BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

“İlçemizde Selçuklu Mimarisi’ne Önem Veriyoruz”

02 Ocak 2018

BelediyeDeniz ekibi olarak, "Tebessüm Şehri" Pursaklar'dayız bu hafta. Ankara'ya bağlı Pursaklar, taze bir ilçe ve hızlı gelişimiyle insanların yaşamak için tercih ettiği konut kenti adeta.

2008'de yılında ilçe olan Pursaklar'ın hızlı gelişiminde eğitim kökenli Belediye Başkanı Selçuk Çetin'in büyük payı var. Bizler de Pursaklar'ın bu gelişimini ve eğitime verdiği önemi sizlere daha iyi anlatabilmek için Belediye Başkanı Selçuk Çetin'in kapısını çaldık.

Pursaklar Belediye Başkanı Selçuk Çetin'le ilçenin tarihi ve gelişimi hakkında keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Dilerseniz şimdi sözü fazla uzatmadan Başkan Çetin'e bırakalım...

Pursaklar'ı hiç tanımayan birine nasıl anlatırdınız?

Pursaklar, Ankara'nın girişindedir. Özellikle Esenboğa Havalimanı'ndan Ankara'ya girişinizde sizleri Pursaklar karşılar. Ankara'nın en şirin kenti ve Ankara'nın tebessüm şehri diye adlandırdığımız merkez metropol bir ilçedir. Ankara'nın en genç ve en yeni ilçesiyiz. 2008 yılında ilçe olduk ve Ankara'nın 25. ilçesi konumundayız. Nüfus bakımından da bu ilçeler arasında 8. sıradayız. Her yıl nüfusumuz 10 bin civarında artıyor. Etimesgut'la beraber Ankara'nın en hızlı nüfus artışı yaşayan ilçelerinden biriyiz.

Her yıl 10 bin gibi bir artıştan bahsediyorsunuz. Bu artışın sebebi nedir?

Pursaklar hem Ankara'nın havalimanı giriş koridorunda hem Çankırı, Çorum ve Kastamonu'nun kara yolu giriş koridorunda yer alıyor. Yeni yapılaşmaya sahip, genç bir ilçeyiz. Genç ve yeni yapılarımızın olması insanların yerleşmek için tercih etme sebepleri arasında yer alıyor. Ankara'nın merkezine çok yakın olmamız da ayrı bir avantaj.

Yıllar önce Ankara'nın planları yapılırken, Pursaklar şehrin gürültüsünden arındırılmış ve yaşanabilir bir konut ilçesi olarak planlanmış. İlçe oluşumuz da bu nüfus artışını tetikledi. İlçe olduktan sonra Yıldırım Beyazıt Üniversitesi geldi, kamu idareleri geldi ve bunlar da insanları Pursaklar'a çekti.

Ayrıca Pursaklar'ın havası Ankara merkeze göre 4-5 derece daha soğuk olur ama yayla havası gibi temizdir havası. Burası astım hastalarına şifa olacak bir ilçedir. Trafiği çok rahattır, trafik yoğunluğu yoktur. Esenboğa yoluna indiğiniz anda 12-13 dakikada Ulus'a ulaşırsınız.

Pursaklar'ın şu an nüfusu nedir?

Bugün resmi nüfusumuz 138 bin. Yaşayan nüfusumuz ise 150 bini aşmış durumda.Bu veriye de su ve elektrik abonelerinden ulaşıyoruz. Pursaklar, özellikle İç Anadolu'dan ciddi biz göç alıyor. Mesela Çankırı'dan ama gelenler memleketlerinden kayıtlarını buraya taşımıyor.

Hoş Geldin Bebek ile Pursaklar'da yeni dünyaya gelen çocukları tebrik ediyoruz. Bu proje bize şunu gösterdi ki bir yılda Pursaklar'da 5 bine yakın çocuk dünyaya geliyor.

Pursaklar isminin hikayesi nedir?

