BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

Sakin ve Organik Ada: Gökçeada

02 Nisan 2018

BelediyeDeniz olarak bu hafta Türkiye'nin en büyük adasındayız. Organik tarım merkezi, turizm merkezi, dünyanın tek sakin şehir ünvanlı adası Gökçeada'dayız.
Çanakkale'nin münzevi incisi durumunda bulunan; alışılagelmiş hareketli, kıpır kıpır yaz gecelerine karşı sessizliğini bozmayan, dingin bir tatil yapmak isteyen ve el değmemiş doğaya hasret ziyaretçilerini kucaklayan Gökçeada'da, nam-ı diğer İmroz'dayız.

Yürüyüşünüze yoldaşlık eden dalga sesleri, aniden yolunuza çıkıp sizi selamlayan keçiler, vücudunuzu yalayan güneş, papatya tarlaları, zeytin ve badem ağaçları, Arnavut kaldırımlı yollar, Rumca konuşan teyzeler... Gökçeada'ya Geldiniz, Yavaşlayınız...

Türkiye'nin en batısında, 279 km²'lik yüzölçümüne sahip, denizde yolculuk etmeden ulaşamayacağınız Gökçeada, Çanakkale'ye bağlı bir ilçemiz. İstanbul'dan gelirken TEM otoyolu üzerinden Tekirdağ, Keşan, Gelibolu, Eceabat istikametinde ilerleyerek Kabatepe Limanı'na ulaşılıyor. İzmir, Ankara, Eskişehir, Bursa'dan gelirken Çanakkale Boğazı'nı geçmeniz gerekiyor. Bunun için Gelibolu, Lapseki, Kilitbahir gibi çeşitli seçenekleriniz bulunuyor.

Kış sezonunda Gökçeada'ya sadece Kabatepe'den kalkan vapurla gidebilirsiniz. Adaya düzenlenen GESTAŞ vapur seferleri fırtınalı havalarda sık sık iptal edildiği için, internet üzerinden GESTAŞ seferlerini takip etmenizde fayda var. Yaz sezonu için de mayıs ayından itibaren Çanakkale'den de Gökçeada'ya deniz otobüsü seferleri konuluyor.

İlçenin 15 Ağustos 2010 tarihinde hizmete giren, 2011 yılında da yurtiçi uçuşlara açılan bir havaalanı mevcut fakat hiçbir havayolu şirketi tarafından uçuş seferi yapılmıyor.

İmbros'tan Gökçeada'ya

Antik dönem yazarlarından Plinius, Imbrus veya Imbros olarak bahsettiği Gökçeada'nın ismi Osmanlı döneminde İmbros'tan İmroz'a dönüştürülür. Ada'nın adı Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye'sinde İmroz şeklinde geçmekte. Ege'nin bu şirin adası, Gökçeada ismini 29 Temmuz 1970 yılında almış.

Adanın en eski yerleşimcilerinin Pelasglar olduğu bilinmektedir. Miltiades, adayı M.Ö. 500'de Atina'ya bağlamıştır. Roma egemenliğine kadar Atina yönetiminde kalmıştır. İstanbul'un fethinden iki yıl sonra 1455'te Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılan Gökçeada, 1922 - 1923 yılları arasında Yunan işgaline maruz kalmıştır. 1923 yılında Lozan Antlaşması'na göre 22 Eylül 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlanmıştır.

Dünyanın Tek Cittaslow Adası

Kısa tarihi bilgilerden sonra Gökçeada'yı anlatmaya devam edelim. Çanakkale Boğazı'nın girişinde Bozcaada ile birlikte stratejik bir noktada bulunan Gökçeada 81 ilden vatandaşların yaşadığı küçük Türkiye adeta. Ama ülke genelindeki haraketli yaşam burada yerini sükunete bırakmış. Burada sakin bir ilçe ve sakin bir ada...
Cittaslow; İtalya'da başlayan, İtalyanca citta (kent) ve İngilizce slow (yavaş) sözcüklerinden oluşan bir hareket. Hareket, yaşamın gün geçtikçe hızlanmasından ve "günler, aylar artık ne kadar da hızlı geçiyor" diye şikâyet ettiğimiz modern çağımızda sakinliği, yavaşlığı ve akmakta olan zamanı hissederek yaşamanın önemini vurgulamakta. Gökçeada; organik tarım merkezi olması, çok kültürlü yapısı, bozulmamış doğası ve eko-gastronomik özellikleri nedeniyle dünyanın ilk ve tek cittaslow adası seçildi.

