BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

“Fındık Burada Herkesin Geçim Kaynağıdır”

13 Eylül 2017

Bu hafta Karadeniz'deyiz. Fındığın anavatanı Giresun'dayız. Yeşil ve mavinin buluştuğu bu şehirde ağustos sonu eylül başlarında kahverengi tonlar manzaraya hakim oluyor. Sizler için gerçekleştirdiğimiz seyahatimiz Giresun'da fındık zamanına denk geldi. Şayet bir Giresunlu değilseniz ve fındık zamanında Giresun'a yolunuz düşerse, şehir merkezinde mavinin her tonunu gördüğünüz hırçın denizden karaya doğru uzanan kahverengiliği yadırgayabilirsiniz. Oysa onlar Giresunlular için birer altın.

Kalitesiyle dünyaya nam salmış Giresun fındığı, harman zamanı kurutulmak için şehir merkezi de dahil olmak üzere her yere seriliyor. Sahil boyunca yerlere serilmiş olan fındıkların oluşturduğu mavi ve yeşil arasındaki o kahverengi şerit ise görenleri kendine hayran bırakır cinsten.

Hayatın fındık üzerine kurulduğu şehrin belediye başkanlığı koltuğunda iki dönemdir Kerim Aksu oturuyor. Giresun Belediye Başkanı Kerim Aksu, doğma büyüme bir Giresunlu ayrıca da tam bir Giresun aşığı. Kütahya'da üniversite okuduğu zamanlarda her hafta sonu Giresun'a gittiğini bize şöyle anlatıyor: "Cuma akşamından binerdim otobüse, pazar akşamı geri dönmek için binerdim. Giresun'da 14 saat kalmak için 44 saat yol çekerdim"

Giresun'u, ona aşık birinden dinlemek için, Belediye Başkanı Kerim Aksu'nun kapısını çaldık. Giresun'un tarihinden, ekonomisine, sosyal yaşamından ihtiyaçlarına, Giresun hakkında bilmek isteyebileceğiniz her şeyi Kerim Aksu ile konuştuk. Şimdi sözü Başkan Aksu'ya bırakalım...

Giresun'un isminin hikayesinden ve Giresun'un tarihinden biraz bahsedebilir miyiz?

Giresun, 3-4 bin yıllık tarihe sahip bir liman kentidir. Cenevizler ve Venedikler zamanında ticaretin oluşturduğu ve ticaretin burada gerçekleştiği Karadeniz bölgesinin ender doğal limanlarından birisidir, Giresun. Adı Kerasous olarak biliniyor ve oradan başlıyor, Kerasunt diye devam ediyor. İsminin kirazdan geldiği söylentisi var. Kirazın dünyaya çıkış noktası burası. Bundan 2 bin yıl önce Japonlara kirazın Giresun'dan gönderildiği bilgisine ise biz değil, Japonlar ulaştı. Kirazın ülkelerine ne zaman ve nereden geldiğini araştıran Japonlar, kirazın Giresun'dan onlara geldiğini buldu. Giresun'un isminin de kirazdan geldiği ve Kerasous'un dönüşerek Giresun olduğu söyleniyor. Oğuz boylarının şehre gelmesiyle Türklere geçen Giresun, Türkleşmeye başlıyor. Rumlar ve Türkler 400 yılı aşkın süre beraber yaşıyorlar. Rumlar Kerasunt derken, Türkler Giresun diyor. 1923'den bugüne il ve Giresun olarak geliyor.

Yine tarihinden devam edelim, "Giresun'un kurtuluşu yok" deniyor.