Pursaklar isminin hikayesi bizim de zorlandığımız bir konu. İki söylenti var. Birisi; Ankara Savaşı zamanında burada çok fazla çamlık varmış. Çam kozalaklarına da pür denirmiş. O pürler ile savaş zamanı savaş silahlarını saklamışlar. Oradan da "Pür Saklar" olmuş. Bir diğer söylenti de zamanında çok fazla Kavak ağacı varmış. Kavaklar için savaş zamanı malzemelerin saklandığı yer diye bahsederek buraya "Bu Saklar" denmiş. Bunlar dışında da birçok rivayette mevcut.

Dikkatimizi çeken bir nokta var, projelerinizdeki Mehmet Akif Ersoy Parkı ve Sosyal Tesisleri, Şehit Salim Akgül Parkı, Saray Saat Kulesi gibi yapılar hep tarihi mimaride inşa ediliyor. Bunun sebebi nedir?

Özellikle tarihi dokuyu yansıtan yapılar planlıyor ve hayata geçiyoruz. Şimdi düşünün içinde bulunduğumuz bu tarihi mimariyle yapılmış binanın yanına bir tane modern bina koyalım. Hangisi size daha huzurlu gözükür? Veya gidin Safranbolu ya da Beypazarı yapılarının yanına bir tane modern bina dikin. Size hangisi huzur verici gözükür?

Geleneksel mimari önemlidir. Geleneksel mimari tarzı insanlara huzur veriyor. Ama modern mimari insanların huzurunu bozuyor. Geleneksel mimari tarzında yapılmış bir binada aldığınız huzuru, modern bir binanın içinde alamazsınız. Çünkü geleneksel mimarinin çizgileri bile insanın içini rahatlatır. Türk milleti olarak şöyle bir sorunumuz var: Kendimize özgü mimari üretmiyoruz. Avrupa'nın mimarisini alarak kendi kültürümüze uydurmaya çalışıyoruz ama bu bize iyi gelmiyor. Selçuklu mimarisi bizim alışık olduğumuz ve bildiğimiz bir doku. Binaları kendimize ait hissediyoruz işte bu yüzden kendi mimarimizi kullanmamız gerektiğini düşünüyorum. Yapılar şehrin kimliğini belirler, şehrin kimliğini doğru verebilmekte şehirde yaşayanlarını yansıtan, onlara huzur veren yapılarla mümkün olur.

Pursaklar neyle anılmalı?

Pursaklar geleneksel mimari yapılarıyla anılabilir. Ayrıca Ankara'da yetişen hafızların yüzde 70'i Pursaklar'dan çıkmaktadır. Pursaklar örf ve adetlerine bağlıdır. Pursaklar'ın milli ve manevi değerleri yüksektir. Pursaklar bunların dışında kitap okuma yarışmalarıyla anılabilir. Her yıl 20 bin kişi kitap okuma yarışmasına katılıyor. 150 bin nüfuslu bir ilçede 20 bin kişi 200 bin kitap okuyor. Bu kadar insan okuyarak kendini geliştiriyor. Bizim için en önemli ve gerekli harcama eğitime ve insana yapılan harcamadır.

Bugüne kadar neler yaptınız ve içinize en çok sinen projeniz nedir?

Göreve geldiğimiz günden bugüne hep insanımıza öncelik verdik. Bizim için belediyecilikte eğitim ve insana hizmet önemlidir. Yoksa yapılır bir iş değil, belediyecilik.

Pursaklarlılara hizmet için ev ev geziyoruz. Hoş Geldin Bebek, Sünnet Evleri ziyareti yapıyoruz. Down Sendromlu çocuklarımız için Nezaket Okullarımızda özel eğitimler veriyoruz. Nezaket Okulları çocuklarımıza eğitim veren bir Türkiye projesidir. Burada çocuklarımıza kültürel değerlerimiz ve toplumsal yaşam öğretiliyor. 3-6 yaş arası çocuklarımız adab-ı muaşeret kurallarını öğreniyor. Bir yıl içerisinde 44 tane adab-ı muaşeret kuralını öğreniyor ve annelerine babalarına öğretiyorlar.

