BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

“Çayımızla Of’un Adını Dünyaya Duyuracağız”

28 Mayıs 2018

Araklı ve Sürmene'den sonra sıradaki rotamız, Trabzon'un lezzetli çayıyla ön plana çıkan ilçesi Of. Solaklı Deresi'nin Karadeniz'e döküldüğü noktada kurulmuş bulunan Of, doğal güzellikleri ile öne çıkan bir ilçe.

Trabzon'un kıyı ilçelerinden biri olan Of'un batısında Sürmene, doğusunda Rize, güneyinde Hayrat ve Dernekpazarı ilçeleri bulunuyor. 330 km2'lik yüzölçümüne sahip Of, Trabzon'un her ilçesi gibi yemyeşil.

BelediyeDeniz ekibi olarak Of'un geçim kaynaklarını, coğrafi yapısını, turistik alanlarını, lezzetlerini ve ananelerini yakından tanımak için Belediye Başkanı Salim Salih Sarıalioğlu'nu ziyaret ettik. Doğma büyüme Oflu olan Sarıalioğlu uzun yıllardır belediyede çalışırken 2014 seçimlerinde başkanlık makamına oturmuş.

Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?

1967 Of doğumluyum. İlkokul, ortaokul ve liseyi burada okudum. 1990'da Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden inşaat mühendisi unvanıyla mezun oldum. 5 yıl Ankara Büyükşehir Belediyesinin şantiyelerinde görev aldım. Bu süre içerisinde askerliğimi Ankara'da yedek subay olarak tamamladım. Daha sonra dönemin belediye başkanı tarafından Of'a davet edildim. Memleketimiz olması hasebiyle de büyüğümüzü kıramadım; ‘bir dönem çalışayım' diye Of'a geri döndüm fakat kader ağlarını ördü ve bizi Of'ta bıraktı. Bir dönemliğine Of'a hizmet etmeye niyet etmişken 23 yıl Of'ta kalmış oldum. 1995-2013 yılları arasında belediye fen işlerinde aktif inşaat mühendisi fen işleri müdürlüğü vekili olarak hizmet ettim. Daha sonra da Allah nasip etti, büyükler takdir etti, vatandaş teveccüh gösterdi; 2014 yılında belediye başkanı oldum. Belediye başkanı olarak ilk dönemim ama okulu bitirdiğimden beri belediyecilik yapıyorum. Evliyim, 2 çocuğum var. Birisi tıp fakültesinde diğeri de fen lisesinde okuyor.

İnşaat mühendisi olmanızın belediye başkanlığı görevinize katkıları var mı?

Tabi ki; inşaat mühendisliği birçok alanı kapsayan bir branş. Altyapı, üstyapı, köprü, yol, tünel, barajlar, çelik yapılar, sulama tesisleri, hidroelektrik santraller, belediyeciliğin kapsamında olan park bahçeler ve birçok sosyal alanın uygulamaya konulmasında inşaat mühendisliğinin bilgi, tecrübe ve iş yaptırma kabiliyetinden faydalanılması gerekir. Bir belediye başkanının inşaat mühendisi olması avantajdır. Ama bu bazen dezavantaja dönüşebiliyor; her şeyi siz bildiğinizi zannediyorsunuz. Aslında birçok meslek dalından da yardım almak durumundasınız. Dolayısıyla bir avantajdır ama her işte olduğu gibi diğer meslek gruplarıyla da istişare yaparak ortak akılla hareket edilmesi durumunda çok daha faydalı işler yapabildiğinizi, çok daha güzel eserler ortaya çıkarabildiğinizi zamanla görüyorsunuz. Zannedersem bu da tecrübenin bir parçası. Üniversitede bir hocamız vardı. ‘Asla her şeyi bildiğinizi zannetmeyeceksiniz, tecrübeli insanların tecrübesinden faydalanacaksınız, kazık yiye yiye bir gün siz de tecrübeli olacaksınız' derdi. Çünkü tecrübe hayatta yenen kazıkların bileşkesiymiş. Bunu zamanla öğreniyorsunuz. İnsan hayatının her döneminde her şeyi tecrübe edebiliyor.

