BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

“Bodrum Önümüzdeki 50 Yılın Mücevheridir”

05 Mart 2018

BelediyeDeniz ekibi bu hafta da sizler için tatil rotası belirlemeye devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda Marmaris'i anlatmıştık. Bu hafta yine Muğla'nın bir başka incisi Bodrum'dayız.

Bodrum iklimi, doğası, denizi ve insanıyla bambaşka bir dünya. Tatil denince akla ilk gelen yerlerden Bodrum'u yakından tanımak için Belediye Başkanı Mehmet Kocadon'u ziyaret ettik. Bodrum hakkında uzun uzun konuştuk.

Televizyonlarda gördüğümüz Bodrum'un gerçeğini Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon'dan dinlemeye ne dersiniz?

Hiç tanımayan birine Bodrum'u nasıl anlatırsınız?

Bodrum bir yaşam tarzıdır. Bodrum önümüzdeki 50 yılın mücevheridir. Gelecekte ismini bütün dünyanın bildiği bir isim haline gelecek ve sadece Bodrum olarak tanınacak. Bugün nasıl İspanya'nın bazı adaları sadece ismiyle, Fransa'nın Cannes'i tek başına tanınıyorsa, Bodrum da öyle olacaktır.

Bodrum'un tarihinden ve isminin hikayesinden bahseder misiniz?

Bodrum 4 bin 500 yıllık bir tarihe sahiptir. Hep canlı ve yaşanmış bir şehirdir Bodrum. Ayrıca dünyanın yedi harikasından biri olan Halikarnas Mozolesi Bodrum'da. Enteresandır ama mozolenin taşları, Bodrum Kalesi'nin yapımında da kullanılmıştır. Mosseulum sadece bir anıt mezar değildir. Orada hem aşk, hem mücadele vardır. Dünyanın ilk kadın amiralleri olan Artemisyalar Bodrum'dan çıkmıştır. İsmi Halikarnas'tan başlıyor, betrum, bedrum, Bodrum'a kadar geliyor. Bilimsel bir araştırması ve açıklaması yok. Bizim için kabul gören; Halikarnasos ve Bodrum'dur.

Bodrum'un nüfusu nedir?

Şu an kışlık yerleşik nüfusumuz 230 bindir. Yaz nüfusumuz bayram tatillerinin uzunluğuna göre değişiyor. Eğer tatil süresi uzunsa 1 buçuk milyonu görüyoruz. Ortalama olarak 800 ile 1 milyon 200 bin oluyoruz.

Bir buçuk milyonluk bir nüfustan bahsediyorsunuz. Bu ciddi bir rakam, sizlerden ne gibi istekleri oluyor?

Şimdi öncelikle Bodrum'u Bodrum yapan değerlere bir bakmamız gerekiyor. Bu yüzden gelenlerimiz her zaman misafirimizdir ve misafirimizin memnuniyeti anlayışıyla hizmet veriyoruz. Tatil bölgelerinde en önemli şey misafiri aç, susuz ve uykusuz bırakmamaktır. Bizler hiçbir misafirimizi aç bırakmadık, uykusuz bırakmadık, susuz bırakmadık.

Bodrum'un geçim kaynağı sadece turizm mi?

Hayır. Çok büyükmüş gibi gözükse de Bodrum hala kendi örf ve adetlerine göre yaşar. Bodrum'da hayvancılık vardır, tarım, turizm ve mavi yolculuk, ikincil konutlar, inşaat sektörü. Geçimimizi böyle sağlıyoruz.

Bodrum'un neleri meşhurdur?

Bodrum'da en çok gurur duyduğumuz Bodrum Guletleri. Bodrum tekneleri ve kentsel kimliğimiz meşhurdur. Türkiye'de turizmin geliştiği yerlerde bina boyları da yükseldi ama Bodrum'da biz bunu yapmadık.

Bodrum, dünya turizm fuarında yer aldı. Bunun hakkında biraz konuşsak, neler söylersiniz?

