BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

Dönmek İstemeyeceğiniz Bir Yer: Kaş

26 Şubat 2018

Kışın ortasında iki haftadır sizleri yaza götürmeye çalışıyoruz. Bu hafta da vazgeçmedik. Yazı ayağınıza getirip, tatil için iştahınızı kabartmaya devam edeceğiz. Bu kez rotamızı Antalya'nın en batısına, Kaş'a çevirdik.


Antalya kent merkezine 190 km uzaklıktaki Kaş, tam anlamıyla bir tatil cenneti. Bitmeyen sahil şeridi ile deniz severlere, Likya uygarlığının izleriyle kültür seyahati peşinde olanlara, sedir ormanları ile doğa maceracılarına hitap eden dört dörtlük bir tatil mekanı. Dağların denize uzanan eteklerinde kurulmuş, kusursuz denizi ve sıcak kanlı insanlarıyla Kaş'a doyamadan geri dönmek zorunda kalabilirsiniz.

Kaş merkezinde kısa bir tur atarken kafanızı sarp dağlara çevirirseniz, orada sizleri bir sürpriz bekliyor. Dağın üzerinde birkaç oyuk; başta dikkatinizi bunlar çekiyor. Biraz daha dikkatli bakarsanız, bunların şehri gözleyen Kral Mezarları olduğunu anlıyorsunuz. Dağlarda bir şehir, kıyıda bir şehir ikilisinin tam ortasındasınız.

Kaş'ın şehir merkezi ve kent meydanı yaz kış fark etmeksizin kalabalık. Kalabalık ama huzurlu bir insan topluluğunun içerisinde akıp gidiyorsunuz. Merkezde yapacağınız yürüyüşlerde sizlere eşlik edecek onlarca minik dost bulabilirsiniz. Dinlenmek isterseniz de küçük kafeleri tercih edebilirsiniz.

Kaş'ın Tarihi

Gezip gördüklerimizin yanında Kaş'ın tarihinden bahsetmek gerekiyor aslında. Çünkü Kaş'ın tarihi çok çok çok eskilere dayanıyor. Kaş, milattan önceki dönemde Likya'nın deniz ticareti yapan balıkçı kasabası Antiphellos olarak anılıyormuş. Likyalılardan sonra, Romalılar'a, Bizanslılar'a yurt olan kent, Anadolu Selçuklu topraklarına katılarak Andifli adını almış. Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasını ardından Tekeoğulları Beyliği yönetiminin eline geçmiş. Osmanlı Devleti ilçeyi Yıldırım Beyazıt zamanında topraklarına katmış.

Rivayete göre Andifli, Tekeoğulları Beyliği zamanında Kaş ismini almış. Tekeoğulları Beylerinden biri Kaş'a yüksekten bakarak, göze benzettiği Meis Adası'nın tam karşı koyu olan Andifli'yi kaş olarak tasvir etmiş ve Andifli kasabası günümüze Kaş olarak gelmiş. Bir başka görüşe göre ise Kaş'ın tam karşısında yer alan Meis Adası'nın kelime anlamı gözdür. Bu yüzden de gözü çevreleyen bölgeye Kaş adı verilmiş.

Kaş'ta neresi gezilir?

Baştan söylememizde fayda görüyoruz. Kaş'a geniş ama olabildiğince geniş zaman ayırın. Gezip görülecek o kadar çok yer var ki...Biz bir kısmını aşağıya sıraladık.

Ayrıca Kaş'ın mevsimi yok. Kaş, her mevsim gezebileceğiniz bir yer. Bu yüzden bir turizm cenneti zaten. İşte Kaş'ta yaz kış gezebileceğiniz yerler...

Kaputaş Plajı ve Mavi Mağara

Fotoğraflarda gördüğünüz o mavinin ve yeşilin her tonun eşsiz durduğu minik koy var ya işte o gizli yer Kaputaş Plajı. Akdeniz'in en değerli plajlarından biri olan ve dünyanın en çekici plajları arasında gösterilen Kaputaş Plajı'na, Kaş-Kalkan istikametine doğru yaklaşık 20 dakika süren virajlı ancak şahane manzaralı bir yolculukla ulaşılıyor. Kalkan'a 7 km mesafede yer alan plaja uzun bir merdivenle iniliyor. İki yüze yakın basamağın her birinde köpüklü beyaz dalgaların sizi kendine çektiği bu doğa harikası plajın turkuaz denizinin sırrı ise yer altı suyunun kıyıdaki kumlar arasından süzülmesi. Aynı sebeple dalgalı ve serin bir denize sahip olan plaj, kumunun altın sarısı rengiyle, mavinin tonlarının mükemmel bir uyumunu yansıtıyor.

