BelediyeDeniz.Com
  • Anasayfa
  • RSS
  • İletişim
  • Site Haritası

“Kimsenin İlgilenmediği Bir Sorun: Otopark”

03 Mayıs 2018

Her geçen gün trafiğe yüzlerce yeni araç çıkıyor. Bu da otopark sorununu çok fazla artırıyor. Aracı olanların her gün defalarca yaşadığı uygun yere park etme sıkıntısını gidermek için belediyelere çok iş düşüyor. Son yıllarda bu soruna çözüm bulmak için özel firmalar da teknolojik projeler geliştiriyor.

Geliştirdiği insansız otomatik otopark sistemini onlarca ülkeye ihraç etmeyi başaran Parkolay, dünyada Türkiye'yi temsil ediyor. Şirket yurt içinde ve yurt dışında bir çok yerde akıllı otoparklar geliştirdi. Hatta dünyanın en büyük akıllı otoparkı da Parkolay tarafındna şu sıralar Manisa'da inşa ediliyor. Parkolay'ın kurucusu ve sahibi Müştak Ağrikli ile şirketin kuruluş hikayesi ve ülkemizdeki otopark sorununu konuştuk.

Parkolay'ın Kuruluşuyla İlgili Bilgi Verir Misiniz?

1998 yılına kadar bir firmada profesyonel olarak Satış Müdürlüğü yaptım. O dönemde çok sık Japonya'ya gidip geliyordum. Japonya bu tür sistemlerin anavatanı, orada gördüklerimden çok etkilendim.

Hali hazırda 2 milyondan fazla araç Japonya'da bu tür sistemleri kullanıyor. İlgimi çekti. Oradaki üreticilerle temas kurdum, araştırdım. Japonya'dan Türkiye'ye bu sistemleri getirmek pazar şartlarına pek uygun değildi o dönemlerde... Bu sebeple dünyanın sayılı firmaları arasında olan bir Alman firmasıyla bağlantı kurduk.

1998 yılında o firmanın Türkiye temsilciliğini aldık. 2000 yılında dünyanın en büyük otomatik otoparklarından birini yaptık ve ben o tarihte yalnızca 29 yaşındaydım. Bugünün rakamlarıyla 60 milyonluk ilk işimizi yaptık. Bu projemizi çok başarılı bir şekilde tamamladık.

Daha sonra 2001 yılında yaşanan krizin tam ortasında böyle büyük bir projenin içerisindeydik. Kriz sonrası pazar daralınca Almanlarla farklı anlaşmalar yaparak 15 ülkeyi kapsayan bir bölgenin temsilcisi olduk. O dönemde yavaş yavaş üretici konumuna gelerek Türkiye'de yedek parçalar üretmeye başladık ve böylece 2004 yılına kadar imalat firması konumuna geldik.


"Onlardan Öğrendiğimiz İşi Onlara Satıyoruz"


2008 yılına geldiğimizde Türkiye'deki pazar hareketlenmeye başladı. Biz de artık imalatı öğrenmiştik, kendi ürünlerimizi üretmeye başladık. 2013 yılında İzmir'de bir ihale açıldı, bu ihale bizim şirketimizin dönüm noktası oldu. Ancak bu projeyi Almanlarla yapamayacak durumdaydık, bir tercih yapmamız gerekiyordu; ya Almanlarla devam edecektik ya da Türkiye pazarına ihtiyacı olanı biz yapacaktık.

İzmir'deki projemizi tamamlarken Manisa'dan Avustralya'ya pazarın ilgisini çekmeyi başardık. Son dönemde iç pazarımız neredeyse yüzde 30-40'lara geriledi. Biz henüz yeni yeni ürünleşiyoruz. Temsilciliğini yaptığımız Alman firması bugün 113 yaşında, yüzlerce farklı ürünleri var. Bu açıdan bakıldığında kendi ürün gamımızı oluşturma açısından bebek sayılırız. Çok çalışıyoruz, eksikliklerimizi kapatmaya çalışıyoruz. Bir yandan da başarılı olduğumuzun en büyük kanıtı olarak da Almanya'dan siparişler alıyor, onlardan öğrendiğimiz işi onlara satıyoruz. Tamamen kendi içimizde üretim yapıyoruz.

