BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

Söke Deyince Akla Pamuk Gelir

29 Ocak 2018

Aydın'a bağlı Söke ilçesi hem tarımsal üretim, hem doğal güzellikleri, hem de tarihi eserleri ile ön plana çıkıyor. Türkiye'nin pamuk ambarlarından olan Söke,her daim esen rüzgarıyla temiz enerji için ideal bir bölge. Barındırdığı antik kent kalıntıları ile de kültür turizmi için iddialı.

Belediyedeniz ekibi olarak Söke'yi daha iyi tanımak, belediyenin faaliyetlerini yerinde görmek için Belediye Başkanı Süleyman Toyran'ı ziyaret ettik. Doğma büyüme Sökeli ve Söke'nin ticaret erbaplarından olan Toyran ile ilçenin tarımı, ekonomik yapısı, turizmle ilgili planları ve sanayi faaliyetlerini konuştuk.

Şimdi sözü Söke Belediye Başkanı Süleyman Toyran'a bırakalım...

Söke'nin isminin hikayesinden ve tarihinden kısaca bahsedebilir misiniz?

Doğrusu isimle ilgili çok fazla rivayet var fakat çok sağlıklı değil. Bazıları Söke'nin daha önce Sazlıköy tarafında bir Akçaşehir olduğunu, sel baskınında oranın buraya taşındığını söylüyorlar.Ama Evliya Çelebi Söke'den, ‘şu kadar mahallesi olan', ‘beyaz benizli insanların yaşadığı güzel bir kent' diye bahsediyor. Yani tarih konusunda çeşitli rivayetler var; gerçek olanını anlatayım. Zamanında burası sancak merkeziymiş. Sığla Sancağı, en eski yerleşim yerlerinden birisi; İzmir bile buraya bağlıymış.

İsminin nereden geldiğinden bahsedecek olursak...Burası çok rüzgar alan bir yer. Söke'nin rüzgarından dolayı ‘söke söke' denilmiş...Sökmekten gelen bir tarihçesi var. Tarihçesi ve ismi biraz karışıktır. İsmin tam olarak nereden, ne şekilde geldiği de belli değil. Ama en eski yerleşim birimlerinden biri olduğu su götürmez bir gerçeğimiz.

Söke'nin bugün nüfusu ve demografik yapısı nasıl?

Söke'nin, merkez nüfusu 70 bin. Ama Sazlı ve Savuca diye birbirine çok yakın iki tane beldemizin de Söke'ye katılmasıyla yaklaşık 100 bin merkez nüfusu olan bir ilçe merkezimiz var şu anda.

İlçe sınırları olarak baktığımızda da yaklaşık 117 bin nüfus. 34 mahalle, 7 beldeyiz. Söke'deki 8 mahalleyle birlikte toplam 49 tane mahallemizin olduğu bir yerleşim birimi. Bin kilometrekarelik yüzölçümüne hitap ediyoruz. Bu nüfusu, coğrafisiyle Türkiye'nin birçok ilinden öndeyiz. Aydın'ın geneline baktığımızda; nüfus olarak Aydın'ın 3. büyük ilçesi, yüzölçümü olarak da Aydın'ın en büyük yüzölçümüne sahip olan bir ilçe.

Geçim kaynağı nedir?

Yıllardır Söke tarıma dayalı bir ilçe olarak anılmaktadır ve öyle olarak bu devam etmekte. Söke gayrisafi milli hasılasının yüzde 70'ini tarım gelirlerinden karşılıyor.
Yine Söke deyince, akla pamuk gelir. Onun arkasından ovamızda dönemsel olarak ekilen buğday, ay çekirdeği geliyor. Gerçi ay çekirdeği son zamanlarda biraz azaldı. Pamuk ağırlıklı tarımın yapıldığı bir ilçe olarak görebilirsiniz bizi.

Söke'nin avantajlarından bahsedebilir misiniz?