Kaputaş Plajı yakınlarında yer alan ve 1972'de bulunan Mavi Mağara, Kaş'a 18 kilometre mesafede yer alıyor. Bir zamanlar foklara ev sahipliği yapan mağara, 50 metre uzunluğa, 40 metre genişliğe ve 15 metre yüksekliğe sahip. Mağaranın girişi dar olduğundan deniz dibinden yansıyan güneş ışıkları, içeride muazzam ışık oyunları oluşturuyor. Kaş'tan hareket eden tekne turları ile ziyaret edilebilen mağaraya kara ulaşımı yok.

Büyük Çakıl Plajı

Kaş merkezinden kalkan minibüslerle ulaşılan Büyük Çakıl Plajı, kayalıklarından çıkan tatlı su kaynağıyla ünlü. Tam da bu sebepten az tuzlu ve serin bir denize sahip olan plajda tüm gününüzü geçirebilirsiniz.

Küçük Çakıl Plajı

Kaş merkezden 5 dakikalık bir yürüme mesafesinde bulunan, halka açık ve küçük plaj olan Küçük Çakıl Plajı, bol alternatif sunan uygun fiyatlı restoranlarıyla, daha çok civar pansiyonlarda konaklayanların tercihi.

Liman Ağzı

Kaş merkezinden 30 dakikada bir kalkan teknelerle, yaklaşık 15 dakikada ulaşabileceğiniz Liman Ağzı, kayalıklardan denize girmek istemeyenler için güzel bir alternatif sunuyor. Mavi bayraklı bir plaj olan Liman Ağzı bölgesi, yaz dönemlerinde teknelere ev sahipliği yapan şirin bir yer. Burada deniz keyfiyle birlikte, Antik Likya Yolu'nda yürüyüş yapabilir, yol üzerinde yer alan Sebeda Antik Kenti'ni görebilirsiniz. Liman Ağzına yakın görülmeye değer yerlerden biri de, içinden yer altı suyu çıkan Hıdırellez Mağarası.

Çukurbağ Yarımadası

Sessiz ve sakin bir tatil yapmak isteyenlerin adresi olan ve Kaş'a 6 kilometre uzaklıkta yer alan Çukurbağ Yarımadası, geceleri çok az ışık olduğundan yıldızları seyretmek için ideal bir yerdir. Lüks tekne ve yatların mola vermek için tercih ettikleri dingin ve berrak koyları ile huzurlu bir tatil alternatif sunan yarımada ile Kalkan'a giden yol arasında da doğal bir liman olan Bucak Denizi ve yeni bir marina bulunuyor.

İnceboğaz Plajı

Çukurbağ Yarımadası yolunun en dar noktasında bulunan ve Bucak Denizi'ne bakan koyda bulunan İnceboğaz Plajı, özellikle bahar aylarında yüzmek için ideal bir bölge. Sıcaklık bakımından yüksek, durgun ve dingin bir denize sahip olan plajın Meis Adası tarafına bakan kısmında ise su biraz daha hareketli ve serin.

Akçagerme Plajı

Durgun suya sahip bir halk plajı olan Akçagerme Plajı, özellikle çocuklu ailelerin öncelikli tercihi. Çocuklar için havuz, su kaydırağı ve parkların yer aldığı plaj, Kaş Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi tarafından işletiliyor.

Seyrekçakıl Plajı

Kaş-Kalkan yolu üzerinde ve Kaş'a 12 kilometre uzaklıkta yer alan Seyrekçakıl Plajı, arka tarafı ormanlık alan olan bakir bir bölge. Daha çok kamp, çadır ve karavancılar ile yerel halkın tercih ettiği plajda, herhangi bir turistik tesisin olmayışı da buraya ayrı bir huzur katıyor.