Dede-Torun Lokallerimiz var. Bu da bizim için çok kıymetlidir. Çünkü dedeler ve torunlar beraber vakit geçirebiliyorlar. Bir tarafta dedeler oturup akranları ile muhabbet edip, gazetelerini okurken bir yandan da torunları karışlarında oyun alanlarında oyun oynuyor, yaşıtlarıyla beraber zaman geçiriyor. Hem yaşıtlarıyla oluyorlar hem de dede torun birlikte zaman geçirmiş oluyor. Böylece geçmiş ve gelecek birbirlerine bağlanıyor. Hiçbir camimizin altında ticaret ruhsatı yoktur. Camilerimizin altına ticarethane kurarak o manevi ruhu baltalamadık. Onun yerine dede torun lokalleri yaptık.

Kadınlarımız için Nezaket Hanım Evleri açtık ve burada açmadığımız kurslarımız kalmadı. Yaşlı bakım, çocuk bakım, ebru, iğne oyası, yemek, teship kursu...Ne istedilerse onları da açtık. Piknikler, geziler düzenliyoruz.Aynı şekilde bu evlerimizde bir diyetisyen ve psikiyatristimiz çalışıyor, kadınlarımızın ruh ve beden sağlığı için ellerinden geleni yapıyorlar.

Ayrıca şu an bulunduğumuz binanın altında da Türkiye'nin ilk Şehir Kitapları Kütüphanesi var.

En çok içime sinen konusunda olaya manevi açıdan bakarsak Nezaket Okulları, maddi yönden bakarsak Pursaklar revizyon imar planları. Pursaklar'a maddi imar planı yaparak Demetevler'e benzemesini önledik. Biz Pursaklar'a geldiğimiz zaman daire fiyatları ederinden azken bugün hak ettiği değerlere ulaştı.

Pursaklar'ın en büyük ihtiyacı nedir?

Hastaneydi, devlet hastanesini açmak üzereyiz. Yüzme havuzu diyorlardı, bitirmek üzereyiz. Şu an en büyük ihtiyacımız metro. Özellikle havalimanına metro. Bizleri kıyısından da ilgilendirse de fuar alanın tekrar bu tarafa iadesini istiyoruz. Çünkü bunun iadesi hakkında vatandaşımıza söz verdik, sözümüzü yemek istemiyoruz.


Başkanla Özel


Öğretmenlik ve müdürlük geçmişiniz var, eğitimcisiniz. Belediye başkanı olduğunuzda bu geçmişiniz sizlere katkısı oldu mu?

Tabi ki oldu ve bence belediye başkanlığını en güzel eğitimciler yapar. Çünkü eğitimci olaylara manevi açıdan bakar, maddi açıdan bakmaz. Eğitimci, okuldaki tüm öğrencilerine anne baba olur bu yüzden insan psikolojini iyi bilir ve önem verir.

Peki, başkanlık dışında neler yaparsınız? Hobileriniz nelerdir?

Kalmıyor, kendimize zaman ayıramıyoruz. Ama haftanın iki günü voleybol oynarım. Pazartesi ve cuma günleri voleybol oynarım. Futbolu çok severim ama dizlerimde çapraz bağlar kopuk olduğu için oynayamıyorum. Voleybolda savunma ve servis işlerine ben bakıyorum, ayağımı yerden fazla kesmemeye çalışıyorum.

Başka hobileriniz var mı?

Aslında futbol ve atletizm hobimdi ama sakatlıktan dolayı artık voleybol ve spor hobimiz oldu diyebilirsiniz. Araba sürmeyi severim. Uzun yolda araba sürmeyi çok severim.

Koleksiyon yapar mısınız?

Tespih koleksiyonum var. Tespihi severim.

Ailenize zaman ayırma fırsatı bulduğunuz zaman neler yaparsınız?

Torunumla zaman geçiririm. Kızımla ara sıra şehir dışına çıkarız. Torunla gezmeye gideriz, kahvaltı yaparız. Torunum arabaya binmeyi ve yemek yemeyi seviyor, evde vakit geçiririz.

Hangi takımlısınız?

Fenerbahçeliyim.

Mutfakla aranız nasıl?

Hiç iyi değil. Hem yapmayı bilmem hem de düzensiz besleniyoruz. Programlı bir şekilde yemek yemiyoruz. Yalnızca sabah kahvaltılarımda tereyağı ve bal olsa bana yeter.

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.