Yok. Şöyle yok, Ruslar Tirebolu Harşit Çayı'na kadar geliyor. Burada bir mücadele yaşanıyor ama Rusların yaşadığı Ekim devrimi ile Rusya ordularını geri çağırıyor. Çatışma ve mücadele yaşanıyor ama Rusya'daki Bolşevik ihtilali gerçekleşince Ruslar geri çekiliyor ve Giresun'da bir işgal dolayısıyla kurtuluş yaşanmıyor. Bizim kurtuluşumuz yok ama kurtardığımız çok bölge var. Giresun, iki tane gönüllü alay çıkarmış. Dumlupınar'da, Polatlı'da, Çanakkale'de savaşmış atalarımız. Şehir dışında şehitliği olan il yine Giresun. Afyonkarahisar'da Giresun şehitliği var. Şu an araştırmasını yapıyoruz, Haymana'da da muhtemelen bir şehitliğimiz olacak.

Fındık, Giresun'da nasıl başladı? Ne zamandır var?

Fındığın tanınırlığı ve bilinirliği çok eski değil aslında. 130-140 yıllık bir geçmişi var. Tarım ürünü olarak var ama sanayi ürünü olarak kullanılmaya başlaması, dikimi kadar eski değil. Giresun'daki fındık daha yağlı, daha kaliteli ve daha çok çerezlik fındık olarak kullanılır. Dünyadaki büyük çikolata markaları, krema üreticileri sadece Giresun Fındığı kullanır. Fındık buranın ana geçim kaynağıdır.

Giresun fındık üretim rakamlarında diğer yerlere göre az gözükebilir ama aynı kalitede değiliz. Fındık fiyatları açıklanırken iki ayrı fiyat verilir; Giresun Fındığı ve Levant diğerleri diye. Fındık burada herkesin geçim kaynağıdır. Üreticisi için değildir sadece fındık. Üretici üretir ve o parayla esnafa ödemesini yapar. Burada fındık veresiye diye bir şey vardır. Tüm ödemeler fındık hasatından sonraya bırakılır. Fındık, Giresun için hayatın her şeyi. 1938'de Fındık Araştırma, FİSKO Birlik kuruluyor. Fındıkla ilgili her şeyin merkezi Giresun'dadır. Ama hala bir fındık politikamız yok.

Giresunlu'nun geçim kaynağı nedir?

Fındık ana geçim kaynağımız, balıkçılık, ağaç sanayisi var. Tekstil fabrikalarımız var. Büyük firmaların burada fabrikaları var.

Nüfus ve demografik yapı nedir?

Merkez nüfusumuz 108 bin ama ben onun 125 bin civarında olduğunu düşünüyorum. Giresun'da merkezde oturup, nüfusu köyde gözüken çok kişi var. Yapımız bozulmamıştır. Giresun'da yaşayanların yüzde 92'si Giresunlu'dur. Geriye kalan yüzde 8'in 5'i Karadeniz içerisinden göçle gelen, 3'ü ise diğer illerden gelenlerdir.

Giresun, Türkiye'deki yaşam süresi en uzun olan ildir. Kadın ve erkeklerde en uzun yaşama süresi Giresun'da. Burada yaşam kaliteli, deniz yakın, yayla yakın. Havası temiz, doğası temiz. İklimi ılıman bir kenttir burası.

Bugüne kadar Giresun'da neler değişti?

Öncelikle Giresun'da yaşam çok değişti. Bundan 8 yıl önceki Giresun'un yaşam kalitesiyle şu an ki Giresun'un yaşam kalitesi çok farklı. Eskiden saat 5'ten sonra sokakta kimse olmazdı. Şimdi saat 11'de herkes sokakta. Trafiğe kapattığımız yollar, gezi alanları ve yaşam alanı olabilecek parklarımız, meydanlarımız var. Belediye binalarımızı yeniledik, doğalgazımız geldi.

Yaşamdan ilerlemek istiyorum, başkanlığa başladığımızda konservatuarımızda 70 öğrenci vardı. Şimdi, 2 bin öğrencimiz var. Sokakta olan insanlarımız vardı. Bu insanların ailelerinin geliri yok, onlar da sokaklarda insanlardan bıçak zoruyla para alıyorlardı. Biz de bu duruma son vermek için hepsini toplayıp, belediye bünyesinde işe aldık. Hem kendi sosyal güvenceleri oldu, hem de kendi gelirleri oldu. Evlendiler, çoluk çocuk sahibi oldular ve o günün sokak çocukları bugün topluma kazandırıldı.