Kekova, Simena ve Teimiussa Antik Kentleri

Teimiusa (Üçağız) ve Simena (Kale) Köylerinin karşısında uzanan ince uzun bir ada olan Kekova; yalnızca Antalya'nın değil, hemen hemen tüm Akdeniz kıyılarının en temiz denizine sahip, koruma altına alınmış bir bölge. Teimiusa ve Simena'yı Akdeniz'e karşı koruyan, denizcilerin sığınak yeri, gemi inşa ve onarım merkezi olarak kullanılan Kekova'nın kuzeybatı kıyılarındaki Batık Kent olarak adlandırılan kalıntılar, MÖ. 5. yüzyıldan bu yana ticari ve askeri üs olarak kullanıldığını gösteriyor. Tersane Koyu olarak adlandırılan bölge Bizans'a ait bazilika apsisi ile arkeolojik kalıntıların en yoğun olduğu alan.

Antik kaynaklarda adından ilk kez MÖ. 4. yüzyılda bahsedilen Simena görkemli kalesiyle eşsiz bir görünüme sahip. Kalenin kuzeyinde yer alan kaya mezarlarında Likya dilinde yazıtlar, lahitler, mendirek ve yapı kalıntıları ile İmparator Vespasian'a ithaf edilmiş olan hamam, kaleden rahatlıkla izlenebiliyor. Kale içinde kayaya oyulmuş küçük tiyatro ise bölgenin en ilginç kalıntısı. Kalenin kuzeyinde ise oldukça geniş bir alana yayılmış olan mezarlık alanı bulunuyor.

Teimiussa olarak adlandırılan küçük bir Likya liman kenti üzerinde bulunan günümüz Üçağız Köyü'ne Kaş veya Finike yönünden hareket eden teknelerle ulaşılabiliyor. Kekova doğal ve arkeolojik sit kapsamında korunan yörelerden biri olan Teimiussa'nın tarihi MÖ. 4. yüzyıl öncesine işaret ediyor. Teimiussa'da çok sayıda mezar ile kıyıda yol ve rıhtım bulunuyor.

Doğal SİT alanı olarak koruma altına alınan Kekova aynı zamanda Türkiye'nin en iyi dalış rotaları arasında gösteriliyor. Türkiye'nin tek batık kentinin yer aldığı Kekova'ya, yalnızca deniz yolu ile ulaşım mümkün. Kaş merkezden her gün hareket eden teknelerle Kekova'ya gidebilirsiniz.

Kalkan

Heredot'un dünyada yıldızlara en yakın yer olarak tanımladığı Kalkan, 1920'lere kadar Kalamaki adıyla anılan eski bir Rum yerleşimi olarak biliniyor. Tarih boyunca güvenilir bir liman olarak önemini koruyan ancak 1970'lerde Antalya kara yolunun açılmasıyla deniz ticaretinin son bulduğu Kalkan, günümüzde İngilizlerin başı çektiği yoğun yabancı nüfusa ev sahipliği yapıyor. Kentin eski dokusunun bulunduğu bölümün korunabildiği Kalkan, şirin beyaz duvarlı evleri, dillere destan güzellikteki denizi, yat limanı, birkaç kilometre içinde ulaşılabilen dağ ve köy yaşamı, teraslar üzerine kurulu restoranları ile farklı ve bozulmamış bir cenneti andırıyor.

Xanthos Antik Kenti

Kaş'ın en büyük antik kenti olan ve Kınık'ın Eşen Çayı kenarındaki bir tepede yer alan Xanthos Antik Kenti. Likçe yazıtlarda adı Arnna olarak geçen ve arkeolojik önemi yanında halkının bağımsızlık tutkusu ile de ünlü bir kent. Fethiye-Kaş karayolunun yetmişinci kilometresinde yer alan ve Likya uygarlığının en eski yerleşim yeri olan Xanthos'un geçmişi, MÖ. 7. yüzyıla dek uzanıyor. Dikme lahitler, ev tipi mezarlar, anıtlar, kabartmalar ile Likçe'nin en önemli belgesi niteliğindeki Yazıtlı Dikme Mezar'ın bulunduğu kent, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde olmakla birlikte buradan çıkarılan pek çok eser British Museum'da sergileniyor.

