BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

Usta Aşçılar Diyarı: Mengen

27 Ağustos 2018

Türk Mutfağı denince akla ilk gelen yerdeyiz bu hafta, Mengen'deyiz. Mengen, Türk mutfağının zengin lezzetlerini dünyaya tanıtan aşçılarıyla meşhur olmuş, Bolu'ya bağlı bir ilçe. BelediyeDeniz ekibi de bu hafta sizler için Bolu'nun bu meşhur kenti Mengen'i gezdi.
Mengen, Bolu şehir merkezine 56 km uzaklıkta ormanlıklar içinde sakin bir şehir. Şehre adım attığınız anda sizi kendisine çeken bir aidiyet hissi yaşayabilirsiniz. Çünkü Mengen, toplam 14 bin nüfuslu kocaman bir aile gibi...

Bu kocaman aile her yıl Mengen Aşçılar ve Turizm Festivali ile nüfusunu katlıyor. Onlarca aşçı, onlarca farklı mutfak her yıl burada ağustos ayında bir araya geliyor. Bu yıl ilk kez uluslararası mutfakların da katıldığı festival şehir için önemli bir etkinlik. Yani bizden söylemesi önümüzdeki sene ağustos ayında Mengen'e uğrayın, bekleniyorsunuz.

Mengen'in tarihi

Mengen isminin kökeni hakkında kesin bir görüş yok. Ama yün eğirmekte kullanılan mekik anlamına gelen, mengeç ya da ayak bileklerine takılan süs bilekliği anlamına gelen mengel ya da ölümsüzlük suyu mengü kelimelerinden türediği varsayımları var.
Mengen ve çevresinde, yörenin yazılı ve yazısız kültür dönemini aydınlatacak çok sayıda tarihi kalıntı olmasına rağmen, bilimsel anlamda herhangi bir arkeolojik kazıya konu olmamış, bu yüzden tarihi hala bir sis perdesi arkasında.

İznik'te kurulan Anadolu Selçuklu devletinin(1075 -1308) etkisiyle bölgelere Türkmen soylu alperenler, ahiler, gaziler Uç Beyleri gelerek yerleşik düzene geçmişlerdir. Yüksek bir ihtimalle Mengen'in Türk beylerinin kontrolüne geçmesi de bu devirlere rastlamaktadır. Buna binaen Halen Mengen'de Türk beyli, Türk Beşli mahallesi, Afşar Köyü gibi Oğuz boylarının izlerini taşıyan yer adları bulunmaktadır. Mengen ve çevresi XIV. Yüzyılda Bolu'nun doğusundaki yerler Konur Alp, Şahin Bey, Hızır Bey ve Eflegan Bey tarafından Türk hakimiyetine girse de yaygın görüş Mengen'in Osmanlı komutanlarından Konuralp tarafından Osmanlı topraklarına katıldığı düşünülmektedir.

Mengen'in Aşçıları Neden Meşhur?