Başka ne gibi çalışmalar var?

Hayvanlarla ilgili çok çalışma yaptık. Şu an hala devam ediyoruz. Bir Hayvan Bakım Merkezimiz var, buradaki barınaklarımızı genişlettik. Engelli, hamile, yaşlılarımız için meydandan ring araçlarımız var. Yürütmüyoruz, araçlarımıza biniyorlar ve diledikleri yerde iniyorlar. Festivallerimizi tek bir yerde yapmıyoruz, mahallelere yayıyoruz. Geçtiğimiz festivalde bir mahallemizde Japon samuraylar gösteri yaptı. Festivali tüm şehre yayıyoruz ve gelemeyen izleyemeyen kalmıyor.
Yaşlı Yaşam Evimiz var. Yaşlılarımızın sosyalleştiği bir alan oldu burası. Sokak kütüphanemiz var, oyuncak ve kitap kumbaralarımız var. Burada biriktirdiğimiz kitap ve oyuncakları, köy okullarına, köylere, cezaevindeki çocuklara gönderdik ve gönderiyoruz.

Bir basketbol takımımız var, şu an birinci ligdeler. Alt yapıda 400'e yakın çocuğumuz var, her yıl lig atladık ve 3 yılda birinci lige yükselebildik. Yaşlı teyzelerimiz, takımıza destek için gelip basket maçı izliyor. Bu bizim için çok büyük bir mutluluk.

Giresun'un en büyük ihtiyacı nedir?

Giresun'un en büyük ve en acil ihtiyacı bir çevre yoludur. Burası bir sahil kenti, kenti denizden ayırmamak gerekir. Çevre yolu geldiği zaman bir hayalimiz var. Şu an toplama yol dediğimiz iç yolda bir tramvay hakkı kurmak ve koşu yolu, bisiklet yolu kurarak, sahil yolunu trafik yoluna vermeyi planlıyoruz.

Giresun'da kentsel dönüşümden söz edilebilir mi?

2010 yılında Yeni Mahalle bölgemiz için bizim bir projemiz vardı, bin 210 konutluk ama arsa değerleri çok düşük olduğundan gerçekleştiremedik. Konyalı Bölgesi, Nizamiye Bölgesi ve Yeni Mahalle bölgesinde kentsel dönüşüme ihtiyaç var. Kısacası, tarihi eserlerin olmadığı eski kent yerlerinde kentsel dönüşüme ihtiyaç var. Kentsel dönüşüm çok yüksek 20 katlı binalarla yapılıyor, biz bunu pek istemiyoruz. Yine insanların yaşam alanları 3-4 katlı ve evlerinin önlerinde yeşilinin olduğu yapılar yapmaktan ve kentsel dönüşümle yaşam kalitelerini düşürmek yerine yükseltmeyi amaçlıyoruz. Yüksek kata karşı değiliz, yüksek kat yeşil alan oluşturabiliyorsa olmalı. Yani 20 tane 5 katlı bina olmasındansa, 4 tane 20 katlı bina olsun ama yaşam alanı olsun insanların. Otoparkı, yeşili, parkı olsun, nefes alsın şehir. Türkiye'de imar mevzuatında bir yanlış da Konya ile bizim aynı mevzuatta olmamız. Konya düz bir alan ama bizim dağlar ütü tutmuyor. Şimdi bu yokuşlu ve dağlık alanda il bazlı imar planı yapılmalı.

Giresun'a yatırım yapmak isteyene tavsiyeniz ne olurdu?

Çikolata sanayisi, ham maddeye yakınlık açısından ideal olabilir. Turizm yatırımcıları olabilir, hem deniz hem dağ hem yayla var. Burada 60 gün denizden yararlanabiliyorsunuz.

Giresun'a gelen, nereyi gezmeli? Ne yemeli?

