BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

Osmanlı Konaklarıyla Meşhur Kent: Osmaneli

04 Aralık 2017

BelediyeDeniz olarak geçen hafta Osmangazi'deydik. Bu hafta yine bir Osmanlı yadigarı ilçede, Osmaneli'ndeyiz. Bilecik'in bu tarih ve medeniyet kokan şirin ilçesini yakından tanımak ve tanıtmak istiyoruz.

Tarihi bir ilçede olduğumuza göre önce biraz geçmişe bakalım. Hepimizin bildiği gibi 1071 Malazgirt Savaşı sonrası Anadolu kapıları Türklere açılmıştı. Anadolu'da hızla ilerleyen Selçuklular kısa sürede Lefke ve İznik'e ulaştı. Malazgirt'ten hemen 4 yıl sonra 1075 yılında İznik ve o zamanki adı Lefke olan Osmaneli ve civarını fethedildi. O günden bu yana Osmaneli hep Türk kenti olmuş, hiç el değiştirmemiştir.


Selçuklulardan önce onlarca medeniyete ev sahipliği yapan Osmaneli, adeta medeniyet beşiği. Osmaneli'nin eski ismi Lefke olarak biliniyor. Lefke; Luwi dilinde kavaklık ve yeşillik anlamında gelirmiş. Eski adının Luwi diline ait olması da Osmaneli'nde milattan önce 2 binli yıllardan beri hayat olduğunun kanıtı olarak gösterilir. Bazı kaynaklara göre de burada yaşamın MÖ 5000'li yılara dayandığını gösteriyor.

1308 yılında Osman Gazi tarafından Osmanlı topraklarına dahil edilmiş Lefke. Lefke adı, 1913 yılında, Osmangazi'ye atfen "Osmaneli" olarak değiştirilmiş. Eski bir Osmanlı kasabası olarak uzun yıllardır varlığını sürdüren Osmaneli bir çok tarihi varlığa ev sahipliği yapıyor.

Osmaneli, bugün Osmanlı sivil mimarisinin sınırlı sayıdaki örneklerinin çok farklı özelliklere sahip olanlarını bünyesinde barındırmaktadır. Bu önemli özelliği dolayısıyla Osmaneli'nde yaklaşık 150 konak, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescil edilmiş ve bu konakları Türk kültürüne kazandırmak için başlatılan çalışmalar günümüzde halen devam etmektedir.

Osmaneli'nin eski yerleşim bölgesi olan, Cami-i Kebir ve Cami-i Cedid mahallelerindeki konutlar, bölgenin iklim ve kültürel etmenlerine uyumlu, genel olarak iki katlı cumbalı kasaba evleri görüntüsü taşır. Kerpiç-taş-hımış karışımı malzeme kullanılarak yapılan bu ahşap evler, genellikle iki veya üç katlıdır.

Konaklardaki odalar, geleneksel Osmanlı evinin ve aile yapısının özellikleri çerçevesinde yemek yeme, oturma, yatma ve çalışma gibi günlük yaşam eylemlerinin geçtiği mekanlardır. Odaların bahçeye ve yola bakan cephelerindeki pencere önlerinde, pencere boyunca oturmak için sıralanmış minder ve yastıklarla kaplı kerevetler konmuştur.

Osmaneli, bugün tarihiyle, kültürüyle, Osmanlı sivil mimarisiyle ünlü bir müze kent olma özelliğini taşımaktadır. Buradaki yapıların restore edilmesinin ardından ilçenin Safranbolu ve Beypazarı gibi turist çekmesi mümkün olabilecek.

KKTC'deki Lefke ile kardeş şehir olan Osmaneli, tarihine de sahip çıkan bir kent. Osmaneli'ne özel beze de Lefke adı verilmiş. Belediyeye ait tarihi konaklardan birinde Lefke Bezi tezgahları kurulmuş ve burada dokuma konusunda kursiyerlere eğitim veriliyor. Bu tezgahlarda yine Osmaneli'nde üretilen ipekler dokunuyor.

Osmaneli Nerede?

Osmaneli, Güney Marmara'da Bilecik ilinin bir ilçesidir. Kuzeyde Sakarya'nın Pamukova, kuzeydoğuda Sakarya'nın Geyve, güneydoğuda Gölpazarı, güneyde Merkez ilçeyle, batıda Bursa'nın Yenişehir, kuzeybatıda Bursa'nın İznik ilçeleriyle çevrilidir.

