BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

“Gökçeada’ya Geldiniz, Yavaşlayınız”

02 Nisan 2018

BelediyeDeniz ekibi yüzünü göstermeye başlayan güneşi fırsat bilip sizler için tatil rotaları çıkarmaya devam ediyor. Bu hafta Türkiye'nin en batısında bulunan, çok fazla el değmemiş, bakir bir ada olan Gökçeada'dayız.

Gökçeada kendine has bozulmamış yapısı ile Rum köyleri, Su Altı Milli Parkı ile muhtelif güzellikleri bir arada sunuyor ziyaretçilerine. Bizler de BelediyeDeniz ekibi olarak bu bakir cenneti, gençliğinin ilk çağlarından itibaren Gökçeada'da yaşayan ve ömrünün geri kalanını adada geçirmek isteyen Gökçeada Belediye Başkanı Ünal Çetin'den dinledik.

Gökçeada'yı sizden dinleyebilir miyiz?

Gökçeada, Türkiye'nin en batısında 297 kilometrekarelik bir yüzölçümü olan, 81 vilayetimizden insanımızın yaşadığı, aynı zamanda Rum vatandaşlarımızla birlikte huzur ve sükûnet içerisinde yaşadığımız, Türkiye'nin en büyük adası.

Gökçeada ile ilgili söyleyecek çok fazla ‘en' var ama Şirinköy, Eşele Köyü, Uğurlu Köyü, Bademli Köyü; bunlar devletimiz tarafından iskân getirilen köyler. Bunun yanında da Zeytinli, Eski Bademli, Kaleköy, Dereköy ve Tepeköy; bunlar da Rum köylerimiz.

Aynı zamanda dünyanın tek Cittaslow adası olma özelliğini taşıyor. Zaten Gökçeada'ya indiğinizde ‘Gökçeada'ya Geldiniz, Yavaşlayınız' diye bir tabela karşılıyor sizi.

Gökçeada'nın nüfusu nedir?

İlçe merkezinde 6 bin 500, köylerimizle birlikte de 9 bin 500 nüfusumuz bulunmakta. 12 ay kesintisiz yaşayan 400-450 civarında da Rum vatandaşımız bulunmakta. Yaz nüfusu ise 45-50 binleri buluyor.

Etkin bir Rum nüfusu yaşıyor Gökçeada'da. Burada Rum kültürü korunuyor mu, bu bağlamda kültür alışverişleri yaşanıyor mu?

Rum vatandaşlarımızın önemli günlerinde; cenazelerinde, ayinlerinde, 14 Ağustos Meryem Ana Şenliklerinde, Paskalyalarında hep yanında oluruz. Onlar da bizim Ramazan bayramlarında, Kurban bayramlarında bizleri ziyarete gelirler. Rum ilkokulu, Rum ortaokulu ve Rum lisesi açılışını gerçekleştirdik geçen sene. Bütün ibadetlerini özgürce yapabilecekleri ibadethaneleri mevcut.

Gökçeada'nın doğal kaynaklarından, coğrafi yapısından ve geçim kaynaklarından bahseder misiniz?

Su kaynakları itibariyle çok zengin, aynı zamanda coğrafyası itibariyle de birçok bitki çeşitliliğinin olduğu enteresan bir coğrafyaya sahip. Geçim kaynaklarının en başında turizm yer alıyor. Bunun sonrasında hayvancılık ve tarım geliyor. Küçükbaş hayvancılık ve balıkçılık yaygın geçim kaynakları arasında.

Bitki çeşitliliği açısından zengin ve tarıma elverişli bir coğrafya olduğunu söylediniz. Bununla ilgili ileriye yönelik projeleriniz mevcut mu?

Tarım Bakanlığı ile birlikte bir projemiz var. Kademeli olarak 5 yıl içerisinde Gökçeada tamamen ‘organik ada' ilan edilecek. Şu anda da organik tarım yapılıyor ama 2022 itibariyle 297 km karelik alanın tamamı organik tarıma geçmiş olacak. Yerel yönetim olarak, ileriye yönelik vizyonumuz yerinde tüketimi destekleyen agro ve eko turizm tesisleri kurmak. Şu anda Gökçeada'da yaklaşık 10'a yakın lokasyonda agro ve eko turizm tesisleri için müracaatlar yapıldı. Planların büyük bir kısmı onaylandı. Bundan sonra artık Gökçeada'ya dair en önemli taleplerimiz ciddi ve doğru yatırımcıya ihtiyacımız var. Onları da temin ettiğimizde problemin büyük bir çoğunluğunu çözmüş oluyoruz.