Yemek konusunda yöresel lezzetler denenmeli, balık yenmeli. Giresun Türkiye'deki en geniş vejetaryen mutfağına sahip illerden biridir. Zamanında et yokmuş, ota yönelmiş atalarımız. Gördüğünüz her bitkinin bir yemeği vardır. Yeşili denemeli.

Kale gezilip görülmeli, denize gidilmeli, yaylalara gidilmelidir. Zeytinlik mahallemizde tarihi evlerimiz var onlar gezilmeli, Karadeniz'in yaşanabilir tek adası Giresun'da ona uğranmalı. Kaleden güneş batışı izlenmeli.


Başkanla Özel


Hem Belediye Başkanısınız, hem siyasetin içindesiniz hem iş adamısınız ama bunların dışında iki kız babasısınız. Peki, kız babası olmak mı zor? Belediye Başkanı olmak mı?

Aslında kız baba olma zor demek pek doğru olmaz. Çünkü çok uyumlu kızlarım var, bence belediye başkanı olmak çok daha zor. Belediye başkanı olmak çok daha zor, doğumdan ölüme kadar siz varsınız. Her şeyde siz varsınız, ayrıca sorumluluğunuz çok fazla. Tüm şehirden sorumlusunuz, yelpazeniz çok geniş ve dağınık. Kız babası olmak ise çok keyifli, herkese tavsiye ederim.

Almanca biliyorsunuz, nasıl öğrendiniz ve kullanıyor musunuz?

1983-1984 yılları arasında Almanya'da kursa gitmiştim. Her milletten her ülkeden insanlarla bir aradaydık ve ortak dil Almanya idi. Teknik konularda konuşurken zorlanıyorum ama rahatça iletişim kuracak Almanca bilgisine sahibim. Bugün iş için Almanya'ya gittiğimizde kullanıyorum.

Hobiniz var mı?

Fotoğraf çekmeyi severim. Manzara bulduğumda çekiyorum. Eskiden spor yapardım, şimdi vakit bulamıyorum. Yüzmeyi severim. En büyük hobim bir yerde Giresun, 3 gün bir yere gitsem 2 güne işe biterse, ‘geriye kalan bir günde gezerim' demem, Giresun'a geri dönerim. Üniversiteyi Kütahya'da okudum. O zaman tabii otobüs 22 saatte gider gelirdi. Ben cuma akşamı çıkardım yola, 22 saatte Giresun'a gelirdim. 14 saat kalırdım, 22 saatte geri giderdim. 44 saat yol giderdim, 14 saat Giresun'da kalacağım diye.

Hayat felsefenizi yansıtan bir söz var mı?

"Her günü son günün gibi yaşa, bir gün haklı çıkacaksın" diye bir söz var ve çok doğru. Çevremize baktığımızda, birçok yaştan arkadaşımız hayatını kaybediyor. Bir gün geç kalacağız, o yüzden keyif aldığımız şeyleri yapmayı ertelememek gerek.

Tiyatro mu? Sinema mı?

Aslında ikisine de eşit değerde yakınım ama evde imkanımız olduğu için sinema izlemeyi tercih ediyorum. Bir filme bilet alıp sinema salonunda çok uzun zaman olmuştur gitmeyeli. Ama tiyatroya gideli yakın zamandır. Tercihen aksiyon filmlerimi severim. Ayrıca belgeselleri çok severim. Neredeyse tüm hayvanların ne yediğini bilirim, ne kadar yaşadığını bilirim. Daha çok kara hayvanlarının belgesellerini izlerim.

Mutfakla aranız nasıl?

Mutfakla aram evlendikten sonra çok kötü olmaya başladı. Eşim çok güzel yemek yapar, o yüzden bana gerek kalmıyor. Ben kahvaltı hazırlamayı çok severim, fırsat buldukça hazırlarım. Yemek de yapardım, öğrencilikte çok yaptım. Kuru fasulyeden, tereyağlı pilava, et sotelere, balıklara aslında becerikliydim o konu da ama şimdi eşim var.

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.