Mengen'in en büyük özelliği yüzyıllarda bugüne babadan oğula geçercesine devam eden gelenekle çok ünlü aşçılar yetiştirmesidir. Her haneden muhakkak bir aşçı çıkaran Mengen'in bu ünü tarihsel bir olayla başlar. Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettikten sonra saray aşhanesini Mengenli Yakup Ağa adlı bir paşaya kurdurur. Buranın sorumluluğu da ona verilir. Mengenli Yakup Ağa'nın işe başlamasından kısa bir süre sonra yeğeni iş bulmak umuduyla yanına gelir. Yakup Ağa yeğenini saray aşhanesinin bulaşıkhanesinde çalışmaya gönderir. Çok zeki ve çalışmayı seven bu usta gün gelir saray aşhanesinin aşçıbaşısı olur. Mengen'deki yakınları ve arkadaşlarını da yanına çağırarak onları aşçı olarak yetiştirir. Böylece saray aşhanesi ve mutfağı da adeta bir aşçılık okuluna dönüşür. Buradan yetişen ve ünlenen Mengenli aşçılar paşa ve beylerin aşçıları olurlar. Mengenli aşçılar zamanla büyük kentlerde ve bütün Osmanlı kentlerinde aşçılığı ele alarak üne kavuşurlar. Aşçılık mesleği olduğu kadar o günden bugüne kadar babadan oğula geçen meslek ve sanat olarak devam eder gider.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde bugün için kökeni bilinmeyen kişiler İstanbul'da aşçılıkla iş temin etmişlerdir. Sonraları bu kişiler kendi erkek çocuklarını ve yakınlarını da aşçı yetiştirmek üzere yanlarına almışlardır. Bu aşçıların yapmış oldukları yemeklerin nefaseti devrin saray mutfaklarına kadar ulaşmıştır. Yukarıda bahsedildiği üzere saray mutfaklarında çalışmaya başlamışlardır. Aşçılık meslek ve şöhretlerini daha da geliştirerek aşçılığı Mengenli için baba sanatı haline getirmişlerdir. Daha sonraları devrin namlı lokantalarından olan "Abdullah Efendi", "Konyalı" gibi yerlerde mutfağı ele geçirerek sanatlarının değerini kanıtlamışlardır. Bugün ülkemizin neresinden olursa olsun turistik bir tesisin lokantasında Mengenli bir aşçıya veya garsona rastlamak mümkündür. Bu aşçıların bir bölümü büyük otellerde, uluslararası şirketlerde, hastane, okul, orduevi ve fabrikalarda aşçılık hizmetleri bu yöre halkı tarafından yürütülmekte. ABD, Hollanda, Fransa, İsviçre, İran, Irak, Suudi Arabistan ve Libya gibi dünya ülkelerinde Türk Mutfağını başarı ile temsil eden yine Mengenli aşçılardır.

Mengen'de neresi gezilir?

Eşsiz ve kendine özgü bir doğası var, Mengen'in. Yeşili ve yaylası bol bu yüzden.Sıralama yapmak biraz zor bizler için. Ama sizin için Mengenlilere, ‘Nereyi gezebiliriz?' diye sorduğumuzda ilk verdikleri cevapla başlayalım: Gelin Kayası...

Gelin Kayası

Mengen'e yolu düşenlerin ilk olarak görmesi gereken yerlerden biri.Merkeze yakın konumu ile kolay ulaşım sağlanan Gelin Kayası, Güneyhisar Mahallesi sınırları içerisinde yer alıyor. Bu muhteşem yere ulaşmak için Pazarköy yönünde ilerlerken yolun sol tarafındaki kayaları izlemelisiniz.

Daha önce hiç duymamış, hakkında hiçbir şey bilmiyor olsanız dahi, Gelin Kayası denildiğinde zihninizde geline benzeyen bir kaya canlanabilir. Evet, gerçekten de Gelin Kayası uzaktan bakıldığında adeta duvak takmış bir gelini anımsatıyor. Zaten ismi de bu betimleme sebebiyle verilmiş.

Ülkemizdeki pek çok ilginç yer gibi burayla ilgili de çok farklı efsaneler anlatılıyor. Gelin Kayası ziyaretiniz sonrası köy halkı ile sohbet etmenizi ve bu efsaneleri onlardan dinlemenizi tavsiye ederiz. Bu sohbet de sizler için oldukça farklı bir deneyim olabilir.
Bir zamanlar bu yörede yaşayan çok güzel bir kız varmış. Bu kızın güzelliği dilden dile dolaşıyormuş. Bir gün bu güzeller güzeli kıza dünür gelmiş. Ailesi, rızasını almadan gelen dünürlere kızı vermiş. Fakat bu kızın gönlü başka birindeymiş. Kızcağız aşık olduğu kişiyle evlenebilmek için günlerce Allah'a yalvarmış, devamlı dua etmiş. Diğer yandan ise düğün günü gelmiş çatmış. Dünürler gelin almaya gelmiş. Kızcağız düğün alayıyla bu kayaların yanından geçerken "Allah'ım beni taş et de, o eve varmayayım" diye dua etmiş. Tam da bu anda duası kabul olmuş ve oracıkta taşa dönüşmüş. İşte Gelin Kayası ile ilgili anlatılan rivayetlerden en bilineni böyle.

