BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

28 Üniversite Bu İlçeyi Araştırdı

25 Aralık 2017

2004 yerel seçimlerinde belediye başkanlığını kazanan en genç isim Lokman Ertürk'tü. 34 yaşında Ankara'nın Kazan ilçesinde başkan koltuğuna oturan Ertürk 13 yıldır bu görevi yürütüyor. 13 yılda Kazan gelişti, büyüdü kocaman bir ilçe oldu. Kısa sürede göç alan, nüfusu 5 kat artan Kazan artık modern bir metropol havasında. Hatta bu hızlı değişim üniversitelerin de dikkatini çekti; 28 ayrı teze konu oldu bu ilçe.

15 Temmuz hain darbe girişimi ile tüm dünyanın tanıdığı "Kahraman" ilçe Kazan'ı üst üste üç dönemdir yöneten Lokman Ertürk'ün kapısını çaldık. Kendisini daha yakından tanımak, Kahramankazan'daki değişimi dinlemek için Başkan'a kulak verdik. Bizleri ağırlayan Ertük, 13 yılda "Beraber olgunlaştık" dediği değişen Kahramankazan'ı anlattı.

Şimdi, sözü Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk'e bırakalım...

Türkiye'nin en genç belediye başkanı olarak koltuğa oturdunuz. Yıllar hızla geçti. Bugün neler hissediyorsunuz?

Yaklaşık 14 yıl önce göreve layık görüldük. Açıkçası bugün çok mutluyum. Bu işi severek yapıyorum. Yerel yönetimler çok zahmetli, zor bir iştir. Alanda hizmet vermek zorludur, çünkü belediyeler doğumdan ölüme insanların her şeyiyle ilgilenirler. Durum böyle olunca bizim çapımızdaki ilçelerde insanlarımız her zaman her istedikleri anda sizlere ulaşmak istiyor. Sevinçlerini paylaşarak çoğaltmak, acılarını paylaşarak azaltmak istiyor. Hem onların temel ihtiyaçlarına cevap vermek hem mutluluğu ve acıyı paylaşmak için zor olsa bile yılmadan çalışıyoruz. Biliyoruz ki bir eser ortaya çıktığı zaman karşısına geçip baktığınızda tüm o yorgunluklar unutulur. Tatlı bir mutlulukla eserlerinizi seyredersiniz. Bizim işimiz de üretmek, insanlarımızın tüm ihtiyaçlarında yanında olmak. Bu manevi bir zevk ve huzur verir.

Göreve geldiğimiz günden itibaren anlayışımız hep şu şekildeydi: Belediyenin yönettiği bir halk ve kent değil, kentlilerle beraber yönetilen bir kent ve belediye. Bu yüzden belediyemiz hep şeffaf, hesap verebilir ve tüm görüşlere açıktır. Ortak bir yönetim anlayışını benimsemiştir.

Yerel yöneticiler için önemli olan halkının siyasi düşüncesi, etnik yapısı, kültürü değildir. Halkıyla şehirde beraber yaşıyor olması ve şehri halkın istekleri doğrultusunda beraber yönetmektir. Bizler bu şekilde iç içe beraber bir yönetim şeklini benimsedik ve ben çok mutluyum, bu ilçede belediye başkanlığı yapmayı seviyorum.

Bu hikaye nasıl başladı?

Şöyle, ben çok erken yaşlarda siyasete atıldım. Neredeyse 20'li yaşlarımda değişik siyasi partilerde ilçe başkanlıkları yaptım. En son AK Parti kurucu ilçe başkanı oldum. 2001 yılında partimizin kuruluşunda aktif olarak rol alan bir belediye başkanıyım. Bu süreçte bugün Cumhurbaşkanımız o dönem kurucu genel başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Kazan ilçe teşkilatımız için bizlere görev verdi. Sayın Cumhurbaşkanımız bugün olduğu gibi ilk günden beri gençlerin yanında olur ve önlerini açardı. Ben pek ihtimal vermezdim ama bana belediye başkanlığı görevi verildi.

Kahramankazan tarihinde kimse üst üste iki kez belediye başkanı seçilemezken bizler üçüncü dönemimizdeyiz. Burası, Kazan Köyü olarak tabir edilirken bugün metropol bir ilçe konumuna geldi. Sadece ulusal değil, uluslararası arenada da kendisinden söz ettirir oldu. Bizim hedefimiz de buydu ve bunun için çalışmalarımıza devam edeceğiz.

"Kentle beraber büyüyorum" diyebilir misiniz?

