BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

“Sümela Manastırı 3-4 Milyon Turist Çekecek”

04 Haziran 2018

Trabzon'un ilçelerine yaptığımız gezide son duraktayız. Sizlere sırasıyla Araklı, Of, Sürmene'yi anlattık, şimdi sırada Maçka var. Zigana Dağı ve geçidi, Sümela Manastırı, yaylaları, Hamsiköy sütlacı ve yeşilin her tonunu barındıran doğasıyla Maçka'yı sizler için gezdik.

Maçka hakkında daha iyi bilgi sahibi olmak için önce Belediye Başkanı Koray Koçhan'ı ziyaret ettik. 12 yıl boyunca eczacı olarak hizmet ettiği Maçka'da 2014'ten bu yana belediye başkanlığı makamında oturan Koçhan ile ilçe ile ilgili bilmemiz gerekenlerini konuştuk.

Kendinizi tanıtır mısınız?

1979 Trabzon doğumluyum. Babamın devlet memuru olması dolayısıyla Türkiye'nin çeşitli yerlerinde birçok okulda okudum. 1996 Trabzon Fatih Lisesi mezunuyum. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'ni kazandım ve 2000 yılında mezun oldum. 2013 yılında Açıköğretim Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdim. 2016 yılında da Karadeniz Teknik Üniversitesinde Yerel Yönetimler Programında yüksek lisans yaptım. Şu anda da özel bir üniversitede liderlik konusunda doktora eğitimi almaktayım. Evliyim, 3 tane çocuğum var. 2002 yılından 2014 yılına kadar, 12 yıl boyunca Maçka'da eczacılık yaptım.

Hiç tanımayan birine Maçka'yı nasıl anlatırsınız?

Bizim sloganımız olan cümleyle, ‘Doğanın koynundaki yeşil inci' diye anlatırım. Çünkü Trabzon'da 205 tane yaylası olan, Trabzon'un tarihine ışık tutan bilinen 3 tane büyük manastırının, bilinmeyen 2 tane daha kayıp manastırın, onlarca kalenin olduğu, Değirmendere, Zigana Dağı, Atasu Barajı ile Kurtuluş Savaşı ve Osmanlı Rus Savaşı dönemindeki şehitleriyle, Trabzon'un güneye açılan bir yolu diye tanıtırım.

Maçka'nın tarihinden bahseder misiniz?

Maçka'nın tarihi net bir kayıt olmamakla beraber çok eskilere dayanıyor. ‘‘Anabasis Onbinlerin Dönüş Yolu'' diye bir kitap var. Helen ordusunun geri dönüş yolunda Maçka'dan geçtiklerinden, kitabın 3 sayfasında bahsediliyor. Buraya ilk kez denizi gördükleri yer, diyorlar. Sümela Manastırının karşısındaki vadiden deniz görülebiliyor. Yürüyerek Maçka merkeze iniyorlar. Burayı da şöyle tasvir ediyorlar: ‘İki tane büyük derenin olduğu ve karşımızda yüksek sarp kayalıkların olduğu bir yere geldik' diyorlar. İki büyük dereden biri Sümela Manastırı'ndan gelen Meryem Ana deresi, diğeri Hamsiköy Vadisi'nden gelen Hamsiköy deresi. Karşıdaki büyük kayalar da bugünkü tünelle beraber bizim karayollarına geçti, yüksek kayalar. Burada ilk defa kısa boylu, ellerinde çivili değneklerin olduğu ve adına ‘maçuka' dedikleri değneklerle kendilerini karşılayan, savaşan insanlardan bahsediyorlar. Maçka adını ilk defa burada duyuyoruz, maçuka denilen o çivili değnekten geliyor. Maçka sırasıyla Pers İmparatorluğu'nun hegemonyasına girdi. Daha sonra Rum Pontus, bildiğimiz Bizans'ın hegemonyasında kalıyor. Maçka'da hala eski kral mezarlarının olduğu, kralların tanrı kabul edildiği, döneme ait kral mezarlıkları da olduğu söyleniyor. Yani Maçka'nın çok eski bir yerleşim yeri olduğunu görüyoruz. Ama bugünkü adıyla, şu an Maçka şehir merkezinin kurulduğu yerin adı Cevizlik Mahallesi. Maçka'nın en büyük özelliği bin kilometrekare alanıyla Trabzon'un yüzde 22'sini kaplayan bir ilçe. Tarihi İpekyolu'yla beraber Trabzon'daki limanları düşündüğümüzde tamamen güneye açılan, İpekyolu'nu içinde barındıran, özel bir ilçe. Trabzon'un her anlamda güneye açılan kapısı.

