BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

“Burada Kadınlar İş Yaşamında Başrolde”

20 Kasım 2017

Kadının elinin değdiği her şey güzelleşir. Karabiga da öyle bir şehir ki kadınları sosyal hayata karıştığı an daha da güzelleşen. "Kadının çalışma hayatında hiç adı yokken şu anda her işletmenin başında kadınları görebilirsiniz" diyen Karabiga Belediye Başkanı Muzaffer Karataş'ın yanındayız bu hafta.


Çanakkale'ye bağlı Karabiga'da kadınların sosyal hayata karışmasıyla değişen şehri konuştuk. Sadece bu değil elbette. Karabiga'daki sosyal hayatı, geçim kaynaklarını, belediyenin faaliyetlerini ve başka merak ettiklerimizi Başkan Karataş'a sorduk. Dilerseniz sözü fazla uzatmadan, Karabiga Belediye Başkanı Muzaffer Karataş'a bırakalım...

Kısaca Karabiga'yı anlatabilir misiniz?

Karabiga Çanakkale'ye bağlı. Marmara Denizi kıyısında bulunan bir yerleşim yeri. Beledimizin tarihi oldukça eskilere dayanıyor. Yakınımızda Priapos Antik Kenti var. 1800'lü yıllardan kalan belediye mühürlerimiz var üzerine araştırma yapıyoruz. Yani geçmişi köklü eski bir yerleşim yeriyiz. Kesin olaraksa 1936 yılında belediye olmuş bir ilçeyiz.

Nüfusu ve demografik yapısı nedir?

Beldemizin adrese dayalı nüfusa göre 4 bin 500 nüfusu var. Ama hareketli bir nüfusa sahibiz. Yaz nüfusu 20 bin ila 25 bin civarında oluyor. Günübirlikçiler de nüfusumuzu etkiliyor. Özellikle Biga, Çan gibi bölgelerimizden, balık lokantaları için yemek, içmek için gelen ciddi bir çoğunluk var. Mavi bayraklı bir plajımız var aynı zamanda. Uluslararası limanlar var. Limanların yoğun olduğu bir bölgeyiz. Özellikle büyük firmaların limanları bizim bölgemizde. Bu da nüfusumuzu hareketli kılıyor.


Beldemize çok büyük bir göç var. Özellikle genç nüfus dağılmaya başladı. Bunun sebeplerinden bir tanesi yatırım yapılan sanayi kuruluşları.
Tabi bu hem memnuniyet hem rahatsız edici bir boyut alıyor. Şöyle rahatsız ediyor. Genelde kirli sanayi beldemize geliyor. Termik santral, demir çelik gibi. İyi yani istihdam açısından çok olumlu ama doğa açısından da maalesef sıkıntılı bir durum bu. Tabii ki bizler sanayinin gelişmesini ve bölgemizde istihdamın artmasından yanayız ama çevremizi kirletmeden. İnşallah daha fazla çevreye zarar veren sanayi tesisi bölgemize kurulmaz.

 

Karabiga'nın geçim kaynağı nedir?


Ağırlıklı olarak emekliler var. Ama son dönemde sanayi kuruluşlarında çalışanlar özellikle beldemizde daha çok nüfus potansiyeli oluşturmaya başladı. Sanayi çalışanları gibi özellikle denizde çalışanlarımız var. Limanlarda, yat limanlarında, yük gemilerinde çalışan çok. Makinistlik vb. bayağı yaygın. Halk geçimini buralardan sağlıyor.

 

Karabiga'nın, "Değiştirilemez" diyebileceğiniz bir şey var mı?


Genelde ağırlıklı nüfusu "Muhacir" dediğimiz, özellikle Trakya'dan göçen, Balkanlardan gelen insanlar oluşturuyor. Halkımızın zenginliğini içeren bir kültürü var. Yabancıların gelmesini çok fazla istemezler. Özellikle son dönemde insanların en büyük kaygılarından bir tanesi Suriyeli nüfusun artması. Vatandaşların özellikle bu konuda kaygıları var. Nereden biliyorum bunu? Yaptırdığım anketlerde en yüksek sorun o çıktı. Ve işin ilginç tarafı bölgemizde hiç Suriyeli yok. Hiç Suriyeli olmamasına rağmen halkımızın en büyük kaygıları bu. Ben de şaşırdım. Buradan da anlıyorum ki bölgemiz kültürünün değişmesine izin vermiyor. Kendi öznelliğini bozmak istemiyor. Bölgemizdeki bu yapıyı değiştiremeyiz.

Karabiga'da tarım nasıl?


Tarım, iki tane barajımız var. Taşoluk ve Bakacak barajları var. Dolayısıyla çeltik ve domates bölgemizde yaygın olarak yetiştiriliyor.
Hayvancılık da keza bölgemizde devam etmektedir. Hayvancılık daha çok aile şirketlerinden büyük şirketlere dönmeye başladı. Ekonomik olmadığından dolayı aileler yavaş yavaş çekilmeye başladı. Büyük şirketler hayvancılığı götürmeye başladı.
Tarımda da aynı şekilde, özellikle çeltik ekimi büyük firmalar bırakıldı. Zaten bölgemizde vardı ama birçok elden tek ele düşmeye başladı. Artık ekonomik sıkıntılardan dolayı tarım yapamaz hale gelmeye başladılar. Daha büyük firmalar bu işi almaya başladı.