Ağalar Gölü

Bolu gölleri bol olan bir ilimiz. Mengen ilçesinde de güzel bir göl bulunmakta. İlçe merkezine 6 km uzaklıkta, yeşillikler içinde yer alan Ağalar Gölü üzerinde bulunan yaban ördekleri ile muhteşem bir güzellik. Gölün yeşil çevresi piknik ve mesire yeri olarak kullanılan uğrak bir nokta.

Şirinyazı Göleti

Mengen ilçe merkezine bağlı Bürnük Köyünde. Şirinyazı Göleti Orman İşletmeleri tarafından orman yangınlarında suyu kullanılmak için yapılmış ve zamanla balık yetiştirilmeye başlanmış. Göletin çevresi piknik ve mesire yeri olarak kullanılırken, oltasını kapan balıkçılar da kendini buraya atıyor.

Akçakoca Yaylası

Mengen ilçe merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Akçakoca Yaylası, tam da Mengen, Gerede ve Eskipazar sınırlarının kesiştiği noktada yer alıyor. Yayla hayatı severlerin uğrak noktalarından biri olan Akçakoca Yaylası'nın, Kabalaklı ismiyle bilinen bölgesinde doğal kaynak suyu bulunuyor. Ayrıca bu kaynak suyunun olduğu yerde bir de alabalık üretme tesisi yer alıyor.

Mamatlar Yaylası

Mengen ilçe merkezine 30 km uzaklıkta Mamatlar Köyü yakınlarında sakin bir yayla. İlçenin en güzel yaylası olan Mamatlar Yaylasında bol bol meyve ağacı var.

Mengen'de ne yenir?

Türk mutfağının aşçılarının başkenti Mengen'de tabi dilediğiniz lezzeti deneyebilirsiniz ama buraya özgü tatlar arıyorsanız; Kedi batmazla başlayın.

Kedi Batmaz

Size bu yemeğin malzemeleri ve tarifi hakkında bilgi vermeden önce hikayesinden bahsetmek istiyoruz. Fakir bir ailenin Ali isminde genç bir çocuğu varmış. Ali, Fatma'ya aşık olur ve onunla evlenir. Fakat Ali'nin annesi bir türlü gelinini sevemez ve devamlı gelininin bir açığını arar. Günlerden bir gün Fatma eşine güzel bir yemek yapmak ister ama evde un ve keşten başka bir şey yoktur. Bu malzemelerle nasıl bir yemek yapacağını bilemeyen Fatma, unu kaynayan suya koyar. Bir yandan yemeği karıştırır bir yandan da çaresizlikten ağlar. Fakat ortaya görüntüsü gayet hoş olan bir yemek çıkar. Yemeği gören kayınvalide, gelinini zor durumda bırakmak için yemeğin görüntüsünü bozmak ister ve hemen evdeki kedinin ayaklarını yemeğe bastırmaya çalışır. Fakat kedi ayaklarını toplar ve yemeğe basmaz. O günden sonra bu yemek "kedi batmaz" ismiyle hak arasında yayılır.

İlginç bir hikayesi olan bu yemeği yapmak için ihtiyacınız olan malzemeler ise mısır unu, buğday unu, kaz ciğeri tereyağı ve tuz. Öncelikle tencereye su ve tuz konulur. Kaynayan suya mısır unu ile buğday unu katılır ve yavaş yavaş karıştırılır. Bu karışım katı bir hal aldığında, bir parçası kaşık yardımıyla tabağa alınır. Üzerine kaz ciğeri kızartılır. Son olarak ise üzerine tereyağı eritilerek servis edilir. Kedi batmaz yemeği halk arasında gotarma, cotarma ve hotturma isimleri ile de bilinir. Bolu Mengen'de bu yemek daha çok beş çayı saatlerinde ikram edilir.

