültür merkezi, 3 taziye evi, 25 tane sosyal tesis hayata geçirdik.

Her eğitim dönemi öncesi çocuklarımıza kırtasiye ve giyim yardımı yapıyoruz. Durumu olmayan 24 vatandaşımıza 70 metrekarelik evler yaptık ve teslim ettik.
İlçemizdeki yerleşimlerin yüzde 90'ına doğalgaz getirdik. Organize sanayi bölgesi çalışmalarımızda hazineden istediğimiz bir yer vardı, onunla ilgili olumlu dönüş aldık. Önümüzdeki aylarda projemizi Sanayi Bakanlığına sunmuş olacağız.

Sosyal hayata dair geçekleştirdiğiniz projelerden biraz bahsedebilir misiniz?

Bizler özellikle Ramazan ayında konserler ve çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. İlk iki sene sinema etkinliğimiz oldu ama sinema salonumuz olmadığı için dışarıda yapmak zorunda kaldık ve çok ilgi çekemedik. Bu yüzden yeni biten kültür merkezimizde ayda en az iki vizyon filmi yayınlayacağız. Halkımızın sinema kültürüyle tanışması için çabalıyoruz. Çünkü sanat olmayan yerde, kentleşme olmaz. Bizim en büyük handikapımız vatandaşımızın ailesiyle dışarıda yemek yiyecek bir yerinin olmaması. Bu da bizim yeni bir ilçe olmamızdan kaynaklıyor. Vatandaşımızın kentleşme ve şehirleşme anlamında bilincinin artırılması için çalışmalarımız devam ediyor.

Gelecekte Nurdağı'nı nerede görüyorsunuz?

Bizler Nurdağı'nın 50 yıllık projeksiyonunu çıkarttık ve İslahiye'nin bir beldesinden daha fazla nüfusa sahip olacağını ön görüyoruz. Yılda yüzde 2.9 oranında nüfus artışı yaşanıyor Nurdağı'nda. Ciddi bir doğurganlık oranı ve nüfus artışı gösteriyoruz. Bu da ilçemizde yeni yerleşim yerlerinin açılmasına sebep olacak. İslahiye ile Nurdağı'nın arasındaki duble yolun sağ tarafında kalan tarıma elverişsiz alanı yerleşime açmış olacağız. Muhtemelen 50 yıl içerisinde yerleşimimiz İslahiye ile birleşmiş olacak. Özellikle tarıma dayalı sanayide gelişim göstereceğiz. Bizim bir avantajımız da Türkiye'nin en büyük minibüs pazarını Nurdağı oluşturuyor olması. Gelecek dönem projelerimizden bir tanesi de bu sektörle ilgili tüm yan kolları Nurdağı'na taşımak. Özellikle minibüs ve otomotiv sektöründeki tüm yan kolları Nurdağı'na kaydırmayı planlıyoruz.

Şu an Nurdağı- Gaziantep hızlı tren hattının inşaatı devam ediyor. Aynı zamanda Nurdağı- Osmaniye arasındaki hızlı tren hattı çalışmaları da devam ediyor. Osmaniye- Nurdağı arasına 11 km uzunluğunda iki tane ikiz tünel çalışması var. Bunlar tamamlandıktan sonra Nurdağı'na kitlesel ulaşım anlamında büyük bir gelişme sağlanacak. İnsanlarımız dışarıda çalışıp, Nurdağı'nda oturabilecek.

"Lojistik alanda cazibe merkezi olacak" diye bir söyleminiz vardı. Şu an ne durumda?

Lojistikle ilgili demiryolu hattına yakın bir yer temini çalışmamız devam ediyor. Arsa kamulaştırma sürecinde ağır ilerliyoruz ama projemiz hazır. Önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz projelerden birisi bu olacak.  İkinci dönem projeleri ilk dönemden biraz daha farklı gözüküyor.İlk dönem altyapı ve temel sorunların çözülmesi üzerineydi. İkinci dönem, daha çok kentleşme ve kent kültürünün yayılması üzerine olacak. Aynı zamanda Nurdağı'nın ekonomik kalkınma dönemi olacak.