Gerçekten de gençliğimiz Kazan halkıyla beraber ve Kahramankazan'a hizmet etmekle geçti. Bu üç dönem bizim için kolay değildi ama halkımızla beraber geliştik ve büyüdük. Bu değişime ve gelişime halkımızla beraber ışık tuttuk. Olgunlaştıysak da halkımız sayesinde ve halkımızla beraber oldu. Bu da benim en büyük mutluluğum. Yerel yönetimler içinde üst üste sürekliliğini devam ettiren ve hiç oy oranını düşürmeden bunu sağlayabilen, toplumun her kesiminden destek alabilen bir belediye olarak çok mutluyuz.

Kahramankazan'la beraber olgunlaşıyorsunuz ve kent hızlı bir gelişim gösteriyor. Bundan biraz bahsedebilir misiniz?

Kahramankazan'da artan bir ticaret hacmi ve gelişen bir ekonomi var. 14 yıl önce Kahramankazan'da bir tane banka şubesi vardı, bugün 15. bankanın 17. şubesini açtığı Ankara'nın ekonomik ve ticari merkezi haline gelen bir ilçe oldu.

Suyun sıkıntılı olduğu, arıtma tesislerinin olmadığı, çöpün vahşi depolama alanlarında yakıldığı, üç toplu taşıma aracıyla Kızılay'a zor gidilen, bulvarı, caddesi toz toprak içerisinde olan, parkı, bahçesi, eğitim ve kültür tesisleri olmayan bir ilçeden şu anda çok farklı bir noktaya geldik.

Kahramankazan 81 vilayetten insanların göç ettiği, böyle hızlı göç almasına rağmen adli olayların en az olduğu sosyal barışın maksimum seviyede temin ve tesis edildiği bir ilçe haline geldi. Şu an köylerine dahi otobüs seferleri düzenlenen ve sosyal donatı olarak neredeyse bir eksiği kalmayan ilçe konumuna geldik.

350 bin nüfusa yetecek bir alt ve üst yapı hizmeti kazandırdık. Çoğu büyükşehir belediyelerinin yapmakta zorlandığı sosyal projeler konusunda çok iddialı çalışmalar gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye devam ediyoruz. 13 yıl önce nüfusumuz 11 bindi, şu anda 52 bin nüfusa sahibiz. Ancak yaptığımız hizmetler alanında nüfusu milyona yaklaşan belediyeler ile yarışıyoruz diyebilirim. Kahramankazan'da bu değişim 28 üniversiteye tez konusu oldu.

Kazan, Kahraman unvanını aldıktan sonra neler değişti?

Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın, hükümetimizin ilçemize yıllardır çok büyük destekleri oldu. Hükümetimizin en çok yatırım yaptığı ilçelerden biriyiz. Ülkemiz ilçeleri gelişmişlik sıralamasında ilk 25. sıradayız. Ankara'daki dış ilçeler arasında 1. sıradayız. En son 15 Temmuz'da yaşanan hain darbe ve işgal girişimi karşısında milletimizin gösterdiği direniş, Kazan'da da simge olacak bir noktaya geldi. Bu süreçte 957 ilçe 81 il adına ‘Kahraman' unvanı, Kazan'a verildi. Kurtuluş Savaşı sonrasında verilen ilk unvan. Bu unvanla beraber yatırımlar zirve yaptı. Birçok kamu kurumu kendi alanlarında çaba ve gayret gösterdi. Toplamda sadece eğitim alanında 50 milyona yakın, ulaştırmada 500 milyona yakın, sağlık alanında 70 milyona yakın yatırımlarla beraber Kahramankazan yatırım merkezi olma konusunda hızla ilerliyor.

Kahramankazan'daki yatırımlar ve yatırımcılar hakkında neler söylersiniz?

Kahramankazan 3 bin 214 tane işletme ile 67 bin insanın çalıştığı ve yatırımcının, sanayicinin, ticaret erbabının göz bebeği bir ilçe haline geldi. Bunda ilçemizde olan Denizbank'ın da çok ciddi katkısı oldu. Denizbank ilçemizde sadece ekonomik kazanç elde etmenin dışında, sosyal ilişkileriyle kente değer katan bir bankadır. Burası aynı zamanda tarım ve hayvancılık kenti, Denizbank bu konuda da ilçemizde hem esnafımızın hem çiftçimizin yanında. Bir ilçe ne kadar büyürse, ilçede yaşayan herkesi etkiler. Kazana yatırım yapan herkes bizim için bu yüzden çok önemli. Üreten bir Türkiye için ilçemizdeki tüm yatırımcılara desteğimiz tamdır.

Kahramankazan'da Satıkadın Kentsel Dönüşüm projesi gerçekleşecek. Nedir bu Satıkadın Kentsel Dönüşüm Projesi?