Önce şunu söylemek istiyorum, Türkiye'de turizmle konaklama sektörü karıştırılıyor. Turizm yurt dışından ya da Anadolu'dan gelen misafirin şehri yaşamasıdır. Yani bu ne demek? Bu misafirin şehirde, taksiye binmesi, yemek yemesi, tarihi yerleri görmesi gezmesi, eğlenmesi kısacası şehirde yaşamasıdır. Konaklama da ise misafir, şehre gelir. Otele yerleşir ve tatil süresi bitince otelden çıkar, memleketine geri döner. Bu yüzden Türkiye'de gerçek anlamda turizmi yapan tek yer vardır, o da Bodrum. Bu yüzden biz Bodrum'u tanıtırken, her yönüyle tanıtıyoruz. Yemeğiyle, tarihiyle, eğlencesiyle, deniziyle her yönüyle. Gittiğimiz fuarlarda da Bodrum ismi rağbet gören bir isim oluyor. Şu an 2017 yılına göre havalimanından aldığımız rakamlar sadece İngiltere pazarında yüzde 144 artış gözüküyor. Ama bu, ‘Bodrum'da turizm çok iyi' demek olmuyor. Bizim turizmde çok iyi konumumuz 2011-2012 rakamlarımızdı. Tekrar o konuma gelmemiz gerekiyor. 2011'de 1 milyon 400 bin turist varken, bugün 500- 600 binlere düştüyse ve seneye bu rakam 800 bin olacaksa bu bizim için başarı değildir. Bizim için 1 milyon 400 binin üzerine çıktığımız gün başarı olacaktır. Bu yüzden tanıtım atağımızdan vazgeçmiyoruz. 30'a yakın ülkeye gidiyoruz. Bunların başına Çin ve Hindistan geliyor. Bodrum 54 ülkeden turist alıyoruz. Tek bir ülkeye bağlı turizm yapmıyoruz, bu yüzden ülkeler arası yaşanan krizlerde Bodrum minimum seviyede etkileniyor. Biz sadece Avrupa stantlarında tanıtım yapmıyoruz. Bugün Bodrum, Bodrum olduysa bunun en büyük etkisi Anadolu'dur. Anadolu halkıdır, Anadolu halkının Bodrum'a olan sevgisidir. Bu yüzden ülke içinde de tanıtımlarımıza devam ediyoruz. Hatta bir Bodrum Tırı yaptık ve Anadolu'yu gezdik. 37 ili gezdik, büyük sevgiyle karşılandık.

Bodrum'da başkanlığınız süresince bugüne kadar neler yaptınız?

Bir kere benim için vazgeçilmez olan 3 şey var: Sağlık, eğitim, spor. Ben hep şuna inanmışımdır ve tüm çalışmalarımı ona göre yapmışımdır. İleride savaşlar topla ve tüfekle olmayacak, sağlık yönünden olacak. Bu yüzden bizim öncelikli görevimiz sağlıklı nesiller yetiştirmek. Bunun için mücadele verdik. Bodrum televizyonlarda eller havaya gözükse de aslında örfüne, adetine bağlı; eğitime spora yatırım yapan, sağlıklı nesiller için mücadele eden bir şehirdir. Büyükşehir Yasası'ndan sonra Bodrum Yarımadamızdaki kapanan belediyelerimizin hiçbirinin kültür ve spor komplekslerini kapatmadık. Aksine üzerlerine ekledik. Şu an Türkiye liglerinde her branşta Bodrum mücadele ediyor.

Bütün okullarımızın bakım ve onarımını Bodrum Belediyesi olarak elimizden geldiği kadar yapıyoruz. Bizim için meydan yapmak, yol yapmak gelecek nesilleri kurtarmıyor. Önce eğitmemiz gerekiyor. Meydanı bir yıl sonra da yaparız, önce eğitim yaşı gelmiş çocuğumuzu eğitiyoruz.

Büyüklerimiz için evde bakım hizmeti, yaşlılara saygı projesi, ilaç ve ziyaret yardımları hepsini gerçekleştiriyoruz. Çünkü büyüklerimizden devraldığımız bir kültürümüz var. Bizler Bodrum'u onlardan devraldık ve onların kültürüyle bugün Bodrum bu kadar güzel oldu. Onlara vefa borcumuz bitmez.