Osmaneli geçimini eşit dağılımlı bir şekilde sağlıyor. Hem hizmet hem sanayi hem tarımla büyüyen bir kent olmaya devam ediyor. Şimdi hedefi ise hem konakları hem de Lefke bezi ile turizmden pay kapma hedefinde. Türkiye pazarlarında satılan şeftali ve ayvanın yüzde 10'u Osmaneli topraklarında üretilir. Kışlık sebze üretimi ile de öncüdür. Tarım açısından son yıllarda karpuzuyla anılmaya başlayan şehir, ılıman iklimiyle tarımda Akdeniz ile yarışıyor.

Osmaneli, sanayi açısından İstanbul-Eskişehir(Ankara) bölünmüş otoyolu, Yüksek Hızlı Tren, eski tren yolu hattına yakın. İstanbul'a 2 saat Kocaeli, Bursa ve Eskişehir'den de kısa sürede varılacak mesafede. Bu sanayi illerinin arasında olan kentte de sanayileşme dikkat çekiyor. Osmaneli sanayileşerek büyüme hedefine uygun olarak 4 milyon metrekare sanayi parseli üretmiştir.

Osmaneli'nde Organize Sanayi Bölgesi, 3. Derece teşvik bölgesinde yer alıyor. Osmaneli, sanayide çalışan çalışanlar açısından tercih edilecek yaşam alanlarına ve gerekli sağlık, eğitim, spor tesislerine sahip turizm öncelikli tarih ve kültür kenti. Osmaneli'ne yatırım yapmak isteyen yatırımcılara Osmaneli Belediyesi olarak her türlü kolaylık gösteriyor.

Ne Yenir?

Burada: mevsimine göre, karpuz ve ayva tatlısı (lokum) yemeden sakın ayrılmayın. Çünkü, burası, tam bir "ayva" cenneti, muhteşem lezzetli ayva üretiliyor.

Ne Satın Alınır?

Gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için, buradan "Ayva lokumu" satın almalısınız. Tamamen saf ve içinde hiçbir katkı maddesi yok.

Neresi Gezilir?

Aya Yorgi Kilisesi:

İlçe merkezindedir. Orijinal adı: Hacios Georgios (Aya Yorgi) kilisedir. Orijinali İznik-Rum imparatorluğu döneminde yapılmıştır. Yapı, 1874'te çıkan büyük yangında hasar görmüş. Günümüzde görülen kilise yangından sonra, Macar bir mimar tarafından yapılmış. Zaten, uzaktan bakıldığında, Avrupa kiliselerini andırıyor. Görkemli yapı, 1924 yılındaki mübadelede Rumların bölgeyi terk etmeleri üzerine, maalesef yıkılmaya yüz tutmuş.

Rüstem Paşa Camisi:

İlçe merkezinde, Sakarya caddesi üzerindedir. Kanuni Sultan Süleyman'ın veziri ve damadı Rüstem Paşa tarafından, 1527 yılında yaptırılmış. Mimarı Mehmet Paşa olan Camii Ulu cami ve Cami-i Kebir olarak da bilinmektedir.

Prof.Dr. Yunus Söylet Şifalı İçmeler Tesisi:

İlçe merkezine 9 km. uzaklıktadır. Rivayet olunduğu üzere Emeviler, bu toprakları fethetmek üzere geldiklerinde askerler, yorgunluklarını gidermek ve birtakım hastalıklarını tedavi etmek için bu şifalı sulardan yararlanmışlar ve hastalıklarına şifa olduğunu dile getirmişler.

İçmenin suyu dört ayrı çeşmeden akıyor. Bu suyun içeriği sodyum klörür, sodyum karbonat, sodyum sülfatça zengindir. Sıcaklığı ise: 15-20 derecedir. İçme suyunun faydalı geldiği bilinen hastalıklardır. mide, karaciğer, safra kesesi, bağırsak ve idrar yolları hastalıkları ile böbrek ve mesane taşlarının eritilmesi ve düşürülmesinde etkilidir.

Taş Köprü Kalıntısı:

Göksu ırmağı üzerindeki köprünün, Mimar Sinan tarafından yapıldığı söyleniyor. Ancak, günümüzde, köprü ortada yok. Köprü yıkılarak, Göksu nehrinin içine düşmüş ve bir taş yığını olarak görülebiliyor.

Akkaya Şelalesi:

İlçe merkezine 12 km. uzaklıktadır. Burası, gayet güzel bir piknik yeri olarak öne çıkıyor.


Tarihi mirasları, Sakarya Nehri'nin kentten geçişiyle bereketlenen toprakları ve hızla gelişen sanayisiyle büyüyen Osmaneli, zamanında ipekböcekçiliğinin yaygın olduğu bir kentmiş. O nedenle kimi evlerden "böcek evi" olarak bahsediliyor. Böcek evlerinde çatı katlarında ipek böcekçiliği için uygun ortam sağlanmış. Bugün eskisi kadar ipek böceği yetiştirilmese de hala çok miktarda dut ağacı görebilirsiniz.

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.