BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

Deniz, Kum,Güneş, Doğa, Temiz Hava, Tarih... Hepsi Didim’de

12 Mart 2018

BelediyeDeniz ekibi bu hafta Aydın'ın dünyaya açılan kapısı Didim'i gezdi. Deniz, kum, güneş ve tarihi dokusuyla tatilcileri kendine çağıran şehir Didim. Didim, yazın akla gelen tatil yöresi olmanın dışında tarihi dokusu ve vegan festivaliyle de son yıllarda insanların sıkça ziyaret ettiği bir yer. Hatta bu ziyaretler o kadar unutulmaz oluyor ki pek çok ziyaretçi Didim'e yerleşmeyi tercih ediyor.

Didim, nüfus açısından Türkiye'nin en hareketli ilçelerinden bir tanesidir. Didim'in kış nüfusu resmi olarak 79 bin 840. Yaz nüfusu da 1 Mayıs- 1 Kasım arasını baz alındığında 350 bini buluyor. Yazın Anadolu'daki pek çok ilden daha kalabalık oluyor Didim. Göçün başlıca sebebi yazın gelen yerli ve yabancı turistin kışın yaşamak için Didim'i ideal bulması. Tabi buna turizmin canlandırdığı ticareti de eklersek, yerli girişimcinin vazgeçilmezi Didim diyebiliriz.

Didim'i ‘gezdik, gördük, anlatıyoruz' şeklinde devam etmeden, önce tarihinden bahsedelim.

Didymaion, Didyma ve Didim

Didim'e ilk yerleşim M.Ö 8 binde oluyor. M.Ö 16. yüzyılda Miken, Giritliler ve Aka kolonileri Didim'i kendilerine vatan ediyor. O zaman Didyma adıyla anılan Didim, Milet'in Kutsal Alan'ı sayılıyor. Likyalılar, Persler, Seleucidler, Attalidler, Romalılar ve Bizanslılar'ın ardında Türkler'in yurdu oluyor. Yani bir nevi medeniyetlerin yuvası oluyor Didim. Cumhuriyet döneminde küçük bir Rum köyü olarak bilinen Didim, mübadele sonrası Balkanlar'dan gelen Türklerle genişler ve büyümeye başlar. Bugüne değin hem ülkemiz içinden hem de dünyadan bitmeyen ve durdurulamaz bir göç dalgasına maruz bu güzel ilçe.

Didyma adı, sanıldığı gibi Yunanca değildir. Anadolu dillerinden kaynaklı geldiği bilinen Didyma'nın rastlantı sonucu Yunanca karşılığı "ikizler" olan didymi sözcüğüne benzemesi üzerine Apollon ve Artemis'le ilişkisi kurulmuştur. İsminin hikayesi üzerine pek çok rivayet bulunun Didim, Osmanlı zamanında ise ‘Yeronda-Yoran' olarak biliniyormuş. Günümüze yaklaştıkça bölgede gerçekleşen deprem felaketi sonrasında Apollon Tapınağı çevresinde yaşayan insanlar 1955 yılında daha güneye taşınmış ve bu yeni yerleşim yerine Yenihisar adı verilmiş. 1968 yılında belediye olan Didim, isim benzerliğine yol açılmasın diye dünyada sadece burada bulunan ‘Didymaion'a dayandırılarak Didim adını alıyor.


Didim'de neresi gezilir?


Tarih boyunca onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış, bugün de onlarca kültürü içinde bulunduran Didim'i gezmeye doyamayacaksınız.

Altınkum

Altınkum, Didim'in olduğu kadar Ege'nin ve Türkiye'nin en önemli sahillerinden. Oteller bölgesinin hemen önünde uzanan ve Ege'nin dünyaca ünlü plajlarından olan Altınkum'da ana plajın devamındaki küçük koylarda da sırasıyla, birinci, ikinci, üçüncü plaj olarak anılan plajlar bulunuyor. Üçüncü plajın yer aldığı koyda, Türkiye'nin en büyük yat limanlarından biri olan Didim Marinası yer alıyor.