Söke'nin avantajları bize göre çok. Biz, ‘Nasıl bir Söke istiyoruz?' diye bakacak olursak; Söke'nin yine tarıma dayalı bir tarım kenti olmasını arzu ediyoruz. Söke her ne kadar bir tarım kenti olarak anılsa, ifade edilse de şu an tam kapasite çalışmayan Organize Sanayi Bölgesi'yle bile sanayi alanında da ön sıralarda olduğunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Bugün Türkiye çapında bir Söktaş'tan bahsediyorsak, bugün Türkiye çapında bir Söke Un'dan bahsediyorsak, bugün Türkiye çapında bir Batı Söke Çimento Fabrikası'ndan bahsediyorsak ki bu firmalar Türkiye'nin önde gelen bin tane büyük sanayi kuruluşu arasında her zaman yer almışlardır. Bunlar Söke'nin artıları diye düşünüyoruz.

Tabi bunun yanında yine yüzde yüz ihracat ağırlıklı çalışan bir Sibaş fabrikamız var; kapari, kurutulmuş domates ve turşu üzerine imalatı olan. Davas İplik Fabrikamız var. Yüksel Seramik var bölgenin sınırları içerisinde. Organize Sanayi Bölgesinin de faaliyete geçmesiyle ki orada da Türkiye'nin dev firmalarının kısa zamanda faaliyetlerine başlayacağını sayabiliriz.

Hedefimiz Söke'nin tarım kenti olarak kendini geliştirmesi. Bununla ilgili seracılık ve hayvancılığın geliştirilmesi önemsediğimiz bir konu. Tarla ziraatı dışında son zamanlarda hatırı sayılır bir zeytin alanı ekimi, narenciye ile ilgili çalışmalar, kirazla ilgili çalışmalar gerçekleştiriliyor. Şu anda da Kemalpaşa Mahallesi'nin sırtlarında muz üretimiyle ilgili çalışmalar yapılıyor. Yani burada tarımı çeşitlendirip, hayvancılığı geliştirip Söke'nin tarım konusunda katma değeri çok daha fazla yüksek bir yerlere gelmesini istiyoruz.

Altı aylık hareketlere baktığımızda aylık 25 bin aracın geçtiği ve Türkiye'nin en önemli otoyollarından, geçiş noktalarından biri Söke. Burada bizi rahatsız eden konu, ‘Ben Bodrum'a giderken, ben Didim'e giderken Söke'yi kenarından geçerken gördüm.' denilmesi. Kuşadası'na giderken yanından geçtiğiniz bir yer olarak değil, Söke'nin gezilip görülebilecek, içine girilebilecek, Söke'nin değerlerini fark ettirebileceği bir ilçe olmasını istiyoruz.

Söke'nin bulunduğu konum itibariyle ticari bir lojistik merkezi olmasını arzu ediyoruz. 100 kilometrelik bir sınıra baktığımızda; İzmir bunun içine giriyor, Bodrum bunun içine giriyor, Didim, Kuşadası... Yaz aylarında yaklaşık 10 milyon nüfusun yaşadığı bölge içerisindeyiz biz. Bu bizim için son derece avantajlı bir yer. Yol güzergahı üzerinde bulunmamız senenin 6 aylık araç geçiş ortalamasının 25 bin olduğu bir yerden bahsediyoruz. Hem hizmet anlamında hem de mevki anlamında özellikle Kuşadası ve Didim'in lojistik destekçisi olmak istiyoruz.

Kenarından geçen insanlara Söke'de neler olduğunu, nelerin meşhur olduğunu nasıl anlatırsınız?

İlçe olduktan sonra sınırlarımız da genişledi. Son 3-4 senedir Söke Belediyesi olarak özellikle Yılan Balığı Festivalleri ile Serçin'in yılan balığının tanıtımında ilerleme kaydettik. Gelenler festivallerimize uğrayabilir.
Söke'yi uzaktan yakın takip edenler Latmos dediğimiz dağlarda 8 bin yıllık kaya resimlerinin olduğunu biliyorlar. Fakat bunun tanıtımında yeteri kadar çaba sarf ettiğimizi söyleyemeyeceğim.