 

Sanayinin artması arsa fiyatlarını etkiledi mi?


Kesinlikle etkiledi. Baktığınızda dün 40- 50 bin lira civarında olan arsaların bugün 100 bin lira civarında olduğunu görüyoruz. Alıcısı da var. Örneğin bizim küçük, 4 bin -5 bin civarında nüfusumuz olmasına rağmen bu seneki yapılaşma 500-600 konutun üzerinde olacak. Müteahhitler geliyor, devamlı konut yapılıyor. Böyle bir konut hızlılığımız da var.
Kentsel dönüşüm ile eski binalar yıkılıyor, yerine yeni binalar yapılıyor. Bu da bizi mutlu ediyor. İnsanlarımız kat karşılığında yerlerini veriyorlar. Bir daire fiyatına satamadıkları yerlerden 4 daire alıyorlar.

 

Karabiga'da sosyal hayat nasıl?


Biz 2009'da belediye başkanı olduğumuzda, sosyal hayatta, özellikle çalışma hayatında kadınlarımızın bulunması düşüncesiyle Kadınlar Kooperatifi'ni kurduk.
İlk geldiğimizde, ilk icraatlarımızdan biri bu oldu. Kadının çalışma hayatında hiç adı yokken şu anda her işletmenin başında kadınları görebilirsiniz. Kadınlar şu an esnaf işletmelerinde olsun, fabrikalarda olsun, hep çalışma hayatında.
‘Ayşe çalışıyorsa Fatma neden çalışmasın, ben neden çalışmayayım?' diye birbirlerine örnek oluyorlar.
Kadınlar çalışamaz yargısı Kadınlar Kooperatifi tarafından kırıldı. Eşim de aynı zamanda bu kooperatifin, bu yapılanmanın içinde. Biz de belediye olarak imkânlarımızı açtık, destek verdik. Kadınlarımız kendi işlerinin sahibi oldular. Yazlık-kışlık erzak aynı zamanda sulu ev yemekleri yapan kadınlardan oluşan 10 kişilik bir firmaları var. Ürünlerini beldenin içerisinde yapıyorlar. Kadın kooperatifi içerisinde aynı zamanda bir kreşimiz var. Kreş, Kadınlar Kooperatifi ve Belediye destekli çalışmakta. Kreşi belediye olarak biz yaptık. Aynı zamanda biçki, dikiş gibi el işi eğitim bölümleri açtık.Buradan eğitim alan kadınlarımız bölgenin terzicilik işlerini de yapıyor.

Şu anda yetişmiş kadın eleman çok. Aşçılık olsun, ev yemekleri olsun, biçki dikişle ilgili... Öyle ki daha öğrenciyken bile bir bakıyorsun bir insanı giydirebilecek kıyafetleri yapıyorlar.

Bunun dışında belediyemize ait beldemizde şu an da iki tane otelimiz var. Bir tane halk ekmek açıyoruz, bir tane hamam açıyoruz. Bu sene açacağız bunları. Yine güzel bir kafeteryamız var, pide lahmacun yapıyoruz. Bayağı işletmelerimiz var, yenilerini de açmaya çalışıyoruz. Ve insanlara sosyal alan da sağlıyoruz. Ekonomik olarak daha uygun olduğu için sosyal alan da sağlamış oluyoruz. İstanbul'da ortalama bir çay ne kadar? 1,5 lira 2 lira değil mi? Bizde daha düne kadar 50 kuruştu, daha yeni 75 kuruş oldu. Hiç arttırmıyoruz. Vatandaş gelsin diyoruz, bayanlar günlerini bizim sosyal tesislerde yapsın diyoruz. Evlerinden çıkıp bir şekilde orada zaman geçirsinler istiyoruz.

 

Kadınlarımızdan bahsettik. Peki ya çocuklarımız ve engellilerimiz?


Engelli bizde çok yok açıkçası. Neden yok peki? Çok kaza bela olmadığı için, akraba evlilikleri de yok. Bunlardan da kaynaklanıyor. Bizde öyle bir gelenek vardır.Mahallesinde çok yakın bildiği komşusuyla bile evlenmez kimse. Komşusunu akrabası gibi bilir. Bu nedenle daha uzak yerlerle evlenilir genelde. Öyle bir gelenek var beldemizde. Ben ona bağlıyorum, akraba evliliklerinin olmamasına bağlıyorum. Var olan az sayıda dezavantajlı vatandaşımızı da Biga ilçesi destekli okullara, özel eğitimlere yolluyoruz.

Genç nesil nasıl?