Sümela Manastırı'ndaki restorasyon çalışmaları ne durumda?

Restorasyon hız kesmeden devam ediyor.  Sümela'da şimdiye kadar görülmemiş olan alanlar var. Restorasyon çalışmaları ile beraber ziyaretçilere açmayı planlıyoruz. Zaten onun için maliyeti yüksek olan bir restorasyon bu.  Bizim medrese mantığındaki çile odaları var. Bunlar aslında eskiden beri vardı ama şu an turistler restorasyon çalışması öncesinde geldiklerinde sadece eski kaya kilisesinin etrafını görüyorlardı. Daha içerisinde bulunan ışık görmeyen, tamamen kapalı, içinde kendilerine göre işlemelerin olduğu ‘çile odaları' var. Biz çile diyoruz, onlar dua diyebilir. Bunun haricinde Sümela'nın ortasına baktığınızdaki boşluk alanın tarihi kitaplara ve araştırmalara bakıldığında boşluk olmadığı, güzel ahşap yapılarla ön ve arka alanın birbirine bağlı olduğu görülüyor. Bu alan yangınlarla tahrip olmuş durumda. Bunun hemen üst tarafında, kayaların arasında Sümela'daki Kaya Kilisesinden daha eski bir kilise bulundu. Neden daha eski diyoruz? Çünkü, kiremit daha o zaman bulunmamış. Çatısı taşlarla kapatılmış bir kilise. Hem içinde hem de dışında çok güzel fresklerin olduğu ve bu fresklerin ölümü, hatta cennet cehennem figürlerini içerdiğini görüyoruz. O manastır da restorasyon sonunda yapılıp, belirli saatlerde ziyarete açılacak. Manastırdaki restorasyon bitip de taş düşme sorunu hallolduğunda, Sümela yaklaşık 1 milyon turist çekerken, en az 2-3 katına çıkacak. Büyükşehir Belediyemizin de burada 2 ay içerisinde teleferik projesinin ihale edildiğini de düşündüğümüzde Sümela 3-4 milyon turist ziyaretine kavuşacak.
Teleferik, Sümela'nın girişindeki alandan 2,5 km'lik bir hatla beraber Sümela'nın yanındaki seyir terasına gidecek. Şu an Hükümetimizin, Turizm Bakanlığımızın oraya harcadığı bütçe 50 milyon Lira. 60-70 milyon Lira'ya çıkacağı da tahmin ediliyor.

Maçka insanının geçim kaynağı nelerdir?