Altınkum'un özelliklerinden biri de sahilden denize doğru oluşan küçük dalgalar sayesinde denizin kendi kendini sürekli temizlemesi. Bu nedenle de pırıl pırıl bir denizi bulunan Didim'in temiz koyları rüzgâr sörfü ve diğer su sporları için de ideal bir konuma sahip. Pek çok restoran, çay bahçesi, disko ve barın bulunduğu Altınkum merkezinde her keseye uygun konaklama seçeneği mevcut. Didim'de yer alan otellerin büyük çoğunluğu Altınkum Plajı'nda yer alıyor.

Didyma Antik Kenti

Didyma Antik Kenti, dünyaca ünlü Apollon Tapınağı'nı barındıran bir dini merkez niteliğine sahip. Söke'ye 52 km uzaklıkta bulunan ve Apollon Tapınağı ile antik dönemin kehanet merkezi olan Didyma, yılın belirli dönemlerinde ayinlerin düzenlenip bayramlar ve şenliklerin yapıldığı, geceleri yapılan meşale koşularıyla ünlü. Büyük İskender'in Perslere karşı kazandığı zaferden sonra yapımına başlanan Didyma'nın, kuzeyindeki Miletos Antik Kenti ile deniz bağlantısı bulunuyor.

Miletlilerin Yunancada "'ikiz kardeş"' anlamına gelen Didyma ismini verdiği antik kent, MÖ 300'de Miletoslular tarafından Yunan dünyasının en büyük tapınağı olarak yapılmış. Daha sonra Bizanslıların içinde bir kışla ile bir garnizon kurduğu kent, yangın ve depremlerle epey zarar görmüş. Didyma içerisinde yer alan Apollon Tapınağı ise, Anadolu İon topraklarındaki en büyük ve en zengin tapınak olarak kabul ediliyor. Didyma, antik dönemde kutsal emanetleri, hazineleri, kutsal kuyusu ve kutsal defne korusu ile de tanınan bir kent olarak biliniyor.

Apollon Tapınağı

Apollon Tapınağı, Efes'teki Artemis Tapınağı ve Sisam Adası'ndaki Heraion Tapınağı'ndan sonra, antik dünyanın üçüncü büyük tapınağı. Çevresinde geniş bir defne ağacı korusu bulunan Apollon, 3.5 m yüksekliğinde bir kaide üzerine inşa edilmiş görkemiyle, yaklaşık 2.600 yıl önce inşa kutsal bir tapınak olarak inşa edilmiş. Zeus‘un oğlu Apollon'a adanan tapınak, döneminin en önemli kehanet merkeziydi. Tapınaktan ve Didyma Antik Kenti'nden bahseden ilk yazılı kaynak Herodot'a ait. Arkaik devirde çok ünlü olan Apollon'un kutsal yeri, MÖ 494'de Persler tarafından yakılmış.

Akbük

Akbük, Didim ilçe merkezine 23 km mesafede yer alıyor. Mandalya Körfezi'nin Akbük Koyu'na hakim 15 km'lik sahil şeridinde Çukur, Yavan, Yarık isimli üç koya sahip. Plajı ve diğer özellikleriyle, Didim'in Altınkum'dan sonraki en popüler bölgesi olan Akbük, masmavi denizi, yemyeşil doğası ve tarihi zenginlikleri ile Ege'nin en güzel tatil yerlerinden biri. Denizden gelen iyotlu havası astım hastalığına iyi geldiği bilinen Akbük, sağlık turizmi açısından da öne çıkıyor.

Tarihi MÖ 4.000'li yıllara dek uzanan Akbük, doğal güzellikleri, mavi bayraklı tertemiz ve her türlü su sporunun yapılabildiği denizi, tarihi varlıkları, muhteşem havası ile gözde olduğu kadar da sakin bir bölge.