Dağ köyleri dediğimiz Bayırdamı, Karakaya, Demirçay köyleri bize göre gezip görülmesi gereken yerler. Önümüzdeki yıllarda bununla ilgili çalışmalarımız olacak. Özellikle deniz turizminin bitmekte olduğu, yayla turizmi ve alternatif turizmin ön plana çıkacağı günlerde biz buraların bu şekilde tanıtımını yapmayı istiyoruz. Söke'nin denize açılan tek kıyısı Doğanbey, Karina dağların olduğu bir alan. Doğanbey, Rum evlerinin olduğu ve şu anda kısmen de olsa özüne uygun olarak restore edilen bir köyümüz.

New York'a İlham Olan Kent Priene

Turunçlar bizim çok önemsediğimiz bir alan, Priene'in olduğu yerde. Priene antik kenti özellikle mimari yönü ve kent planıyla New York'a model olmuş bir yer olarak gösteriliyor.

Söke merkezde yine eski Rum evlerinin olduğu Kemalpaşa Mahallesi dediğimiz eski dönemde başlamış sokak saflaştırma ve restorasyon çalışmaları bizim zamanımızda biraz daha hız kazandı. Biz de buralarda bu restorasyon çalışmalarını tamamlayıp Söke'nin geçmişine sahip çıkan bir kimlik olarak değerlendirmek istiyoruz.

Eski Doğanbey ve Söke merkezdeki Kemalpaşa evleri istediğimiz şekle sokabilirsek, buraların bir Safranbolu, Beypazarı, Şirince'den çok daha fazla önem arz edeceğini ve beğeni toplayacağını düşünüyorum. Söke'yi bu yönleriyle değerlendirmek istiyoruz.

Ağaçlı beldemiz var, bizim önemsediğimiz bir alan. O da Sisam Adası ve Kuşadası Körfezi'ne cephede bir köyümüz. Son zamanlarda buralarla ilgili talep artışı olduğunu görüyoruz. Vatandaşın gelip burada ev almak, yaşamak gibi düşünceleri var.

Eski Doğanbey dedik, Karakaya dedik, Latnos dedik, Turunçlar dedik, Gelebeş dedik. Gelebeş dediğimiz yerde eski Rum evlerinin olduğu ve bir kilisenin de olduğu bir alanımız var. Buralar hakikaten çoğu kişi tarafından bilinmeyen, görülmeyen yerler. Biz buraların hem bilinir olmasını hem de gezip görülecek yerler olmasını arzu ediyoruz. Söke'nin ileriye dönük, bu yönüyle anılan bir kent olması hedefimiz.

Söke için gelecek hedeflerinizi tek bir çatı altında toplarsak, neler söylersiniz?

Söke'yle ilgili hedeflerimizin arasında, Söke'nin bir öğrenci kenti olması var. Burada geçmiş dönemde Söke Ticaret Odası ve diğer kurum kuruluşlar ve hayırsever vatandaşlarla gerçekleştirdiğimiz üç tane bina var. Meslek Yüksekokulu binası, İşletme Fakültesi binası, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi binası. Bunlar yaklaşık 22 bin metrekarelik bir alan. Bunlar Sökeli vatandaşlar tarafından yaptırılmış, tahsis edilmiş ve şu anda da hedeflerimizin altında kalmış olmasına rağmen yaklaşık 5 bin iki yüz öğrencinin eğitim gördüğü bir öğrenci kenti diyebiliriz Söke'ye. Şu anda bizim hedefimiz 10 binlerdeydi. Burada hedefimizin yarısını gerçekleştirdiğimizi düşünebiliriz.