Maçka insanın birinci geçim kaynağı turizm diyebiliriz. Özellikle yeni oluşan turizm bilinciyle beraber köylerdeki oteller, pansiyonlar, konaklama yerleri; özellikle Hamsiköy bölgesindeki sütlacın da tescillenmesiyle beraber o bölgede hem bir gurme turizmi oluştu.Aynı zamanda Hamsiköy'ün adıyla beraber bir doğal güzelliğiyle tarihi ve doğa turizmi oluştu. Hızlı bir şekilde konaklamamız artıyor ama buna özellikle dikkat ediyoruz; yüksek katlı binalar şeklinde değil de, 6,5 metre yüksekliğinde, doğaya uygun, daha alçak tarzda yapılarla hızlı bir konaklama yapılıyor. Bunun yanında ev pansiyonculuğu gelişiyor. Özellikle Hamsiköy Vadisi, bu alanda hızla ilerliyor. Bunun yanında Vazelon Manastırımızla, Kuştul Manastırımızla beraber hem Galyan Vadisi'nde hem de Sümela'da Ruşendere Vadimizde de bu turizm hızlı bir şekilde gelişiyor. İnsanlarımız artık turizmden para kazanmayı öğrenmeye başladı. Daha yolun başında olmamıza rağmen turizmin ciddi anlamda bir gelir kaynağı olduğunu farkında varmaya başladı. Bunun haricinde de Maçkamızın kısmen küçük çaplı da olsa hayvancılık geliri var. Bir de merkezle Trabzon arasındaki rakımlarda fındık geliri var. Bunun haricinde ilçemizin başka bir geliri bulunmamakta. Ama majör gelirimiz tamamen turist.

Sizin de söylediğiniz gibi burada ciddi bir turizm potansiyeli var. Bunu dünyaya tanıtmak için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

En önemlisi, artık her yıl 15 Ağustos'ta Hz. Meryem'in göğe alınışında Ortodokslar için önemli olan bir ayin yapılıyor Maçka Merkez'de. Özellikle bu Türkiye Ortodoksları Patriği Sayın Bartholomeos önderliğinde oluyor. Çeşitli ülkelerden birçok Hristiyan din adamı, Hristiyan inançlı insanlar bölgemize geliyor. Bu da aynı zamanda Meryem Ana Merkez'de bir din turizm merkezi olma özelliği kazandırıyor. Dünyadaki en büyük tanıtımımız Sümela Manastırı'ndaki bu ayin gününde gerçekleşiyor. Sümela Manastırı, Trabzon'un dünyaya açılan yüzü olduğundan dolayı dünya çapında tanınması açısından çok büyük sorun yaşamıyoruz. Ama Maçka'daki potansiyel sadece Sümela Manastırı değil. 5 tane büyük manastırın olduğu, birçok şehitliğin bulunduğu, kral mezarlarının, yer altı şehirlerin olduğu, bunun yanında 205 tane yaylasıyla beraber en güzel Trabzon doğasına sahip olan alanlardan bir tanesi. Bunun yanında Çakırgöl, Gümüşhane sınırlarında kalan ama yolu tamamen Maçka'dan geçen bir yer. Sümela'dan yukarı devam eden Çakırgöl Kayak Merkezi Projesi var. Bu da inşallah bu yılın sonunda ya da en geç önümüzdeki yıl tamamlandığında turizm yatırımına daha rahat bir şekilde açılacak. Kendisi turizm bölgesi ilan edilmiş bir alan. Böylelikle orada kayak merkezinin oluşmasıyla beraber Maçka'da olan, mayıs ayında başlayıp eylül ayında biten 4-5 aylık turizm sezonuna, 4 aylık da kış turizmini eklediğinizde 9-10 aya çıkacak. Bu da Maçka'nın turizm açısından gelişmesine büyük katkı sağlayacak. Bir de göl olarak bahsettiğimizde Atasu Barajının etrafındaki vadide trekking, doğa kampı ve dağ bisikleti tarzında bir yürüyüş alanı projemiz var.
Sümela'nın karşısından başlayarak Maçka merkeze kadar inecek bir dağ bisikleti organizasyonu düşünüyoruz. Ve bir doğa sporları festivali yapmayı planladık. Şu an Maçka, tarihi ve turizmiyle beraber, bir Nevşehir modeliyle açık hava müzesi haline gelebilecek, bunun yanında doğal güzellikleriyle beraber belki de Doğu Karadeniz'deki turistlerin yüzde 90'ının uğrak noktası ve cazibe merkezi haline gelecek. 10 yıl içerisinde bunun gerçekleşeceğine inanıyorum.