Saklıkent Kanyonu

Kaş'ın doğa harikası oluşumu olan Saklıkent Kanyonu, merkeze 60 kilometre mesafe yer alıyor. Kınık'ın Eşen Çayı'nın bir kolu olan çok güçlü akan buz gibi suya sahip Karaçay'ın oluşturduğu kanyon, 18 kilometre uzunluğunda ve Milli Park statüsünde olup Türkiye'nin en uzun kanyonu. 1996'dan beri koruma altında bulunan kanyon, Fethiye ve Kaş arasında doğal bir sınır oluşturuyor. Rafting, trekking, jeep safari gibi doğa sporlarının yapıldığı Saklıkent'te, dere kenarındaki ahşap balkonlarda lezzetli gözlemeler yiyebilirsiniz.

Patara Plajı ve Patara Antik Kenti

Yeşilçam filmlerinden hatırladığımız çöl sahnelerinin çekildiği Patara Plajı, Xanthos Çayı'nın getirdiği alüvyonlarla meydana gelmiş, 18 kilometrelik sahiliyle Akdeniz'in en uzun plajı. Kaş ve Kalkan'ın ortasında bulunan Patara incecik kumuyla, Türkiye'nin en güzel plajlarından biri olarak kabul ediliyor. Caretta Caretta'ların yumurtlama alanı olmasıyla da ayrı bir öneme sahip olan plaj, Kaş'a 41 kilometre mesafede.

Likya Birliği'nin başkenti olan Patara'da meclis binası, deniz feneri, tiyatro ve Apollo Tapınağı'nı ziyaret edebilirsiniz. MÖ 8. yüzyıla uzanan tarihiyle zamanında Akdeniz'in en önemli üç limandan biri olan antik kent sizi doğa harikası bir bölgede geçmişe yolculuğa çıkarıyor.

Demre (Myra Antik Kenti)

Likya uygarlığının önemli şehirlerinden biri olan Demre, bilinen tarihiyle MÖ 3. yüzyıla dek uzanan, Bizans döneminde Myra ismiyle önemli bir idari ve dini merkez olan bölge. Kaş'a 40 kilometre uzaklıkta yer alan Demre'de, Myra'nın arkasında yükselen kayalara oyularak yapılan mezarlar kabartma ve yazılarla süslenmiş. Ancak buradaki en önemli yapı toprak seviyesinin yedi metre altında bulunan St. Nicholaus Kilisesi. Myra'da 4. yüzyılda piskopos olarak görev yapan ve Noel Baba olarak da bilinen Nicholaus her yıl Aralık ayının altısında burada etkinliklerle anılıyor. St. Nicholaus'ın ölümünden sonra bu kilisede yattığı ve daha sonra kemiklerinin İtalyan denizciler tarafından Bari'ye götürüldüğüne inanılıyor.

Kıbrıs Kanyonu

Kaş ile Elmalı ilçeleri arasında bulunan ve yaban hayatı koruma bölgesi olan Kıbrıs Kanyonu, doğa sporu tutkunlarının gözdesi.Olağanüstü ve bozulmamış doğasıyla büyüleyici. Kaş ilçe merkezine 50 kilometre mesafedeki kanyonda yürüyüş, bisiklet, cip, safari ve kanyon geçişi turları düzenleniyor. Kasaba-Kemerköy-Kuruova asfalt yolu ve Sütleğen Akörü orman yolu, kanyonun panoramik görüntüsünün izlenebileceği güzergâhlar. Sinekçibeli ile Meryemlik mevkii arasındaki tahta köprüden geçen yürüyüş yolu çam, ardıç, sandal ve sedir ağaçlarıyla bezeli.