Bu proje bizim Satıkadın'a vefa borcumuzdur. Satıkadın, Türkiye'deki ilk kadın milletvekilidir. Kazan köyken Satıkadın 3 köyün ağalığını yapar ve muhtardır. Kazan köyünde merkez olan Satıkadın bölgesi bugün Kahramankazan'da şehir merkezinde çarpık ve düzensiz yapılaşmaya maruz kalmış durumda. Bu proje ile vatandaşlarımız eski, riskli ve kullanım ömrünü tamamlamış yapılar yerine daha modern ve konforlu yapılara kavuşacak. Projenin yapılacağı bu bölge, ilçemiz ticaret ve yaya trafiğinin kalbi konumunda olan bir bölgedir. Bu yüzden projemizden kimse mağdur olmayacak. Aksine tüm hak sahiplerinin evleri ve işyerleri daha da değerlenecek. Bu projeyi vatandaşlarımızla birlikte yapacağız. Yerel yönetimler alanında yaptığı çalışmalarla Türkiye'ye örnek olan Kahramankazan Belediyesi, yapacağı kentsel dönüşüm projesiyle bu alanda yine örnek olacak.

Satıkadın Kentsel Dönüşüm Projemiz kapsamında, Türk mimarisi ve kültürünü yansıtan ögeler olacak. Yatay ve dikey mimariyi bir arada kullanıldığımız projede, konut ve ticaret alanlarının yanı sıra meydanlar, kültür merkezleri, mescit ve camiler, küçük esnaflara yönelik çarşılar da yer alıyor. Ayrıca oluşturulacak gölet içerisinde Kız Kulesi'ni andıran bir yapımız da olacak.

Kahramankazan'a yakışan bir meydan ve Kahramankazanlıların 15 Temmuz gecesi darbeci hainlere karşı verdikleri destansı mücadeleyi ve sonrasında TBMM tarafından ilçeye verilen "Kahraman" unvanını simgeleyen 15 Temmuz Anıtı da yer alacak.

Projeyi ayrıca, ana yol güzergâhları üzerinde ayrılan bölümler, ileride ihtiyaç duyulması halinde raylı sistem alt yapısına uygun olarak tasarladık. Raylı sisteme geçilmesi durumunda bu alanlarda sefer yapacak raylı ulaşım araçları ile hizmet verilebilecek.

Kahramankazan kültür ve turizm açısından nasıl bir potansiyele sahip?

Kahramankazanımız tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve termal kaynaklarıyla dikkati çekiyor. Özellikle hafta sonlarında il içi ve il dışından gelen turistlerin akınına uğruyoruz. Toprak yapısı ve doğal güzelliği ile Güvenç Göleti ile Kızılcahamam'a kadar uzanın Kazan Ormanları önemli doğal güzelliklerimizden.

Bunun yanı sıra ilçemiz girişindeki Ova Çayı'nı çok güzel bir rekreasyon alanı haline getirdik. Öte yandan Türkiye'nin ilk kadın milletvekillerimizden olan Satı Kadın'ın evini de müze haline getirdik. Bu müzemiz de yine ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri oluyor.

Daha fazla turistin ilgisini çekmek için neler yapıyorsunuz? 

İlçemizde dünyanın en kaliteli termal suları arasında gösterilen bir termal kaynak da tespit ettik. Bu kaynağın üzerine 5 yıldızlı bir termal otel ve kongre merkezi inşa ettik. Bu otelimiz faaliyete geçti. Ayrıca yine bu termal kaynaktan beslenen bir de termal hamamımız var.

Ayrıca 15 Temmuz sonrasında kapatılan Akıncı Üssü'nün yerine inşa edilecek 15 Temmuz Müzesi ve devasa park da Ankaralıların hizmetine girecek. Bu konuda da Kültür ve Turizm Bakanlığı ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Başkanla Özel

Yurt dışında eğitim almışsınız, yabancı diliniz iyidir. En çok hangi dilden okumayı ya da dinlemeyi seversiniz?

En sık İngilizceyi kullanıyorum ve dinliyorum. Arapça da hoşuma gidiyor. Açıkçası yabancı dil konusunda kendimi geliştirme ve değiştirme konusunda kültürel bir katkı sağlayacak müzik, sinema ve değişik alanlarla ilgilendim. Bununla birlikte benim bir kimliğim var ve kimliğime özgü sanatsal ve müziksel açıdan Türk Halk Müziği, dinlemeyi en çok sevdiğim müzik türü diyebilirim. Geçmişten gelenekten, geleceğe uzanan bizi biz yapan değerlere sahip çıkmak önemlidir.