Kaldırık Dolması

Ormanlardan toplanan kaldırık yaprağı kurutulduktan sonra dolmada kullanılıyor. Bu yaprağın fidesi ormandan alınarak bahçelerde de yetiştirilebiliyor. Bu yaprak Ekim ve Kasım aylarında toplanıyor ve kış için kurutularak muhafaza ediliyor. Bu aylarda yolunuz Mengen pazarına düşerse, kaldırık yaprağının tazesini satın alabilirsiniz.

Kaldırık dolmasını yapmak için ihtiyacınız olan malzemeler; kaldırık, un, soğan, karbonat, yağ, sarımsak, yumurta ve yoğurt. Gelelim bu yöresel lezzetin tarifine... Öncelikle büyükçe bir tencerede su kaynatılıyor ve bu suda kaldırıklar hafifçe haşlanıyor. Ardından kaldırıklar soğuk suya alınıyor. Soğuk sudan sonra yine hafifçe süzülen kaldırıklar temiz bir kabın içine alınır. Başka bir kapta un, yumurta, süt bir miktar su ile karıştırılır. Bu karışım dolmanın iç harcıdır. Bu harç üzüm yaprağı dolması gibi sarılır. Bir tavaya bir miktar yağ dökülür ve yemeklik doğranmış soğan pembeleşinceye kadar kavrulur. Soğanlar pembeleşince salçası konulur ve az biraz su ilave edilir. Üzerine de hazırlanan dolmalar dizilir. Piştikten sonra üzerine sarımsaklı yoğurt konulan dolmalar servise hazır olur.

Mengen Usulü Höşmerim

Yörenin tatlı yiyeceklerinden olan höşmerim mutlaka tadılması gereken lezzetler arasında yer alıyor. Mengen usulü höşmerim kaymaklanmış süt ile hazırlanır. Eğer kaymaklanmış süt yoksa çiğ krema ya da dil peyniri de kullanılabilir.

Mengen usulü höşmerim için; krema, un ve tereyağı kısık ateşte kaynayana kadar karıştırılır. Bu karışıma yavaş yavaş mısır unu eklenir. Bir yandan da karıştırma işlemine devam edilir. Önce dil peyniri, ardından bir tutam tuz ilave edilir. Yaklaşık 2 dakika daha karıştırıldıktan sonca ocak kapatılır. Hamur haline gelen karışım bir tavaya alınır ve tıpkı omlet yapıyormuş gibi önlü arkalı kızartılır. Son olarak servis tabağına alınan bu lezzet, bal veya pekmez ile servis edilir.

Mengen Kuzu Güveç

Mengen'e özgü lezzetlerden bir diğeri de Mengen Kuzu Güveç'tir. Bu yemek yapılırken; kuşbaşı etler güvece konulur. Ardından yağ, arpacık soğanlar ve sarımsak eklenerek orta ateşte pişirilir. Etler suyunu çekinceye kadar ara ara karıştırarak pişirme işlemine devam edilir. Etlerin suyu çekilince bir bardak su eklenir ve yemek hafif ateşte pişirilir. Daha sonrasında dolmalık biberler ve mantarlar ufak parçalara bölünür ve yemeğe eklenir. Eğer yemeğin suyunun az olduğunu düşünürseniz, biraz daha su ekleyerek yemeği pişirmeye devam etmelisiniz. Etler yumuşayıp piştiğinde kekik ilave edilir. Son olarak yemeğin üzerine yufka konulur ve yemek fırına verilerek üzeri kızarıncaya kadar pişirilir. Fırından çıkarılan yemek sıcak olarak servis edilir.

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.