Tüm adanın kış nüfusu yaklaşık 10 bin. Tatil sezonunda gelen çoğu yerli turistle birlikte adanın nüfusu 50 bine yaklaşıyor. Siz de bu sakin adayı ziyaret edip huzurlu bir tatil yapmak isterseniz diye küçük bir rehber hazırladık.

Aydıncık Plajı

Gökçeada'nın merkezine 12 km uzaklıkta olan plaj, adanın en gözde plajı. Her yıl sörf yapmak için gelen yerli ve yabancı turist akınına uğrayan 2 km uzunluğa sahil plajın tadını kamp yaparak çıkarabilirsiniz.

Tuz Gölü

Aydıncık ve Kefalos plajının ortasında yer alan Tuz Gölü, her iki taraftan rüzgarın yığdığı kum seddinin ortasında oluşmuş. Gölden çıkan siyah çamur bazı hastalıklara iyi geldiği düşünülerek turistler tarafından vücuda sürülüyor. Yapılan analizlerde, içerisinde bol miktarda kükürde rastlanmış olup çamur kürü tedavisi yapıldığında, romatizma, sedef, kireçlenme gibi hastalıklara iyi geldiği görülmüş.

Rum Köyleri

Gökçeada'nın Rum köyleri kökeni yüzyıllar öncesine dayanan yerleşim yerleri. Gökçeada'yı tam anlamıyla hissetmek için mutlaka gezilmesi gereken, nostaljik havalarıyla büyüleyici yerler. Bademli, Zeytinli, Tepeköy ve Dereköy kentsel sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmış.

Efsanelere Konu Olmuş Peynir Kayalıkları

Efsaneye göre sayısız keçi ve koyuna sahip olan zengin, inatçı, cimri ve yaşlı bir kadın, cennete gidebilmek amacıyla yuvarlak kalıp peynirler yapmış ve bunları üst üste sıralamış ama kimseyle paylaşmamış. Tanrı, ona kızmış ve cezalandırmış, mart ayının birinde, yağmur, kar ve şiddetli rüzgarlar göndermiş yaşlı kadının üzerine. Kadın ve peynirler donmuşlar. Peynir kalıpları taşa dönüşmüş. Daha sonra insanlar bu kayalara, peynir kayaları demişler. Kuzu Limanının solunda yer alan peynir kayalıklarını ancak denizden tekne ile görme şansınız var.

Marmaros Şelalesi

Doğanın yeşil hazinesinin arasında saklı kalmış Marmaros Şelalesi, Dereköy sınırları içerisinde. Sadece şelalenin sesini dinlemek bile huzur bulmanızı sağlıyor.

Gökçeada Kent Müzesi

Adada yaşayan Türk ve Rum vatandaşların bağışladığı, adanın tarihini anlatan çok sayıda fotoğraf, tarihi eser, tarım ve ziraat malzemesiyle donatılan Kent Müzesi; adadaki ekonomik yaşamı, giyim kültürünü, eğitim öğretimi, kahve kültürünü anlatan bölümlerden oluşuyor. Kılıç balığı avcılığı, süngercilik, arıcılık ve sabun üretimi gibi Gökçeada'ya has mesleklere ait eser ve fotoğraflar da yer alıyor.

Gökçeada'da Ne Yapılır?


Uçurtma Sörfü

Sürekli ve kuvvetli bir şekilde rüzgar alan Gökçeada, uçurtma sörfü için ideal adres. Rüzgar sörfüyle ünlenen Aydıncık Plajında, kitesurf sevenler için de bir ortam oluşmuş, özel ders imkanları mevcut. Dünyaca ünlü kitesurf öğretmenleri Gökçeada'nın dünya çapında bir yer olduğunu söylüyorlar. Aydıncık ve hemen yanındaki Kefaloz farklı rüzgar durumlarına göre tercih ediliyor. Dalga sevenler genelde dalgalı Kefaloz'u tercih ediyorlar. Kefaloz plajında bir kitesurf okulu bulunuyor.