İleriye yönelik bunların alt yapı olacağını düşünerek Söke'nin bir öğrenci kenti, Söke'nin kendine has bir üniversitesi olması gibi taleplerimiz ve düşüncelerimiz var. Bu konuda çalışmalarımız devam edecek. Demin çizdiğim sınırlar içerisinde Söke'nin tarihi, doğal, tabii güzellikleriyle anılan bir kent olmasını istiyoruz.

Yine Söke bulunduğu konum itibariyle özellikle enerji yatırımı konusunda son derece elverişli bir yer. Rüzgârımız bol. Güneş panelleriyle ilgili de çalışmalar yapılıyor. Her ne kadar tartışılsa da jeotermalle ilgili Söke'nin altında ve çevresinde hatırı sayılır jeotermal kaynakların olduğu ifade edilmektedir. Bunun kullanımı doğrudur, yanlıştır tartışılıyor. Salınımından dolayı çevrenin zarar gördüğü tartışılıyor. Ama neticede bu da bir değer olarak görülmekte. Doğru kullanım halinde ısıtmadan tutun, seracılıktan tutun yani enerji üretiminde hatırı sayılır bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Söke, enerji üretme konusunda da değerlendirilebilecek veya bizim artı olarak gördüğümüz bir ilçe.

6 Avantaj

Şimdi tarım dedik, sanayi dedik, ticari lojistik merkezi dedik, öğrenci kenti Söke dedik, tarihi, doğal ve tabi güzellikleriyle anılan bir kent dedik, enerji altyapısıyla ilgili hatırı sayılır potansiyeli olan bir ilçe dedik. Yani bizim 6 tane şu anda birçok yere göre olmayan avantajlarımız var. Yerel yönetimler olarak, STK'lar olarak bizim doğru zamanda doğru adımları atarak Söke'nin bulunduğu yerden çok daha ileriye taşımayla ilgili düşüncelerimiz var.

Seracılığı belki ovamızın her tarafında yapma şansımız yok ama Söke'de olmazsa olmazlardan gördüğümüz çalışmalardan biri olması lazım diye düşünüyoruz. Özellikle tarım konusunda son yıllarda münferit olarak bu çalışmayı yapan arkadaşlar var. Gelecek yıllarda bunun artacağını düşünüyoruz.


Söke'nin Yüzde 80'i Yenilenmeli


Tabi Söke eski yerleşim birimi olmasından dolayı Söke'de yaşadığımız sıkıntılar var; otopark konusunda sıkıntılarımız var, yollarımızla ilgili sıkıntılarımız var, yeşil alanlarla ilgili sıkıntılarımız var. Biz buraya geldiğimizde şöyle bir tabloyla karşı karşıyaydık; Söke'nin ya kaldığı şekliyle büyümesine müsaade edecektik yani Söke bu imar durumuna göre gelişecek, büyüyecek, yapılaşmasını ona göre sağlayacak.Ama bu yapıları yaptığımız zaman dediğimiz gibi otopark alanı yapma şansımız yok, yollarımızı genişletme şansımız yok, yeşil alan yaratma şansımız yok. Bu bizim içimize çok sinen bir şey değildi. İkinci seçenek Söke'yi bu şekilde bırakıp, Söke'yi farklı bir yerde yeniden inşa etmek. Söke'nin genişleyeceği tek yön ova. Toprak bizim için çok önemli, Türkiye için çok önemli. Yani orada tarım arazilerinin heba olmasını istemiyoruz. Söke'nin o şekilde büyümesini de istemiyoruz. Tek seçenek Söke'nin kendi içinde, kendi kendine yenilenmesiydi. Biz bu yönde bir çalışma yaptık; ileriki günlerde de çalışmalarımız bu yönde devam edecek. Tabi konut stoku bakımından da konutların yaşlılığı anlamında da belki Söke'nin yüzde 70'inin, yüzde 80'inin yenilenmesi gereken yapıda. Bazı evlerimiz heyelan bölgesi alanında kalmakta. Tabi bu zamana kadar deprem olmaması, olası bir felaketin önüne geçmiş gibi ama olası bir depremde Söke'nin hatırı sayılır bir zarar göreceğini düşünüyoruz. Yani bu yenilemenin bir an önce yapılması gerektiğini de düşünüyoruz.