Sizi Diğer Firmalardan Ayıran Fark Nedir?

Bizim bakış açımız farklı. Biz, üretici tarafından değil kullanıcı tarafından bakıyoruz. Kullanıcının güvenle ve konforlu bir biçimde park etmesini sağlıyoruz. Belki fazla teknik olacak ama sizlere spekülatif bir çok örnek verebilirim; söz gelimi Alman rakiplerimizin yapmış olduğu ürünlerde en ekonomik yöntem olan trapez sac üzerinde park ettirirler. Ancak bu yüzeylerin üzerinde topuklu ayakkabı giyinmiş bir hanımefendinin yürümesi fazlasıyla zordur. Buna benzer geri dönüşleri her daim göz önüne alarak ürünlerimizi tasarlıyoruz. Son kullanıcı neler bekliyor, nelere ihtiyaç duyuyor, nelerden rahatsız gibi sorular bizim için oldukça önemli. Yabancı rakiplerimizin 35 saniye olan operasyon süresini bizler 7 saniyeye düşürdük.

En Sevdiğiniz Üründen Başlayarak, Ürünlerinizi Bize Anlatır Mısınız?

Tam otomatik otopark sistemi mesleki tatmini çok yüksek bir ürün. İnsanlar kullandıkça övgüyle söz ediyorlar. Yazılımlarını kendim yaptığım için de belki bende yeri farklı diyebilirim. Şu an Manisa'da yaptığımız dünyanın en büyük otomatik otoparkı. Türkiye'de işler dünya genelinden biraz daha farklı gelişiyor. Türkiye'de kamu yatırımları var ancak dünyada yok denecek kadar az. Türkiye'de umumi otopark kullanımı bizim öne almamızla artış gösterdi. Her gün başka insanlar kullanıyor, herkesin de memnun olması bizi çok mutlu ediyor.

Diğer ürünlerimizi tanıtmak gerekirse, asıl olarak 4 ana grup ürünümüz var. Tam otomatik otoparklarımız var; bu otoparklarımızda tamamen bilgisayarlar ve robotlar hakimdir ve tüm sorumluluk sisteme aittir. Alandan kazandıran ve pratik bir sistem vardır. ancak bu sistemlrin uygulanabilmesi için belli bir kapasiteye ihtiyaç var. Çoğunlukla ihtiyaçlar bu mertebede değil, daha az sayılı araç için otopark isteniyor.

"Yalnızca 1 Aracı Koyabilmek İçin Sistem Satın Alıyorlar"

Ancak bu bahsettiğim ürünler Türkiye ve dünyada geleceği olan ürünler. Türkiyede henüz yok ancak, dünyada çok ciddi bir otopark yönetmeliği var. Şöyle bir örnek verelim; geçtiğimiz günlerde İsrail'de bir projeye dahil olduk, 21 araçlık küçük bir proje. Müşterimiz 20 aracı sığdırabiliyor, ancak yönetmelik gereği orada 21 araçlık kapasite olması gerekiyor. Yalnızca 1 aracı koyabilmek için bizden sistem satın alıyorlar, bizler 1 aracı daha oraya sığdırması için çözüm satın alıyor esasen. Ülkemizde bu sistemler yadsınıyor ancak dünyada genel geçer kurallar bunlar.

İspanya'dan bir örnek vereyim mesela, 1920'li yıllarda yapılmış tarihi binaların bulunduğu bir caddede restorasyon yapmak, fonksiyon katmak istiyorlar ancak binaların otoparkı yok. Belediye ancak otopark sistemleri kurulursa bu restorasyona izin vereceğini açıklıyor. Çünkü o caddeye gelen misafirlerin araçlarını koyabilecekleri bir yere ihtiyaç olduğunu göz önüne alıyorlar. Ancak bizim ülkemizde maalesef bu tür yönetmelikler bulunmuyor, otopark yapılmasa da oluyor. Yurt dışında çok alışılmış ve olmazsa olmaz kurallar bunlar.