Belediye başkanı olarak şu ana kadar yaptığınız ve sizi en mutlu eden projeleriniz hangileri?

Çocuklara yaptığımız projeler beni en mutlu eden şey. Yaklaşık 20-25 yerde büyük çocuk parkları yaptık. Özellikle Maçka merkezde güzel bir Oyuncakistan ve peyzaj projesi yaptık. Şu an gelen turistlerin uğrak noktası. İnsanların ailesiyle çay içip dinlenebilecekleri ve ilk defa Maçka'da çocukların bisiklete bindikleri bir alan inşa ettik.
Bunun yanında tabi ki Sümela Manastırı'nın restorasyonundaki tarihi eserlerin onarımına aracı olmak da mutluluk verdi. Bunun yanında bir Bayraktepe Projemiz var. ‘İki dere arası Maçka mapushanesi' türküsündeki o iki dereyi görebileceğimiz bir seyir terası oluşturduk.
Maçka Müzesi Projemiz var, inşallah bunu da yapabilirsek insanların zaman geçirmesini sağlayacağız.

Maçka'nın eksikleri neler sizin gözünüzden?

Maçka, 1000 km2'lik yüzölçümüyle Türkiye'deki çoğu ilden büyük bir yüzölçümüne sahip. Bu kadar büyük bir alanda, bu kadar büyük bir turizm potansiyeline sahip bir ilçe olarak düşündüğümüzde daha yapılacak çok işimiz var. Üzülerek söylüyorum, inşallah Büyükşehir Belediyemizle bu yıl içerisinde kazmasını vuracağımız bir kanalizasyon problemimiz var. Yaklaşık 8 milyon Liralık kanalizasyon ve arıtma projemiz var. Bana göre Maçka'nın şu ana kadarki en büyük eksiği, merkezdeki kanalizasyon eksiği. Ondan sonra dere yataklarını ve derenin içini kullanmaya başlayacağız. Bununla ilgili güzel bir hayalim var. Biz çocukluğumuzda deredeki göllerde yüzerdik. İnşallah derede doğal bir havuz, doğal bir yüzme alanı, hemen arkasında park ve piknik alanı oluşturacağız. Bunun için adımımızı attık.

Maçka'nın normal nüfusu ile turizm dönemlerindeki nüfusu çok fark ediyor mu?

Şu anki nüfusumuz 23 bin 843. Maçkalı nüfusu ise 135 bin civarında. Bunun 40 bini Trabzon'da yaşıyor. 46 bini ise İstanbul'da yaşıyor. Turizmle birlikte ilçe nüfusunu arttırmayı hedefliyoruz. Yaz nüfusumuz ise 250 binlere kadar çıkıyor.

Kadınlar ve engelli vatandaşlar için projeleriniz mevcut mu?

Halk Eğitim ile birlikte ortaklaşa yürüttüğümüz birçok proje var. Hanımlarımız için kurslar açtırıyoruz. Keten iplikten dokuma; masa örtüsünden tutun da gömleğe kadar dokuma öğretiliyor. 20'ye yakın dokuma tezgahı kurduk; KAYDER ve Halk Eğitim ile birlikte. Ürettikleri ürünü Belediye olarak satın alıp, burada yöresel ürün olarak da gelen misafirlerimize hediye ediyoruz. Hem İŞKUR üzerinden harçlık alıyorlar, hem de kendi ürettikleri ürünlerle bütçelerine 600-1000 TL arası katkı sağlıyorlar.
Yeni yaptığımız park düzenlemesinde 2 tane yöresel ürün satış reyonu sağladık. Sümela Manastırı'nın yanında belediyemize ait bir yer var, burada da hanımlarımız kendi ürünlerini satabiliyor.
Engelli kardeşlerimiz de bu projenin içerisinde. Onlar da genel anlamda çalışıyor. Ama Maçka'nın direkt nüfusuna baktığımızda engellilerin çok olmadığı, bir çatı altında toplanmadıklarından dolayı direkt onlara yönelik proje yok.
Türkiye'nin en büyük Fizik Tedavi Rehabilitasyon Merkezi Maçka'da. Orada, onlara yönelik bir park çalışmamız oldu. Onların da tekerlekli sandalyeyle sallanabilecekleri, zaman geçirebilecekleri ve hiç tekerlekli sandalyeden inmeden Maçka merkeze gelebilecekleri yollar da yaptık.