Söke'nin yollarıyla ilgili sıkıntılarımız vardı. İlk etapta ilavelerle birlikte yaklaşık 2 milyon TL'ye mal olan bir parke tesisini hizmete soktuk. Ve belki Aydın ili genelinde hiçbir belediyenin yapamadığı kadar yani 4 senede 1 milyon metrekare kendi yetki alanımızda yol yenileme çalışmalarını gerçekleştirdik. Bu yeni mahallelerimiz, eski köylerimiz de dahil olmak üzere kapalı pazar yerleri yaptık. Yine ıslah çalışmaları yapıldı. 850 metrelik bir alanda sağlı sollu duvar örümü, taş duvar örümü, alan ıslahıyla ilgili çalışmalarımız oldu. Koyuncuoğlu Pasajı'nın yıkılmasından sonra alternatif mekan yaratma adına yaklaşık 60 mekanlık bir çarşı yarattık, oranın açılışını yakında yapacağız. Yine gelir yaratma anlamıyla Yeni Cami mahallesinde bir semt parkı, spor kompleksi oluşturmayla ilgili çalışmalarımız vardı, oranın açılışını yakın zamanda yapacağız. Yine Söke'nin noksanı olarak gördüğümüz kültür konusunda, kültür kompleksi konusunda Efes Sineması'nın kamulaştırılması ile ilgili çalışmalarımız başladı. Zannediyorum 2018 yılı içerisinde onu tamamlayabiliriz. Tabi orası da eski yapı, sit alanı içerisinde kalan bir yapı. Projeye uygun olarak restorasyonunun yapılması gereken bir yapı. Ama orayı yaparsak, yapabilme şansımız olursa Türkiye'ye ses getirecek bir kültür merkezinin Söke'ye kazandırılmasını sağlayacağız.

Sosyal belediyecilik faaliyetleri adına yaptığınız çalışmalar neler?

Her kesime dokunmak istiyoruz ve bunu da yapabildiğimizi düşünüyoruz. Tabi Söke Belediyesi olarak, ona geçmeden önce halkla iletişim konusunda attığımız adımlardan bahsetmek istiyorum. Göreve geldikten sonra her ayın son cuması halk günleri tertip ettik burada. Yaklaşık 30 defa ya da 30 ay bu toplantıları yaptık ama halkın bu konuda talebi azalınca ki bu azalmayı ben şuna da bağlıyorum; ben makamında oturan belediye başkanı profili çizmek istemiyorum ve bunu çizmedim de. Halkın bize ulaşması konusunda sıkıntı yaşamak istemiyorum. Gerçi yine zaman zaman ‘Başkanım biz geldik 3 defa, 5 defa görüşemedik' diye serzenişler var. Devamlı dışarıda olan bir başkanım, devamlı halkın içerisinde olan bir başkanım. Halk günlerini bitirdikten sonra ister semt evlerinde ki burada genelde kadınlarımızın devam ettiği kurslar var, orada kahvaltılı toplantılar yapıyoruz. Ne kadar eleştirilse de yine kadınlarımızın düzenlediği ev günlerine katılıyoruz. Sorunları direkt onlardan dinleme ve çözülebilecek olan sorunların kısa zamanda çözülmesini sağlıyoruz.Biz burada oturuyoruz, Söke'de yaşıyoruz, belli bir makamı işgal ediyoruz. Olayların yüzde doksanına vakıfız. Ama bizim bilemediğimiz, bizim göremediğimiz ama çok ufak dokunuşlarla biz vatandaşın memnun olacağını halk günü toplantılarında, yaptığımız ev gezmelerinde buna bire bir şahit olduk. Bir telefonla halledebildiğimiz sorunlar oldu. Halk gününde, burada vatandaş evine gitmeden sorunun çözüldüğü sorunlar oldu. Bu da bizi mutlu ediyor.