Eşim de ben de çalışıyoruz. Kendisi yeni emekli oldu. Bizim çocuğumuz olmadı. Bu yüzden şehrin tüm çocukları bizim çocuklarımız. Onlara çok zaman ayırıyoruz.
Hepsine her zaman en büyük destekçisiyiz. Bölgemizde lise kalmadı. Yakın olduğu için, Biga'ya taşımalı eğitimle devam ediyoruz. Biga'da üniversite dahil bütün okullar var. Nereden baksan Biga'nın nüfusu 55 binin üzerinde. Günlük nüfusu yüz bin civarında. Biz oraya ‘Küçük İstanbul' diyoruz. Her aradığını bulursun Biga'da. Genç nüfusumuz Biga'ya yöneldi bu yüzden, çocuklarımıza belediyenin bütün imkanlarını sunuyoruz. Yetemediğimiz zaman Biga'ya bizler yönlendiriyoruz.
Gençlerimizi spora yönlendiriyoruz, hatta BAL liginde oynayan futbol takımımız var. Şu an amatörde oynuyor. 4 yıl BAL liginde kaldı. Alt yapılarımız var. Sporcu getiriyoruz sürekli. Basketbolcu kızlarımız var, Türkiye şampiyonu oldu. Bunun yanında yüzme var, yelken sporu yapanlar var. Bir ilde görebileceğiniz tüm sporları beldemizde yaptırıyoruz. Biz buradan sadece belediye olarak değil, özel sektörü de bunların içine çekiyoruz. Onların da çok büyük destekleri oluyor.

70-80 kişiyi barındırabilecek bir sporcu evi var. Sporcu geliyor, burada yemek yiyor, kalkıyor, banyoları var, duşları var. Bunu da destekleyen ilgili firma. Küçük bir beldeyiz burada kapalı spor salonumuz var, yelken kulübümüz var. Alternatil dediğimiz birçok spor dalı var, bunları insanların görmesini istiyoruz. Tenis kortu var, 3-4 tane futbol sahamız var.

 

Karabiga'nın en büyük ihtiyacı nedir?

En büyük ihtiyacı, doğalgaz. Beldemize doğalgaz gelmemesi için hiçbir neden yok. Diğer ihtiyaç ise Karabiga yolunun yapılması. Ona da başladık, çalışmalarımız devam ediyor.

Karabiga'ya yerleşmek isteyene ne önerirsiniz?


Karabiga bir liman kenti. Doğal limanı var. Her şeyden önce çok güzel bir havası var. Hem deniz havası hem de dağ havası alıyorsunuz. Bunu içinizde hissedersiniz. Bence bu yeterli bir sebep olur. Çünkü Karabiga'nın havasını alan bir daha nereye giderse gitsin aynı tadı alamaz.

 

Yatırımcıya ne önerirsiniz?


Sanayi yatırımları sürekli geliyor, bölgemizde ciddi sanayi alanları oluştu. Dolayısıyla o bölgede ucuz arsa bulmaları da mümkün değil. Genelde arsaları satıcılar, emlakçılar aldığı için zorlanıyoruz. Bu yüzden dikkatli olsunlar ve çevreyi kirleten sanayi istemiyoruz.

 

Başkanla Özel

 

Dışarıdan birisi sizi tanımlasa nasıl tanımlar?

Genelde beni tanıyan insanlardan, beldenin içerisindeki insanlardan bahsedeyim. ‘Bir şey söylediyse yapar' derler. İnsanlar bana güveniyor. Öyle tanımlayabiliriz. Oturmamız, kalkmamız, duruşumuz da vatandaş tarafından biliniyor. Küçük bir yeriz; bizim dostumuz da düşmanımız da belli zaten.

 

Belediye başkanı olmasaydınız ne olmak isterdiniz?


Ben zaten kamuda çalışıyordum. Ziraat Bankası'nda memurdum. İşimi gerçekten seviyordum. Kendim bir işletme sahibi olmak isterdim. Lokanta, kafe tarzı. Genelde insanlarla uğraştığım için belediye olarak zaten bu işi yapıyorum da aynı zamanda.

Eşinize vakit ayırdığınız zaman yapmaktan keyif aldığınız bir faaliyet var mı?


Eşim de bana çok vakit ayırıyor, ben de eşime çok vakit ayırıyorum. Çünkü birbirimize vakit ayırdığımızda işimize daha sağlam bakıyoruz, daha sağlam yapıyoruz. Çünkü günün hemen hemen birçok kısmı eşimle birlikte geçiyor zaten. Aynı alanda çalıştığımız için mesaimiz kaç saat sürerse sürsün birbirimize çok yakınız. Küçük bir belde olduğumuz için. Toplantılara da, gezilere de eşimle beraber geldim ben genellikle. Evin de keyfi farklı ama genelde birlikte seyahat etmeyi seviyoruz. Görmediğimiz, bilmediğimiz yerlerde vakit geçirmek keyif veriyor.

En büyük hayaliniz ne?

Sağlıklı bir şekilde yaşlanmak. Ayrıca beldemize de gelecek vadeden uzun soluklu, kalıcı işler, tesisler yapmak istiyoruz. Temennimiz bu.

 

Hobiniz var mı?

Ben profesyonel futbolcuydum. Sporun içinden geldiğimiz için sporcuya çok özen gösteriyoruz. Tabi ben yaş itibariyle oynamıyorum. Dönem dönem oynadığım da oluyor. Çok zaman ayırıyorum, kendim de seyrederim.

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.