Bunun dışında bizim bir projemiz var. ‘Denizlere Mavi Çok Yakışır' adlı projeyle her sene sezon başında ve sonunda deniz dibi temizliği yapıyoruz. Bizim halkımız gördükçe inanıp, tedbir alıyor. Bu yüzden teknede otururken elindekini denize atmak herkese kolay geliyor ama deniz bunları yok edemiyor. Bu yüzden bizler inip temizleyip, gösteriyoruz vatandaşa. 70 tonun üzerinde atık topladık. Öyle enteresan şeyler çıkıyor ki şaşırıp kalıyoruz. Küvet, klozet nasıl denize atılır? Bu kampanyaların tüm Türkiye'de devam etmesi gerekiyor.

Bodrum'da eksik olduğunu ve tamamlanmasını düşündüğünüz bir şey var mı?

Bodrum'un en büyük eksiği, katı atık ve altyapıdan kaynaklı eksiklikler. Bir de ana arter yolumuzda eksiklikler var. Bunların düzenlemesini Büyükşehirimizle beraber gerçekleştireceğiz.

Bodrum dışarıdan bakıldığı zaman çevreye fazlasıyla duyarlı ve geri dönüşüme önem veren bir yer olarak gözüküyor. Geri dönüşüm hassasiyetini nasıl kazandınız?

Önemli olan bizden sonraki nesillerin buradaki güzellikleri yaşamasıdır. Bu yüzden bu hassasiyetimiz var. Bizler Bodrum'da hiçbir yatırımcının önünü kapatma düşüncesiyle hareket etmeyiz ama gelene şunu sorarız: ‘Sen Bodrum'a, Bodrum'un rantı için mi geldin? Yoksa bizimle yaşamaya mı geldin?' Bu yüzden bizim doğamıza, çevremize ve kültürümüze saygılı tüm yatırımcıya destek veriyoruz. Bodrum'un çevresine zarar vermeyen, doğasını koruyan bir sistem oluşturduk. Bu da gelecek nesile Bodrum'u tüm güzellikleriyle bırakmak içindir.

Bodrum'a ilk kez gelen birisi, nereyi görmeli? Ne yemeli?

Bodrum'un girişinde bir uyarı tabelamız vardır. Şöyle yazar: ‘Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler. Akıllarını hep Bodrum'da bırakıp gittiler' Bu bizim uyarı levhamızdır. Bodrum, böylesine büyüleyici bir yerdir. Gelenin ilk gördüğü, Bodrum Kalesi, bu manzara insanı içine çeker. Bodrum'un her beldesinin kendine özgü güzellikleri vardır. Eğlenmek isteyen Yalıkavak'a gider. Dinlenmek isteyen Ortakent'e, Bitez'e gider. Her yerin ayrı bir özelliği vardır. Bodrum'da herkes kendi Bodrum'unu yaşayabilir. Bizim size ‘Bodrum'un şurasını görün' dememiz diğer mahallelerimize yakışmaz. Her mahallemizin kendine özgü bir özelliği vardır.

Bodrum'a o kadar güzel yemeğimiz var ki, seçmek benim için zor. Ama Bodrum'un yerlisinin elinden peynirli kıymalı karışık su böreğini bir yiyin. Bodrum'da düğün bir hafta sürer, illa davetli olmak zorunda değilsiniz. O düğünlerde çıkan yemeklerimizi gidip yiyebilirsiniz.


Başkanla Özel


Başkan olmadan önce ticaret hayatının içindeymişsiniz. Başkan olmaya nasıl karar verdiniz?