Akbük Koyu

Akbük Koyu, doğal bir liman. Yelken ve su kayağı gibi spor dalları için uygun olan koy, balıkçılık için de çok uygun. Hem ağ hem olta balıkçılığının yapılabildiği Akbük Koyu'nda denizin dibinde bulunan su kaynaklarının temizlediği denizde, muhteşem lezzette ve çok çeşitli balıklar bulunuyor. Yöredeki en lezzetli balık çeşitlerinden çipura, levrek, dil balığı ve sarıyanak kefalini yiyebilirsiniz.

Akbük Koyu aynı zamanda, doğa içinde kamp kurmak isteyenlerin ve yatçıların buluşma noktası. Kumsaldan 100 m yürüyerek gidilebilen birinci derece sit alanı olan Saplı Ada ve Kömür Adası'nı da mutlaka görün. Denize nazır yemyeşil Akbük ormanlarında trekking aktivitesi ise asırlık ağaçların arasında nefis bir rota izliyor.

Saplı Ada

Saplı Ada, tepeden bakıldığında limana bir kaşık gibi uzanan muhteşem manzarasıyla Akbük'ün simgesi. Volkanik bir ada olan Saplı Ada'da ilk yerleşim MÖ 6. yüzyıla dek uzanıyor. Hippedamos planlı olan yerleşimin etrafındaki surlar, deniz tarafından yok edilmiş olsa da kalıntılarına halen adanın bazı kesimlerinde rastlamak mümkün. Denizin içinden bir aracın bile kolayca geçebileceği bir deniz yolu bulunan Saplı Ada'ya denizin çekildiği dönemlerde yürüyerek ya da araçla geçilebiliyor.

Birinci derece sit alanı olarak koruma altında bulunan Saplı Ada'ya aynı zamanda Akbük'ün denize uzanan balkonu da deniyor. MÖ 1500'lerde Ege Denizi'nde meydana gelen büyük bir volkan patlamasıyla etrafa saçılan küllerin birikimi ile oluşan adada, halen bu kül katmanını görmek mümkün.

Akbük Plajı

Akbük Plajı, Didim merkezine 23 km mesafede bulunan ve Ege kıyılarında halka açık olan en geniş ve en çok tercih edilen plajlardan. Kalabalık ve gürültüden uzak, tertemiz havası ve masmavi deniziyle ormanın buluştuğu, sahilin ve huzurlu bir plaj.

Tarihi Rum Kilisesi

Tarihi Rum Kilisesi, günümüzde Kültür Merkezi ve kütüphane olarak hizmet veriyor. 1870'lerde Osmanlı döneminde yapılan kilise, Akbük merkezinde bulunan iskelenin hemen yanında yer alıyor. Tarihi Rum Kilisesi, Osmanlı mimarisindeki taş işçiliğinin en güzel örneklerinden.

Priene Antik Kenti

Priene Antik Kenti, zamanla Büyük Menderes Nehri'nin getirdiği alüvyonlar ile içeride kalmış bir antik yerleşim. Buna rağmen basamaklarla çıkılan kalıntılar ve tapınak günümüzde tüm görkemiyle görülebiliyor. Milet'in iyi korunmuş tiyatrosu, hamamları ve antik kent kalıntıları görülmesi gereken Didim'e yakın antik kentlerden biri. Samsun Dağı eteklerinde bulunan Priene, Didim yöresinin önemli antik kentlerinden.

Miletos Antik Kenti

Miletos Antik Kenti, iyi durumdaki tiyatrosu, hipodromu ve sular altındaki hamamları ile Ege'de görülmeye değer önemli antik kentlerin başında geliyor. Priene gibi Büyük Menderes Nehri'nin taşıdığı alüvyonlarla günümüzde denizden 10 km içeride bulunan Miletos, antik dönemde filozoflar kenti olarak biliniyormuş. Yunan ve Roma dönemi eserlerinin en güzel örneklerinden biri olan Milet Tiyatrosu'nun basamaklarını takip ederek arka taraftan limana ulaşabilirsiniz. Milet kentinin dört büyük limanından ayakta kalan ve günümüze ulaşan tek liman burası.