Sosyal belediyecilik anlamında en son giysi bankamız var mesela. Vatandaştan aldığımız giysilerin bir mağaza ortamında giden vatandaşın kişi başına 4 parça olarak istediği şeyleri alıp giyme şansı var.Her sene odun yardımımız var. Bu sene 2 bini geçti ama her sene 1000 aileye ulaşabiliyoruz. Ramazan ayında geleneksel hale getirdiğimiz iftar yemeklerimiz var. Yine 2-3 yıldır bağışçılardan alıp dağıttığımız kurban etleri var; yaklaşık 800 aileye ulaşma şansımız oluyor. Yani bazı yerlerde belediye bütçesini, bazı yerlerde de vatandaşlarımızın bize yaptığı katkıları ulaştırmayla ilgili. Okul dönemlerinde kırtasiye yardımı ve yine dönemsel olarak erzak yardımı da yapılıyor bizim tarafımızdan.

Semt evlerimizin sayıları 9 tane, bir de eğitim merkezimiz var onunla birlikte on tane ediyor. Eski kapanan beldelerimizdeki belediye binalarının bir bölümünü semt evleri haline getirdik. Buralar belediyemizin vatandaşla doğrudan iletişim noktaları. Semt evlerimiz aynı zamanda kurs merkezi görevi görüyor, kurslarımıza ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda 50'yi aşkın dalda 2017 senesinde yaklaşık 7 bin civarında kursiyer kaydı aldık. Yaz döneminde temmuz ağustos ayında 2 bin 100 tane 7-14 yaş arası öğrencimiz kurslarımıza kayıt oldu. Onları da geleneksel hale getirdik. Her yıl 30 Ağustos sonrasında bir de final yapıyoruz. Bale kurslarımızdan, foklor kurslarımızdan, gitar, bağlama kurslarımızdan, yabancı dil kurslarımıza kadar, ebru, resim, aklınıza gelen ne varsa hepsi var. Diğer, ev hanımlarına yönelik kurslarımızda da deri aksesuarlarından tutun, boncuk vesaire; ürettiklerini kazanca dönüştürmek için onlara kadın el emeği pazarları açtık. Buralarda hanımların satışına imkan tanıyoruz.

Kemalpaşa Mahallesi'nin restorasyonu Söke Belediyesi çalışanları tarafından yapılıyor; 4 yılda 3 tane evin restorasyonu bitti. 1 tane de bu sene bitireceğiz. Yine Söke Belediyesi tarafından, Cevdet Uzun isimli arkadaşımızın katkılarıyla oluşturduğumuz Kent Müzemiz var. Burada mümkün olduğunca az maliyetli, birebir saha çalışması yapılarak toplanan malzemelerin sergilendiği kent belleği müzesi diyebiliriz. Yani oraya giden her Sökeli kendinden bir parça bulabileceği bir müze haline getirdik. Yine Türkiye'de ilklerden biri diyebileceğimiz bir çocuk müzesi oluşturduk. İleriki yıllarda hem kent müzesi hem de oyun ve oyuncak müzemizi genişleteceğiz. Her sene yaptığımız ‘hoş geldin bebek' kampanyasında gittiğimiz ziyaretler var. Burada da yeni bebek sahibi aileleri ziyaret ediyoruz.


Başkanla Özel


Bir ticaret geçmişiniz var. Peki ticaret hayatında olmak, belediye başkanlığında size avantaj sağladı mı?