Hiç tanımayan birine Of'u nasıl anlatırsınız?

Öyle bir şey mümkün değil. İnsan Of'u duyunca kendiliğinden tanıyor zaten, bizim artı bir şey yapmamıza gerek kalmıyor. İsmiyle münhasır bir yer. Fıkralara bile söz konusu olmuş bir ilçeyiz biz. Nereye gidersek gidelim, önceden Oflu olduğumuzu söylediğimizde zaten özel bir ilgiyle karşılanıyorduk. Şimdi Of Belediye Başkanı olarak gidiyoruz, her gittiğimiz yerde sevgiyle, saygıyla karşılanıyoruz. Bu bizim kendi özel marifetimiz değil. Demek ki Oflular tarihten beri insanların yüreğinde böyle bir iz bırakabilmiş. Biz de onlara layık olabilirsek ne mutlu.
Of'ta çok büyük âlimler, din adamları, siyasetçiler, bilim insanları, sanatçılar yetişmiş. Kısacası hayatın her alanında, her dokundukları yerde çok güzel izler bırakmışlar. Oflular her işi çok güzel başarmışlar ve bizlere de bu başarılarla ağır bir sorumluluk bırakmışlar. Bizler de bu sorumluluğun farkında olarak onlara layık olmaya gayret ediyoruz. Oflular, Of'u unutmamışlar. Buradan gittikten sonra da Ofluluğu ülkemizin her tarafında çok güzel temsil etmişler ve insanlığa iyi hizmette bulunmuşlar. Tekrar tekrar kendilerine şükranlarımı arz ediyorum.

Ofluların temel geçim kaynakları nelerdir?

Ofluların temel geçim kaynağı çaydır. Bunun yanında kısıtlı da olsa fındık var. Bölgenin en lezzetli, en randımanlı fındığı burada yetişir. Ben de fındık yetiştiren biri olarak söylüyorum bunu. Bunlar dışında Trabzon ve İstanbul'la çok bağlantılı mobil bir nüfusumuz var. Türkiye'de yaşayan Oflu sayısı 200 bin. Bunun 41 bini Of'ta yaşıyor, 65-70 bini yakını İstanbul'da yaşıyor. Diğerleri de ülkemizin değişik illerinde yaşıyor. Ama Oflular Of'la temasını asla kesmemişler. Her aileden en az 1 kişi kalmış Of'ta. Bu mobil nüfusun ekonomik anlamda Of'a katkı sağladığı söylenebilir. Nisan ayı sonlarından itibaren Kasım ayı ortalarına kadar nüfusumuz yaklaşık 150 binlere ulaşıyor. Bu hareketlilik, canlılık Of'un ekonomisine de katkı sağlıyor.

Bölgenin en iyi fındığının Of'ta yetiştiğini söylediniz. Çay mı fındık mı daha çok üretiliyor?

Çay ağırlıklı bir bölge, bu nedenle lezzetli de olsa fındık üretimimiz az. Entegre tesis kurulacak bir kapasite yok. Çay yılda 4 defa veriyor, fındık öyle değil; sıkıntılı bir ürün. Ama çayla ilgili birtakım projelerimiz var. Organize çay tarım sanayi bölgesi ve organik çay tarımının ve çayın kalitesinin artırılmasıyla alakalı özel sektörle birtakım görüşmelerimiz devam ediyor. Önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde Of'un zaten meşhur olan adını tüm dünyada kendi özel üretimi olan çayıyla da duyuracağı inancını taşıyorum. Çünkü hakikaten çok ciddi çalışmalar var bu konuda. Biz de belediye olarak hem yatırımcıya hem de sektöre bu manada elimizden gelen katkıyı sunmayı hedeflemiş durumdayız.