Ailenize zaman ayırma fırsatı bulduğunuz zaman neler yaparsınız?

Maalesef yerel yöneticilerin en çok ihmal ettiği alan kendi ailesidir. Çünkü bizlerin sadece bir ailesi yok, nüfusumuz kadar ailemiz var. Ben, 51 bin 500 nüfuslu bir ailenin reisiyim. Bu yüzden genelde kendi ailemizden çok şehrimizdeki ailelerle ilgilenmek zorundayız. Ailemize zaman ayırma fırsatı bulamıyoruz. Ama mümkün oldukça yılda bir iki gün bile olsa beraber tatile çıkmaya çalışıyoruz. Haftanın bir gününü beraber geçirmeye özen gösteriyoruz. Onu da çarşamba akşamları Diriliş dizine denk getiriyoruz. Diriliş'i ailecek bir araya gelip izliyoruz. Benim 3 tane çocuğum var ve siyaset hayatım boyunca da çocukların büyük katkısını gördüm. Benim çocuklara, çocukların bana olan sevgisi anne ve babaların oylarını etkiledi.

Gördüğümüz kadarıyla hayvanlarla aranız iyi. Peki, hayvan besliyor musunuz?

Evet besliyorum. Bir tane kedim var, bir tane köpeğim var. Tavuklarım var, onların yumurtalarını kendim toplamaktan büyük bir mutluluk duyarım. Tavus kuşum var bir tane, güvercinim var taklacı güvercinler. Hayvan sevgisi önemli bir şey bana göre merhamet duygusunu geliştirir. Ben hayvanlarla ilgilenmekten hoşlanıyorum.

Hobileriniz nelerdir?

Yüzerim, genelde doğayla baş başa olmayı çok severim. Boş zamanlarımda ormanlık alanlara gider, yaylaları gezerim. Orada yaşayan insanlarla oturup sohbet etmeyi severim. Ara sıra denizi sadece seyretmek benim için zevk.

Spor yapar mısınız?

Lisanslı bocce sporcusuyum. Bocce'nin merkezi Ankara'da Kahramankazan, uluslararası bocce kadınlar ve erkekler şampiyonasına ev sahipliği yapan bir kentiz. Bocce, her yaşta her kesimden insanın rahatça spor yapabileceği, çok beden eforu gerektirmeyen, misketin başka bir versiyonu diyebiliriz.

Sanatla aranız nasıl?

Sanatı severim. Ara sıra tiyatroya giderim, sinemaya ailecek gitmeye çalışıyoruz. Kahramankazan'da ‘7 Cihan'da Kazan' adlı bir fotoğraf sergisi açtık. 7 ülkeden gelen uluslararası sanatçıların eserleri sergilendi. Ressamlarla resim çalıştayları yaptık. Kazan kültür ve sanatta dolu doludur. Hatta bir ilden beklenmeyecek kültürel ve sanatsal faaliyetler ilçemizde gerçekleşmektedir.

Bir yeteneğiniz var mı?

Sesim kötüdür ama resmi severim. Çizim yapmayı da severim. Şu anda da güzel sanatlar fakültesi grafik ve tasarım bölümü üçüncü sınıf öğrencisiyim.

Eğitim konusunda sürekli kendinizi geliştiriyorsunuz, böyle bir ihtiyacı neden duydunuz?

Benim bu saatten sonra bir devlet memuru olma hedefim ya da askerlikle ilgili bir problemim yok. Herkesin kendini yetiştirmesi lazım, herkesin kendi alanında kendini geliştirmesi gerekiyor. Kişinin gelişen dünya teknolojisi ve çağın gereksinimleri için kendini geliştirmesi gerekiyor. Ben de kendi alanımla ilgili hem de kendi bilgili birikimi arttırmak için her türlü sınava girerim. Bu güzel sanatlar fakültesi haricinde başka bir üniversite de mimarlık bölümü için sınavlara hazırlanmaya başlayacağım.

Eğitim alanında başka bir hedefiniz daha var mı?

Hukuk düşünüyorum. Hukuku seviyorum, mantıkla bağdaşan bir alan olduğunu düşünüyorum. İnsan hakları, hak ve hürriyetler, evrensel değerler dünyadaki barışı sağlayan ögeler. Bence tüm dünya insanlara katkı sağlayan bu değerlere en yakın ve herkesin ihtiyacı olan hukuka herkesin ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. O yüzden hukuka bir hevesim var. Hatta şu an güzel sanatlar fakültesinde okuduğum okula önce hukuk fakültesinde başladım ama uzun olduğu için güzel sanatlara geçiş yaptım. İlerleyen zaman içerisinde hukuka tekrar döneceğim.

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.