Su Altı Milli Parkı

Türkiye Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) tarafından 1999 yılında park ilan edilen alan, Türkiye'nin ilk ve tek su altı parkı olma unvanına sahip. Gökçeada Su Altı Milli Parkı adeta bir deniz müzesi gibi. Profesyonel dalış yapmak için ilgili kurumlardan izin almak gerekiyor. Özel bir girişim olan Gökçeada Dalış Merkezi aracılığıyla Sualtı Milli Parkı'nda dalış yaparak, su altı zenginliklerinin tadını çıkartabilirsiniz.

Günbatımını İzleyin

Günbatımını Kaleköy'deki kayaların üstünden seyredin. Hele bir de dolunay zamanı ise bir yanda gün batarken bir yanda ay doğar!

Adada birçok çeşmeden menba suyu akıyor. Şişenizi yanınızda taşıyın ve tekrar tekrar doldurarak için.


Gökçeada'da Ne Yenir?


Oğlak Çevirme ve Yabani Otlar

Tarım Bakanlığı Gen Kaynakları tarafından korunan İmros koyunu, oğlak çevirme et severler tarafından müptelası olunan lezzetler arasında. Tercihini yeşillikten yana yapanlar için ise adada yetişen 24 farklı ot çeşidi mevcut. Üstelik bu otlar halis zeytinyağı ile birleşince ortaya çıkan lezzet parmak yedirtecek cinsten.

4 tarafı sularla kaplı olur da lezzetli deniz mahsulleri olmaz mı? Ege'nin balıklarından başka ahtapot, kalamar,karides,istakoz, yengeç ve deniz kestanesi Gökçeada'dan ayrılmadan tatmanız gereken lezzetlerden.

Efibadem Kurabiyesi

Adanın gözde lezzeti ise meşhur Kavala kurabiyesiyle yarışan, bol tereyağlı, ağızda dağılan Efibadem kurabiyesi. Bu lezzeti tattıktan sonra kutu kutu alıp evinize de götürmek isteyeceksiniz.

Sakızlı Muhallebi

Adanın meşhur tatlarından sakızlı muhallebi, yemeye doyamayacağınız, porsiyon porsiyon söyleyeceğiniz bir lezzet.

Dibek Kahvesi

Özel bir yöntemle ezilmiş kahveden yapılan Dibek Kahvesi ise yaz akşamları yemekten sonra yürüyüş keyfinize eşlik edecek bir lezzet. Arnavut kaldırımlı yollarda yapılan bir yürüyüşle ulaşılacak olan Zeytinli Köy'de bulunan Madamın Dibek Kahvesi, kahve keyfinize keyif katacak bir adres.

Gökçeada'dan Ne Alınır?

Gökçeada son yıllarda bir organik ada olma yolunda hızla ilerliyor. Dolayısıyla buradan alınabilecek başlıca ürünler organik olanlar. Adada organik sertifikalı olarak zeytinyağı, süt ürünleri ve baldan alabilirsiniz.

Gökçeada'nın zeytinyağı, düşük asit derecesi ve organik olması sebebiyle çok değerli. Adada organik tarım sertifikalı zeytinyağı markalar bulunuyor. Bunların merkezdeki satış mağazalarında tadım yaparak alışveriş yapmanız mümkün. Bazılarında kendi ürettikleri zeytinyağlı sabun ve salça, tarhana, kekik çeşitli doğal ürünler de bulunuyor.

Adanın bozulmamış doğasında ortaya çıkan bal da saf ve lezzetli oluyor. Florasındaki bol kekikten dolayı ortaya çıkan kekik değerli bir bal. Adada doğal yöntemlerle ev reçeli yapan birçok yer bulunuyor. Domates ve karadut reçeli adaya özgü reçel çeşitleri.

Ayrıca Gökçeada Belediyesi'nin kurduğu Kadın Üretim Merkezi'nde ada sakini kadınlar maharetlerini sergiliyor. Kadınlar burada zeytinyağı kremi, losyon, reçel, el işi ürünleri yapıyorlar. Bunları özel bir şekilde paketleyip, ‘Adalı Hanımdan' markası adı altında satıyorlar.

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.