Phellos Antik Kenti

Kaş'ın kuzeyindeki eşsiz manzaralı bir antik kent olan Phellos Antik Kenti, Çukurbağ Köyü'ne 2 kilometre mesafede bulunuyor. Çevresindeki dağlık bölgeye hâkim bir sırt üzerinde kurulmuş olan Phellos, MÖ. IV. yüzyılda oldukça önemli bir kentti. Kalıntıların çoğunu ince uzun bir tepe üzerinde özellikle lahit tipi mezarların oluşturduğu antik kentin, tepenin en yüksek yerinde etrafı duvarla çevrili, tümüyle ana kayadan oyularak yapılan ev tipi mezarı dikkat çekiyor. Taşlık ülke anlamına gelen Phellos'un kayaya işlenmiş boğa kabartması, iç yüzeyde bulunan zengin kabartmalar ile kenti kuşatan duvarın dışındaki lahit türünün en özgün örneklerinden.

Gömbe Yaylası

Antalya'nın en meşhur ve en serin yaylalarından biri olan Gömbe Yaylası elması, cevizi ve armudu ile anılan, yağlı güreşleriyle tanınmış misafirperver Gömbelilere ev sahipliği yapıyor. Kaş'a 70 kilometre uzaklıkta yer alan Gömbe'ye yol boyunca kızılçam, sedir ve ardıç ağaçları ile sincapların rehberliğinde ulaşılıyor. Bir krater gölü olan Yeşilgöl'ün buz gibi suyunda yüzebilir, Akdağ'ın tepesinden 60 metre aşağı düşen Uçarsu Şelalesi'ne yürüyerek doğanın keyfini çıkarabilir, bu şahane doğada güzel fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz.

İslamlar Köyü

Kaş'a 30 kilometre mesafede yer alan, beyaz üzümleri ve alabalığı ile ünlü bir dağ köyü olan İslamlar Köyü, Türkler ve Rumların uzun yıllar birlikte yaşadıkları bir yerleşim. Rumca eski ismi Bodamya olan İslamlar Köyü, "nehirler" anlamına geliyor zira köy, gürül gürül akan dereleriyle yazın bunaltıcı sıcağında nefes aldıran bir vaha konumunda. Akarsu kenarına kurulmuş alabalık çiftlikleri ve pek çok restoranıyla sabah kahvaltısı veya yemek molası vermek için ideal bir alternatif.
İslamlar Köyü'ne gelmişken en eskisi 300 yıllık olmak üzere Rumlardan kalma pek çok bir su değirmenini ve Göldağ Mevkiindeki muazzam işlemeli kaya mezarlarını görebilirsiniz.

Dirgenler Köyü

Kaş'a 35 kilometre uzaklıkta bulunan ve Kasaba Vadisi'nin içinde yer alan Dirgenler Köyü, adını dirgen kullanan ırgatlardan almış. Geçimini seracılık ile karşılayan köylülere ev sahipliği yapan Dirgenler'de, mermer ocakları ve mermer fabrikası bulunuyor. Doğal güzelliklerine eklenen köy halkının misafirperverliği, Şişima Klisesi ve Dirgenler Kalesi ile taçlanıyor. Anadolu'da Justinyen sonrası yapılmış yedi Bizans kilisesinden biri olan Şişima Kilisesi kubbeli bazilika tipinin en güzel örneğini teşkil etmesi bakımından görülmeyi sonuna kadar hak ediyor.

Meis Adası

Yunanistan‘ın ana karaya en uzak adalarından biri olan ve yalnızca 400 kişinin yaşadığı Meis Adası'na, dünyayla en önemli bağlantısı olan Kaş'tan kalkan feribotlarla yaklaşık 20 dakikalık deniz yolculuğuyla ulaşılıyor. Adadaki tek yerleşim yeri olan ve Megisti ya da Meis olarak anılan Kastellorizo'dan hatırı sayılır adalı, her cuma günü kurulan yerel Kaş pazarını ziyarete geliyor.

Biz bir kısmını yazdık ama hepsi bu kadar değil. Kaş gezmekle bitecek, bir tatilde doyulacak bir kent değil çünkü. Bunların dışında Kaş, ‘Türkiye'deki tüm sporcuların hayallerini süsleyen bir kenttir' iddiasında da bulunabiliriz. Çünkü Kaş, Türkiye'de su sporlarının ve su altı dalışlarının ilk adresidir. Ziyaretçilerine trekking, dağcılık, yamaç paraşütü, rüzgar sörfü ve rafting gibi doğa sporları için pek çok olanak sunuyor.

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.