Bizim ülkemizdeki cari yönetmeliğimiz, otopark yapamıyorsan bana bir bedel ödeyeceksin ve ben de sana park yeri göstereceğim. Ama bu park yeri gösterilemiyor, eğer biz size park yeri gösteremeyeceğimiz için siz bize bu bedelin bir kısmını ödeyin biz size park yeri gösterebileceğimiz zaman tamamını ödeyin. Böyle bir sistem dünyada yok, bu kabul edilebilir bir durum değil. Otopark gereksiz görülüyor ancak ülkemizin tüm şehirlerinde en büyük sorun park alanı bulamamak. Dünyanın geri kalanından idari yapı açısından fazla geri kalmış bir noktadayız. Türkiye'de otopark yönetmelik uygulaması içler acısı. Kimsenin ilgilenmediği bir sorun otopark sorunu, bunun sorumlusu kim diye merak ettiğimizde sorumlunun ortaya çıkmadığı bir durum var. Bununla ilgili hala olumlu bir gelişme kat edilmiş değil.

Nüfusu 2 buçuk milyon olan Budapeşte bile dünyanın otomatik otopark sistemlerini fazlasıyla yansıtıyor. Merak ediyorum, neden bir Budapeşte olamıyoruz? Otopark konusu şehirlerin yaşanabilir kalitede olması için çok önemli bir nokta. Tamamen şehircilik açısından bakıyorum, illa otomatik sistemlerden bahsetmiyorum. Bu algı ülkemizde oluşmuyor, Avrupa'da öncelikle otopark tasarlanarak başlanıyor, biz de ise binanın yukarısından başlanıyor. Dönülmesi imkansız dönemeçler, inilmesi imkansız rampalar var.

Bu konuda çok emek sarfettik, sempozyumlar düzenledik, bu işlerin düzenlenmesi için mesai ve çaba harcadık ancak bir adım bile öteye gidemedik.

Dış Pazara Daha Çok Önem Vermenizde Anlattığınız Sorunlar Etkili Mi?

Tabi ki etkili. İç pazarda özel yatırımcılarla tabi ki çalışıyoruz ancak dış pazarda regülasyonun mecbur bıraktığı bir yönetim sistemi var.

Hangi ülke olduğunu hatırlamıyorum ama otoparksız bir binayı tuvaletsiz bir binayla eş olduğundan bahsetti bir müşterimiz. Bir ara otopark tapusu ile ilgili bir konu gündemdeydik, bu konuyu ben gündeme getirmiştim. Dünyanın tamamında otoparklar ayrı bir şekilde tapulandırılıyor. Dünyada bunun bir piyasası var. En azından bu uygulamanın ülkemizde hayata geçmesini istedik, otoparklar ayrı bir ticari konuma gelirse en azından binaların projelerinde otopark mutlaka bulunur böylelikle otopark arzı sağlanmış olur. Otomobil sahipliği artıyor ama otopark sayısı artmıyor.

Tesla 3'ten örnek vereyim. Tesla 3, bir dolum pille 350 km gidebiliyor. Antalya'dan Londra'ya kadar ücretsiz şarj merkezleri kuruluyor. Yani, önümüzdeki dönemde masraflar çok çok düşecek. Elektrikli arabalarda vergiler azalacak. Yakıt parasının ve vergisinin düşük olduğu durumlar yaşanacak ve araç talebi artacak. İşimizin gereği olarak da bu veriler bizler için oldukça önemli. Ancak araç sahipliğinin artacağı öngördüğümüz büyük gerçeklerden.

"Cıvatanın Yıldızları Yukarı Bakacak"

Arap ülkelerinden birinden bir ihale geldi. 700 sayfalık bir şartname geldi. Montaj yapıldıktan sonra cıvataların üzerindeki yıldızlar yukarı bakmalı diye yazıyor. Tabi şaşırdık, bu derece tarif edilmez diye düşündük. O cıvataların üzerine yıldız konulması, yıldızların yukarı bakmasıdır çünkü zamanı geldiğinde kontrol edildiğinde yıldızı yukarı bakmayan cıvatanın gevşediği açıkça ortaya çıkar dediler. Daha da şaşırdık, bu derece ince ve detaylı düşünüyorlar. Bu şekilde kalite standartlarımızı artırıyoruz gün geçtikçe. Bu şirketi belli bir kalite standardını yakalayacak konuma getirdik. Bizler de buna benzer birçok aşamadan süzülerek bugünlere geldik. Kendi ürünlerimizi tasarlamaya belki geç başladık ama kaybımız çok değil.