Yatırım yapmak isteyenler için nasıl imkanlar sunuyorsunuz?

Genellikle hayvancılık, turizm ve tarım üzerine Gökçeada'nın çok büyük bir bölümü hazine mülkiyetine ait, bu araziler üzerinde kiralama yöntemiyle tarım yapılması mümkün. Fakat tarım derken sadece kuru tarımdan bahsetmek mümkün değil. 24 Kasım 2017'de Milli Emlak'ın bir tebliği yayımlandı. Endemik bitkilerin yetiştirilmesiyle alakalı olarak hazine mülkiyetlerinin kiralanmasına izin veriyor bu tebliğ. Lavanta, adaçayı, ıhlamur gibi. O tebliğin altında yüzlerce endemik bitkinin ismi de var. 150-200 dönümlük hazine mülkiyeti arazilerinde ceviz, badem ve zeytin ağacı mevcut; bu arazileri kiralayıp ağaç diken ve yetiştiren yatırımcılarımız mevcut.

Gökçeada'da hiçbir koşulda istemediğiniz yatırımlar var mı?

Hiçbir surette burada istemediğimiz fabrikasyon atığı olan yatırımlar. Çünkü ada olması münasebetiyle izole bir coğrafya. Bu coğrafyada ortaya çıkan atığı ana karaya ulaştırmak pek mümkün değil. Adada da bertaraf edilmesi zor.

Gökçeada'nın izole bir coğrafya olduğunu söylediniz. Bu nedenle çevre ve atık konusunda önlemler alıyor musunuz?

Meclis kararıyla Gökçeada'da poşet kullanımını yasakladık; pazarda file dağıttık, kadınlara çantalar yaptırdık.Fakat poşet hayatın içine öyle girmiş ki sadece kanunla ve meclis kararıyla uygulamak mümkün olmuyor. Aynı zamanda Gökçeada'da pet şişe su satışı da istemiyoruz. Suların cam şişede satılmasını istiyoruz. Birçok restorana bu konuda telkinlerde bulunuyoruz. Fakat bu konularda başarıyı yakalamak için vatandaşın bu maddelerin zararlı olduğuna inanması gerek.

Gökçeada'da sivil inisiyatif oluştu. Bahar temizliği adı altında vatandaşlarımıza araç ve ekipman desteği sağlayacağız. Onlar da bütün sokak ve mahallelerde düzenleme, tertipleme konusunda bize destek olacaklar. Burada asıl amaç vatandaşa temizlik yaptırmak değil, algıyı yönetmek, vatandaşta bir farkındalık yaratmak. Bu işi yaparken poşetin ne kadar zararlı olduğunu anlamalarını sağlamak.

Turizmin gelişmesi için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Bütün dünyada kabul görmüş turizmde etkin faktörleri kullanmaktan ziyade, eskiden ne yapıyorsak şimdi de onu yapmamız yeterli olacak. 1970'li 80'li yıllarda Gökçeada'da yazın 15'in üzerinde açık hava sineması vardı. Artık sinema filmi izlemek belki çok kolaylaştı ama halen o tahta sandalyede açık hava sinemasında film izlemenin ayrı bir tadı var. İnsanlara bu tadı, nostaljiyi burada yaşatmamız gerekiyor.

Belediyecilik kapsamında yaptığınız ve sizi en mutlu eden projeniz nedir?

Deniz Bank ile gerçekleştirdiğimiz Sosyal Konut Projesi, tamamlandığında bana tarifi zor bir mutluluk yaşattı. Proje kapsamında 96 vatandaşımızı makul fiyatlarla ev sahibi yaptık. En güzel an, vatandaşlarımıza anahtarları teslim ettiğimiz gündü. Ben de yoksul bir ailenin çocuğuyum. O yoksulluk içerisinden yetişerek geldik bugünlere kadar. Konut sahibi olmanın ne demek olduğunu bilen bir adamım. O gün o insanların yüzlerindeki ifadeyi tarif etmek mümkün değil. Projenin 2. etap çalışmaları da devam ediyor, hayata geçecek.