Maçka'da nereleri gezilir?

Kuştul, Sümela, Hamsiköy, Atasu Barajı.

Maçka'ya gelince ne yenir?

Tescillenmiş Hamsiköy sütlacı; bir coğrafi işaret artık. Esiroğlu ekmeğimiz var, tadına bakmak lazım. Hamsiköy Vadimizde, Zigana'da leziz bir kuzu eti yiyebilirsiniz. Bunun yanında Coşandere Vadisi'nde bol tereyağlı alabalık yenir. Kuymağımız da fena sayılmaz, onu da ekleyelim.

Hamsiköy sütlacının sırrı ne?

Orada otlayan ineklerin cinsinden ve oradaki bitki florasından. Hamsiköy bölgesi kekik açısından Türkiye'nin en çok çeşitliliğe sahip 2. bölgesi. Bahar ayıyla beraber hayvanların otları otlamasıyla beraber süte verdikleri aroma, Hamsiköy sütlacının en büyük özelliklerinden. Yağlı bir süt, oranı yüzde 6'ya yakın. Hamsiköy sütlacının sütü ayrı, pirinci ayrı pişer. Süt, krema haline gelir. Bu ikisi bakır kapta birleştirilir. Şekerin yanında az da tuz atılır. Kesinlikle içerisinde nişasta yoktur. İki ayrı kapta saatlerce odun ateşinde pişer. Üzerine tarçın atarak yenir.


Başkanla Özel


Hangi takımlısınız?

Tabi ki, Trabzonspor. Bizim ruhumuzun bir parçası.

Hobileriniz neler?

En büyük hobim futbol. Hala bu yaşta bile futbol turnuvasına katıldık, Doğu Karadeniz birincisi olduk. Yüzme, iyi bir yüzücüyüm. İyi de bir avcıyım, daha çok domuz avlıyorum. Diğerlerine kıyıp vuramıyorum.

Mutfakla aranız nasıl?

Mangal konusunda iyi, onun dışında mutfakla aram yok. Et neresinden alınır, neresi nasıl pişirilir iyi bilirim.

Bir Maçkalı olarak burada yapmaktan en keyif aldığınız şey ne?

Üstü açık cipime binip yayla yayla gezmek. Sabah daha gün doğarken, 05.30-06.00 gibi çayı demleyip, buraya özel sıvı taze kaymak yiyerek denizi seyretmek çok hoşuma gider. O güneşli havada yaylada gezerek tam bir Maçka sınır turu atarım. Bazen Maçka'da yağmur yağar ama yaylanın tepesine çıkarsınız altınızda yağmur ve bulut varken üstte güneşi görürsünüz. İnsanı müthiş derecede özgür ve kendisiyle baş başa bırakan bir doğası var.

Ailenize vakit ayırabiliyor musunuz?

Aileme çok az vakit ayırabiliyorum. Hatta oğlumun bana bir mektubu var. Diyor ki ‘Baba, artık bize verdiğin sözleri tutmuyorsun. Eskiden hafta sonları bize zaman ayırıyordun, artık zaman ayıramıyorsun' dediğini biliyorum. Hatta mektubunu hala saklıyorum. 3 tane oğlum var, bazen çocuklarımı görmediğim zamanlar oluyor. Ama bir siyasetçi ilçesini büyütebiliyorsa, güzel eserler bırakabiliyorsa çocuğunu büyütmesini görmesi kadar mutlu ediyor.

 

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.