Dilek Yarımadası ve Büyük Menderes Deltası Milli Parkı

Büyük Menderes Deltası Milli Parkı, Kuşadası ve Söke ilçeleri sınırları içerisinde yer alıyor. Kuşadası-Söke karayolu ile ulaşılan milli park, Söke'ye 34 km uzaklıkta bulunuyor. Büyük Menderes Deltası Milli Parkı içerisinde nesli tükenme tehlikesi altında bulunan ve Akdeniz ülkelerinde de korunan türler arasında bulunan Akdeniz foku ve deniz kaplumbağalarının üreme alanı.

Bafa Gölü Tabiat Parkı

Bafa Gölü Milli Parkı, Didim'e 10 km mesafe bulunan ve Beşparmak Dağı'nın yamacında yer alıyor. Bafa Gölü, teknelerle birbiri arasında gezebileceğiniz beş küçük adaya sahip. 200'ün üzerinde kuş türüne ev sahipliği yapan Bafa Gölü Milli Parkı'nda, olta balıkçılığı, kampçılık ve Beşparmak Dağı'nın zirvesine düzenlenen trekking gibi aktivitelere katılmak mümkün. Ilgın, zeytin ve kızılçamdan oluşan bitki örtüsüne sahip olan milli park 200.000'den fazla su kuşuna ev sahipliği yapıyor.

Büyük Menderes Nehri taşkınlarının körfezi doldurmasıyla oluşan Bafa Gölü'nün hemen doğusunda Herakleia Antik Kenti'nde, Athena ile Endymion Tapınakları, agora, hamam ve amfi tiyatro bulunuyor. Bafa Gölü'nün kıyıya çok yakın bir ada üzerindeki Bizans Manastırı ve hemen yanında bir kayaya oyulmuş Kaya Mezarı ile kuzey batıda Myus Antik Kenti ile güney batısında Aissessos Antik Kenti yer alıyor.

Herakleia Antik Kenti

Herakleia Antik Kenti (Latmos Antik Kenti), Milas-Söke karayolu üzerindeki Çamiçi Beldesi'nden ayrılan yol üzerinde yer alıyor. Antik çağda Ege Denizi'nin bir uzantısı olan Latmos Körfezi'ne sahip olan Herakleia Antik Kenti, Büyük Menderes Nehri'nin getirdiği alüvyonlarla dolması sonucu körfez bugünkü Bafa Gölü'ne dönüşmüş.

Myus Antik Kenti

Myus Antik Kenti, Bafa Gölü kıyısında, Miletos Antik Kenti'nin 15 km doğusunda, Avşar Köyü yakınlarında yer alıyor. Strabon'a göre ise Myus, Atina kralı Kodros'un oğlu Kydrelos tarafından kurulmuş, Panionion Birliğine ait önemli bir kıyı kentiydi.Antik kaynaklarda adı geçen ve beyaz mermerden yapıldığı bilinen Dionysos Tapınağı'nın yer aldığı kentte tapınağa ait parçalar, arkaik döneme ait sur duvarları ve Bizans Kalesi kalıntıları görülebilir.

Didim Marina

Didim Marina, 2007'den bu yana 500 bin metrekarelik bir alanda hizmet veriyor. Ege Denizi'nden her yönde gidiş geliş yapacak yatların rotası üzerinde bulunan marina, Çeşme, Kuşadası, Bodrum, Datça, Marmaris, Fethiye güzergâhında seyredecek yatların da uğrak yeri.

Ege ve Doğu Akdeniz'deki en kapsamlı marina ve tekne bakım tesislerinden biri olan marina, resmi giriş limanı konumunda olup günlük direkt uçuşların yapıldığı Bodrum-Milas Uluslararası Havaalanı ile İzmir Uluslararası Adnan Menderes Havaalanı'na oldukça yakın bir mevkide yer alıyor. Didim Taşlıburun mevkiinden başlayan Didim Marina'da pek çok etkinlik ve festival düzenleniyor.

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.