Bir belediye başkanı olarak şu ana kadar içinize en çok sinen projeleriniz hangileri?

Hepsi ‘en'. Neticede hepsinin insana dokunan tarafları var. Üzerinde emek harcadığımız 25 yıldan bahsediyoruz. Dolayısıyla hepsinin kıyısında köşesinde bir emeğimiz, bir dokunmuşluğumuz var. Onun için burada yapılan hizmetlerin hiçbirini birbirinden ayıramam. Samsun'dan Sarp'a kadar gittiğimiz 100 dönümlük bir dolgu alanı projemiz var. Ben Fen İşlerindeyken yaptığımız projelerden bir tanesi. Keza şu anda İrfanlı Mahallesinde 150 dönümlük bir proje sahamız var. Şimdi hedefimizde Of'un Kıyı Boyu Mahallesinden başlayıp, İyidere sınırına kadar gidecek olan yaklaşık 2 bin dönümlük, yine dolgu alanında planladığımız spor, sanat, turizm ve yatırım adası olarak isimlendirdiğimiz dev bir projemiz var. Şu anda imar planları yapım aşamasında. İnsanoğlu düşündüklerini, hayal ettiklerini projeye dönüştürüp, projelerini de yavaş yavaş uygulamaya koyduktan sonra gördüğü ve yaşadığı her şeyden haz alıyor. Bu haz da bizim heyecanımız. Bu heyecanımız sadece Of ile ilgili değil, ülkemizle ilgili.

Kadınlar, çocuklar ve engelliler için yaptığınız projeler mevcut mu?

Kadınlarımızla alakalı halk eğitim müdürlüğümüzle birlikte kurslar açıyoruz. Onların el ürünleriyle alakalı hem istihdam sağlaması, hem de kadınlarımızın sosyal hayatta ve ekonomik anlamda da kazanç sağlamaları noktasında birtakım organizasyonlar belediyelerimizle birlikte yürütülüyor. Engellilerle alakalı özel eğitim okullarımıza yaptığımız katkılar var, bunlar devam edecek. O çocukların orada hayata dair dokunuşlarını gördükçe onlara daha fazla zaman ayırmamız, onların yaptığı her projede olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bu noktada kültür ve sosyal işleri müdürlüğüyle birlikte yürüttüğümüz projeler var. Kadınlarımızın el sanatlarını sergileyecekleri, aynı zamanda satışını yapabilecekleri bir yer planlıyoruz, en kısa zamanda hayata geçireceğiz. Bu bağlamda cam sanatlarıyla ilgili ilçemizin Gürpınar Mahallesi'nde bir atölyemiz var. Orada bayan kardeşlerimiz belli bir süre kurs gördükten sonra hemen üretime geçip cam eşyaları süsleyip, ürettiklerini yine orada satışa sunabiliyorlar. Biz bu ve buna benzer uygulamaları yaygınlaştırıp daha organize bir şekilde onların hem sosyal ilişkilerini arttırmada, hem ekonomik anlamda evlerine katkı sunmada birtakım projelerde yanlarındayız.

Of'ta gezip görülecek yerler neresi?

Kiraz Mesire yeri çok güzel. Of'umuzun lokantaları çok meşhurdur; özellikle döneri. Atatürk Bulvarımız yenilenecek bu sene; heyecan duyduğumuz çalışmalardan biri. Sulaklı Vadimiz yenilenecek. Buraları da gezip görülmesi gereken yerlere kazandıracağız.

Of'umuz çok merkezi bir konumda. Ayder'e yakınlığı, Sultan Murat yaylaları, Uzungöl'e yakınlığı, Bayburt aksı üzerinde olması bizim bir avantajımız. Of'un çevresinde gezilecek birçok yer var. Deniz, dere, dağ hepsini bir günde yaşayabileceğiniz ama iki üç gün kalırsanız doya doya yaşayabileceğiniz bir doğası var. Doğal bir yapısı ve doğal bir insanı var. Of'un insanı anlık kızar, öfkelenir ama beş dakika sonra her şeyini alabilirsiniz elinden.