Benim hayat anlayışım, ‘İnsanlar mutlu yaşasın'dır. Çünkü insan ömrü çok kısa. Kimse kimse için saçını süpürge etmesin. Herkes mutlu olsun, herkes sağlıklı olsun ve kendisi için yaşasın. Hep böyle düşündüm ve bunun için pek çok sivil toplum örgütünde görev yaptım. Ayrıca bugün Bodrum'u ve bize bu güzellikleri bırakanlara bir vefa borcumuz da vardı. Bunu ödemenin en güzel yolu, onlara hizmet etmekti. Ben de bunu düşünerek 1999 yılında aday oldum ve halkımız bizi tercih etti. O zaman annemin tutmadığı partiden aday olduğum için 3 dönem annemden oy alamadım. 3 dönem annesinden oy alamayan bir belediye başkanı olarak Bodrum tarihine geçmiş bir başkanım. Parti değiştirdikten sonra annem de oy vermeye başladı. Amacımız, buradaki güzelliklerin bizden sonrakilerine de kalması. Bu koltuktan hiçbir beklentim yok, o yüzden çok rahat belediye başkanlığı yapıyorum.

Hobiniz var mı?

Benim için en büyük hobi spor. Yüzmeyle başladım, futbolla devam ettim. Tenis öğrendim, squash öğrendim, sörf öğrendim ama bunları hep kendim öğrendim. Hiç hocam olmadı, tam bir alaylı sporcuyum. Son dönemler yoğunluktan dolayı spor yapamıyorum ve hep suçluluk duyarım. Kitap ve gazete okumayı çok severim. En az ilgim televizyona ve durabildiğim kadar da sosyal medyadan uzak durmaya çalışıyorum.

Teknolojiyle aranızda bir duvar mı var?

Hayır, teknolojiyle arama bir duvar örmedim. Her zaman desteklerim ama teknolojinin getirmiş olduğu zaman ve iletişim kaybına karşıyım. Bizim çocukluğumuzda sokaklarda oynardık, şimdi çocuk evden çıkma ihtiyacını hissetmiyor. Buna karşıyım. Çocuklar toplumdan uzaklaşıyor ve toplum yozlaşıyor.

Koleksiyon yapar mısınız?

Biraz eski araba merakım var. Bir tane 56 Chevrolet, 61 Opel, 67 Mercedes, rahmetli babamdan miras 74 model Murat 124'üm var. Ama şimdi 63 ya da 64 Impala arıyorum. Benim modern arabalara hiç ilgim olmadı. Öyle bir araba da kullanmıyorum. Eski arabaları seviyorum, çocukluğumdan gelen bir şey bu.

Başka bir merakınız var mı?

Şu an başka bir şey yok ama kitaplarım çok fazla. Bir de 99'dan bugüne kadar benle ilgili çıkan bütün haberleri saklıyorum. İlerde bunları anı kitabı yapabilirim. Benim 100 gün hapis yatmışlığım var, ileride bunları anlatabilmek isterim.

100 günlük hapislikte neler hissettiniz? Neler yaşadınız?

Önce üzerime atılan suçları kabul edemedim. Çünkü o suçları üzerime iğne iplikle dikseniz tutmaz. O yapıda bir insan değilim. Bir 20-25 gün kendimi kahrettim. Sonra iddianame çıktı ve okudum. Bunun bir senaryo olduğunu, düzmece olduğunu anladım. Aileme dedim ki, ‘Sakın bana avukat tutmayın. Eğer Türkiye'de hak, hukuk, adalet varsa ben kendimi savunup, bu hapisten çıkacağım.' Öyle oldu, beraat aldım. Asla halkıma ve devletime küsmedim. Bunu bana yapanlar şimdi kendileri yargılanıyor. Türkiye'de hak, hukuk var. Ülkemizin adaletine herkes inanacak.

Hayat felsefenizi yansıtan bir cümle var mı?

Üç S. Sev, sevdir, sevilelim. Bir de ‘Yenilgiler ancak pes edince gelir' var. İnsanlar yanlış yapabilir. Ama yanlış yapmaktan korkarsan asla doğruyu bulamazsın, kaybetmekten korkarsan kazanmayı bilemezsin. İnsanın kalp atışı zig zag çizer ve inişli çıkışlıdır. Kalp atışı bu şekildeyse, insan yaşıyor demektir. İnsan düz bir çizgi ise yaşayamaz. Yaşamının böyle olması da canlılıktır.

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.