Kadınlar ve çocuklar için yaptığınız çalışmalar var mı?

Kadınların sosyal ve kültürel hayatta daha aktif olduğu takdirde başarıyı daha kolay yakalayabileceğimizi düşünüyorum. Erkeklerin de üye olabileceği fakat yönetimde bulunamayacağı bir kadın kooperatifi kurduk. Kooperatif kanalıyla kurduğumuz Kadın Üretim Merkezi'nde evde oturan kadınlarımızı ekonomik hayata kazandırmak adına, kadınlarımızın ürettikleri her şeyi pazarlamaya çalışıyoruz. Burada Gökçeada'ya has ürünler üretiliyor. Kadınlarımız burada zeytinyağı kremi, losyon, reçel, el işi ürünleri yapıyorlar. Bunları özel bir şekilde paketleyip, kendi kurduğumuz ‘Adalı Hanımdan' markası adı altında satıyoruz.

Çocuklar için spor alanları, oyun alanları, onları geliştirici sanatsal faaliyetler organize ettik. Okulların kapanmasının ardından bir Yaz Okulu planlıyoruz. Sörf, yüzme, badminton gibi sporlarla çocuklarımızı yetiştirmeye çalışacağız.

Gökçeada'ya ilk kez gelecek biri için neler yapmasını önerirsiniz?

Bütün köylerimizi gezmelerini tavsiye ederim; hepsinin farklı bir dokusu var. Araçla ulaşım olmayan bakir koylarımız var, bu koylarda denize girilmeli. Gökçeada'da en güzel yapılacak şeylerden birisi de uçurtma sörfü. Kesintisiz şekilde esen bir rüzgar var. Nisan'dan Kasım'a kadar yapılıyor. Bulgarlar, Romenler sörf yapmak için Gökçeada'ya geliyor. Türkiye'nin tek Su Altı Milli Parkı'na sahiplik yapan adamızda dalış keyfini yaşamalarını da öneririm.


Başkanla Özel


Nerede doğdunuz, nerede eğitim gördünüz?

Çanakkale'nin Ezine ilçesinde dünyaya geldim. Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği mezunuyum. 20 yıl aktif olarak sınıf öğretmenliği yaptım. Sınıftan terlemeden çıktığımı hatırlamıyorum.

Sınıf öğretmenliğinde edindiğiniz tecrübeleriniz şu anki makamınıza katkı sağladı mı?

İnsanları etnik, mezhepsel, inançları itibariyle ayırmamam gerektiği konusunda katkı sağladı. Bize gelen öğrenciyi hiçbir surette etnik açıdan değerlendirmedik. Kimin burnu akıyorsa onun burnunu sildik. İnsan merkezli bakabilme konusunda öğretmenlik mesleğinin çok ciddi katkısı oldu.

Spora ilginiz var mı?

Gençliğimde amatör top oynamıştım, şimdi de halı sahada oynuyorum. Kite sörfü yapıyorum. Sabahları erken kalkıp havaalanı yolunda 1-2 kilometre koşuyorum.

Hobileriniz neler?

En büyük hobim Beşiktaş. Beşiktaş sevgisi dünyada beni bırakmayan nadir şeylerden. Hobilerim arasında deniz var. Amatörce denize çıkmak, balıkçılık yapmak beni çok dinlendiriyor. Bir de ahşap oymacılığı merakım var. Özellikle ıhlamur ağacı çok yumuşak bir ağaç olduğu için onu kütük halinde eve getiriyorum. Evde küçük bir atölyem var. Şu ana kadar birçok yelkenli gemi yaptım.

Mutfakla aranız nasıl?

Hiç beceremem, yumurta bile kıramam. En başarısız olduğum yer mutfak.

Ailenize zaman ayırabiliyor musunuz?

Pek fazla ayıramıyorum. İşler dolayısıyla pek mümkün olmuyor. İşim dolayısıyla eşim de ben de fedakarlık göstermek zorunda kalıyoruz.

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.