Yerel adetleriniz yaşatılıyor mu?

Düğün, cenaze, kız isteme, nişan, kına gecesi olduğu gibi devam ediyor. Geleneklerimizi, göreneklerimizi unutmadık. Akrabalık ilişkileri, komşuluk ilişkileri hepsi geleneksel olarak yaşatılan ilişkiler. Kız almaya topluca gidilir, gelin konvoyu yapılır, evden gelin çıkarken ağıtlar yakılır, mermi yakılır.

Of'un turizm potansiyelinden bahseder misiniz?

Of, turizm aksı üzerinde bulunan bir ilçe. Ama bölgenin en büyük sorunlarından bir tanesi turizme hizmet edecek altyapı eksikliği var. Bunlar otel, otellerde çalışan personel, turizm meslek yüksekokulu ve turizm liseleri. Burada turizm meslek lisesi ve akabinde turizm meslek yüksekokulu hedefimiz var. Hizmet sektöründe çalışacak insanınız olmayınca belli bir zaman sonra turist o bölgeye gösterdiği ilgiyi göstermemeye başlıyor. Bunun sürdürülebilir olması için de böyle bir altyapının olması lazım. Dolayısıyla Of'umuz turizm aksi üzerinde ama daha fazla turist, daha fazla gelir elde etmek istiyorsak mutlaka az önce söylediğim altyapıların oluşması lazım.


Başkanla Özel


Hobileriniz neler?

Yüzmek, spor yapmak, yürüyüş yapmak, Trabzonspor, Ofspor. Eğitimi çok seviyorum, eğitimin her zaman içerisinde olmak istiyorum. Elimden gelse bütün yatırımları eğitim alanına harcamak isterim.
En çok yapmaktan keyif aldığım şey eğitim alanında sosyal projeler yapmak. Bizim örnek kişilerle "Kendini Anla, Geleceğini Planla" diye bir projemiz var. Bu proje kapsamında ilkokulu, ortaokulu, liseyi Of'ta okumuş, daha sonra kendi alanında uzmanlaşmış birçok profesör, rektör var. Her ay bir program yapıyoruz, 20'ye yakın program yaptık. Dolayısıyla bu proje beni çok heyecanlandırıyor. Buradaki yeni nesle, lise talebelerine onlarla tanışma fırsatı veriyoruz. Onlar kendi tecrübe, bilgi ve deneyimlerini öğrencilere aktarıyor. Aynı zamanda da hemşerileriyle bu vesileyle yeniden bir araya gelmiş oluyor.
Bilime saygı duyan, bilimsel anlamda kendini yetiştirmiş ama milli ve manevi değerlerinden de uzak kalmamış potansiyel gençliğe sadece Of'un değil, bütün dünyanın ihtiyacı var.

Of'ta kafanızı dinlemek için nereye gidersiniz?

Eşimin yanına.

Mutfakla aranız nasıl?

Üniversite yıllarımda iyiydi ama evlendikten sonra eşim sağ olsun hiçbir şeye dokundurtmadı. Ama salata yapmayı ve çok nadir de olsa pilav yapmayı severim. Üniversite yıllarımda babamın lokantası vardı, lokantada aşçılık da yaptım bir dönem. Annem de yemek hususunda maharetliydi; annemden de bir şeyler öğrendim. Daha sonra Ankara'da 5 yıllık bir gurbet hayatımız oldu. Mecburen her bekar gibi yumurta kırmayı, sucuk kızartmayı, köfte yoğurmayı, çorba yapmayı öğrendim. Eski mesleğime dönsem aç kalmayacak kadar bir şeyler biliyorum.

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.