Kamu İle İşbirlikleriniz Nasıl?

Belediyeler bizler için önemli bir müşteri profili. Bir çok belediyeyle ilginç projeler üzerine çalışıyor, işbirliği kuruyoruz. Bir diğer yandan üniversitelerle de çalışıyoruz. Kendi geliştirdiğimiz ürünlerle ilgili çalışıyoruz. TÜBİTAK ile çalışıyoruz.

Belediyelerle Nasıl İşler Yapıyorsunuz? Biraz Daha Detaylı Bahseder misiniz?

Türkiyede bir otopark yapmaya niyetlendiğinizde en büyük sorun arsa bulabilmek. Otomatik otoparkların en büyük avantajı küçük alanlara 50-60 araçlık bir otopark yapılabiliyor. Bu dönemde ilçe belediyeleriyle bu konu üzerinde çalışıyoruz.

Belediye açısından bakılınca, otopark talebini çözmek zorundasınız ancak arsa yok, zemin altına inebilmeniz de her yerde mümkün olmuyor. Bizler daha küçük parseller üzerinde ihtiyaç duyulduğu kadar çözüm üretmelerinde yardımcı oluyoruz. Fazlasıyla da ekonomik bir çözüm üretiyoruz. Şehir merkezlerinde arsalar pahalı ve büyük parseller farklı alternatiflerle değerlendirilmek isteniyor.

İzmir'de yaptığımız proje ile 550 metrekare üzerine 280 araçlık bir otopark oluşturduk. Manisa'da benzer şekilde bin metrekareye 500 araç sığdırdık. Bu projeler İstanbul için de gündemde ancak değerlendirilecek arsa bulmakta sıkıntı yaşıyor belediyeler. Kentsel dönüşümle yapılmış binaların otoparkları yok ve onlardan alınması gereken otopark bedeli de alınmadı. Belediyelerde otopark müdürlüğü yok, yetkili bir ağız yok.

İstanbul'un en büyük sorunlarından biri otopark olmamasına rağmen nasıl olur da otopark müdürlükleri olmaz. İşletme şirketlerine veriliyor otopark alanları ancak işletme şirketleri otopark sorununu çözemez. Var olan yerleri işletiyorlar yalnızca ancak asıl sorun otopark yapısı olmaması. İmar konusudur yani. Bataklığı kurutmak için bina yapılırken çözülmesi lazım, imarın bu projeleri takip etmesi, otopark yapıldıysa imarı vermesi lazım. Aksi taktirde imarın verilmemesi lazım. Zincirleme bir çok soruna yol açıyor otopark olmaması, ambulans, itfaiye acil durumlarda araçlar yüzünden ulaşım sıkıntısı yaşıyor, güvenlik problemi yaşanıyor. Bu konu yalnızca ulaşımın sorunu değil, hem asayişin hem imarın hem belediyelerin gündeminde olması gereken bir ihtiyaç.

Üretim Kapasiteniz Nedir?

Üretim kapasitemizi henüz çok fazla zorlamadık, talep geldikçe biz karşılayabiliyoruz. Henüz arz talep noktasında hiç sıkıntı yaşamadık. Bizler şu anda yeni ürün üretimi konusunda çalışıyoruz. Dünyayı yakalamak adına ürün gamımızı geliştirme üzerinde duruyoruz.

Türkiye'de rakiplerimiz yavaş yavaş oluşuyor, bu bizi mutlu da ediyor. Hem pazar gelişiyor hem de yeni anlayışlar gelişiyor. Piyasada yalnız olmak hoşumuza gitmiyor açıkçası. Sanayicilerin konuya ilişkin ilgisi artıyor, çalışmalar yapıyorlar. Bizim temel bir farkımız var ki; biz 20 yıldır bu işin içindeyiz. Biz iyi otoparklar yapıyoruz, bizler kullanıcı açısından bakarak yapıyoruz bu işi. Şehrin dokusunu bozmamaya çalışıyoruz.

Yeniliklerden haberdar olabilmek için mail adresinizi giriniz.