Kesinlikle sağladı. Bizim dededen kalma, babadan kalma bir gıda toptancılığı işimiz vardı. 14 yıl Ticaret Odası Başkanlığı yaptım. Özellikle gıda toptancılığı yaptığımızda bizim her köyde 3 tane 5 tane bakkal müşterimiz vardı. Yani bu bizim orada seçim çalışmalarına gittiğimizde, bakkalla muhabbet ettiğimizde ki bakkallar ufak yerlerde ağırlığı ve saygınlığı biraz daha fazla olan şeylerdir diye düşünüyorum. Yani gittiğimiz yerlerde ‘başkanım hoş geldin' şeklinde karşılanmak bizim avantajımız oldu. Onun dışında dededen kalma, babadan kalma iyi bir soyadı, iyi bir kimlik bizim avantajımız oldu. Biz de o kimliği şu anda devam ettirmek istiyoruz. Bundan sonra da bir leke getirmeden devam ettireceğiz İnşallah.

Sizce bir belediye başkanında olması gereken özellikler neler?

Halktan kopuk olmayacak, halkın içinde olacak. Özellikle burada yaşayan biri olarak, ben burada bu koltuktan kalktıktan sonra da saygının makama değil kişiye olmasını arz edenlerden birisiyim. Makama mutlaka saygı olacak; ama saygının yanında sevgi de olacak ki ben burada bu koltuktan kalktıktan sonra çarşıda dolaşırken, ben vatandaştan aynı saygıyı, sevgiyi görebiliyorsam; buradaki görevimi iyi yaptım demektir bu.

Kişisel hayatınızda da dışarıda olmayı seviyor musunuz, gezer misiniz?

Başkan olmadan önce vardı ama herhalde gün içinde yoruluyorum. Akşamları eve gittiğimde genelde dışarı çıkmayı tercih etmiyorum. Tabi evde ne kadar oluyorum o da tartışılır. Genelde toplantıda, yemekte derken zamanım dışarıda geçiyor. En büyük sıkıntısını çektiğim şeylerden biri, geriye dönük olarak özellikle gıda toptancılığı döneminde çocuklarımla baba-çocuk ilişkisini bire bir yaşayamamış olmam, şu anda benim keşkelerimden birisidir. Onlara yeterli zamanı yaratamamanın acısını çekiyorum. Ve çok yakın çevreme de sakın ola ki sizler benim yaptığım hatayı yapmayın diyorum. Çocuklarınıza zaman ayırın, baba-çocuk ilişkisini yaşayın.

‘Şunu yapmadan bu dünyadan göçmeyeceğim' dediğiniz bir şey var mı?

Herkesin hedefleri var ama ne yazık ki belediyeye girdikten, başkan olduktan sonra her şeyi istediğiniz zaman yapamama gibi bir durumla da karşı karşıya kalabiliyorsunuz. Yani özel sektörde olsan bugün aklına koyduğunu yarın hayata geçirme ya da başlama şansın var ama burada prosedürdür, bürokrasidir, önüne çıkan engellerdir, şudur budur; hedeflerin hepsine ulaşma şansın olmuyor.

Ne tip renkler giymeyi seversiniz?

Uçuk ve cırtlak renkleri yakıştıramıyorum kendime. Ama pastel renkleri giymek hoşuma gidiyor. Ama tabi bulunduğumuz konum itibariyle siyahtır, laciverttir o tür şeyler giyiniyorum. Ama normalde spor giyinmeyi seven birisiyim.

Spor yapıyor musunuz?

Fırsat buldukça yürüyüş yapmaya çalışıyorum. Ama yeterli mi derseniz, değil. Böyle spor amaçlı yürüyüş olmasa da gün içerisinde çoğu yere yürüyerek gidip gelmeye çalışıyorum. Asansörü 4 senede 4 defa, 5 defa kullanmamışımdır. Yani yayan inip çıkarım merdivenlerden. Vali gelmiştir, kaymakam gelmiştir onları karşılarken, uğurlarken asansör kullanırım ama onun dışında yayan inip çıkmışımdır. O da bana göre spor oluyor işte.

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.