Nurdağı halkı sizlerden en çok ne istiyor?

İş. Bizim en büyük sorunumuz nüfusumuzun yüzde 60'a yakını genç nüfus. Tarımda istihdam kıt, bu yüzden insanımız bizden en çok iş istiyor. Bunun haricinde ilçemizde hayata geçirdiğimiz parkla birlikte vatandaşımızın farklı talepleri oluşmaya başladı. Parkın uzatılması istendi, şehri ikiye bölmesini talep ettiler. Özellikle semtlerimizde küçük oyun grupları ve parkları isteniyor.

Nurdağı'nda ne yemeliyiz?

Nurdağı'nda etimiz lezzetlidir. Pirzola ve şişi tavsiye ederim. Tanıdığınız hemşerilerimiz varsa onlardan yöresel yemekleri yapmalarını isteyebilirsiniz. Gaziantep'te yiyebileceğiniz her yöresel yemeği Nurdağı'nda da yiyebilirsiniz.

Nurdağı'na gelen misafirlerin konaklayabileceği yer var mı?

İlçemizde iki yıldızlı bir otelimiz var. Ya da Gaziantep'te konaklanabilir. Konaklama ilçemizde ciddi bir sıkıntı aslında. İlçemiz fay hattı üzerinde ve sıcak su kaynağı olduğunu düşünüyoruz. Maden Teknik Arama ekibin yaptığı çalışmalarda termal su kaynağımız olduğuna dair raporumuz var. İkinci dönemimizde sondaj çalışması yapacağız ve tarıma elverişli olmayan alanlarımızda termal otellerin yapılması için teşviklerde bulunacağız.

Nurdağı'nın sembolik ürünü nedir?

Biberimiz, yer fıstığımız meşhurdur ve ilçemizde ciddi oranda sebze yetişir. Soğanımız meşhurdur.  

Başkanla Özel

Sanatı gözlemliyor ve takip ediyorsunuz. Sizler herhangi bir sanat ürünü ortaya çıkartmayı düşünüyor musunuz?

Ben fotoğraf çekiyorum. 5 binden fazla diadan oluşan koleksiyonum var. Kendi çektiğim fotoğrafların dialarını biriktirdim. Özellikle Doğu ve Güneydoğu'da çektiğim hayvancılıkla uğraşan nüfusun yerleşim yerlerinin diaları bunlar. Bunları sergilemeyi düşünüyorum.

Müzikle aranız nasıl?

İyi bir dinleyiciyim. İki kızım var, onlar piyano çalıyor. Büyük kızım gitara başladı, ben pek beceremiyorum. Klasik müzik ve caz severim.

Başkanlığınız süresince yaşadığınız ve unutamayacağınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

Bir gün dış mahallelerimizden bir hanımefendi aradı. Sabit hattının çalışmadığından şikayet etti ve ben de ilgili kurumla irtibata geçtim. Hattın yapıldığını bana bildirdiler ama hanımefendi hattın çalışmadığını söyledi. Hanımefendi sabit hattından yurtdışındaki oğlunu aramaya çalışıyordu, hanımefendinin cep telefonu var ama sabit hattan ucuz olduğu için görüşmeyi sabit hattından yapmak istiyor. Ama gelin görün ki sabit hatta yapılan çalışma nedeniyle görüşmeyi yapamıyor. En sonunda hanımefendi, ‘Gel beni oğlumla görüştür' dedi ve gittik, kendi cep telefonumuzdan oğlunu aradık. Görüştürdük.

Daha çok anımız var bu şekilde, mesela gece vakti bir vatandaşımız arıyor ve komşusunun gürültüsünden şikayet ediyor. Komşusunun kim olduğunu soruyorum,' kardeşim' diyor. ‘Kardeşinse sen uyar' diyorum, yanaşmıyor. Gidiyorum, sessiz olmasını ben söylüyorum.

Bunları biriktirip, bir gün yayınlamayı düşünüyor musunuz?

Var, emekliliğimde düşünüyorum. Küçük küçük notlar alıyor ve bunları biriktiriyorum. Yaşadığım komik ve trajik komik anları bir gün yayınlayacağım.

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.